EN TR

Latest News

Roketsan Lalahan Tesislerini Basın Mensuplarına Açtı

29 Eylül, 2020

Savunma sanayiinde dünyanın ilk 100 firması arasında yer alan Roketsan, Lalahan Tesisleri’nin kapısını ilk kez basın mensuplarına açtı. T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. İsmail DEMİR’in katılımlarıyla basın mensuplarıyla en son teknolojik gelişmeleri paylaşılırken, merak edilen soruları da cevapladı.

Lalahan Tesisleri’ndeki basın buluşmasına SSB Başkanı Prof. İsmail DEMİR, Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Faruk YİĞİT, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Musa ŞAHİN ve Roketsan Genel Müdürü Murat İKİNCİ katıldı.

Toplantının açılışını yapan, Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı  Dr. Faruk YİĞİT, yüksek teknoloji tasarlayan ve üreten bir firma olduklarını belirterek, “Türkiye’nin dışarı sattığı ürünlerdeki ortalama katma değer, kilogram başına 1,25 dolar civarında. Roketsan olarak ürettiğimiz ürünlerin değeri ise kilogram başına 2 bin-2 bin 500 dolar civarında. Ülkemizin ekonomisine katma değeri yüksek ürünlerle faydalı olmaktan dolayı gurur duyuyoruz” diye konuştu.

Toplantıda ATMACA ve diğer geliştirilen seyir füzelerinde kullanılması hedeflenen yerli turbojet motorlar hakkında bilgi veren SSB Başkanı Prof. Prof. DEMİR, yerli motorların 2021’den itibaren hizmete gireceğinin altını çizdi. “Seyir füzesi motorumuzun ilk uçuş tarihi ile ilgili elimizdeki motorlarla seri üretime başlayacağız, Sistem üzerindeki kalifikasyon ile ilgili birkaç adım daha var Ama Önümüzdeki yıl artık yerli motorun sistem üzerinde kullanıldığını göreceğiz. Elimizdeki hazır motorların kullanımı sona geldiğinde yerli motor çoktan hazır olmuş olacak.” ifadelerine yer verdi.

Leopard modernizasyonu kapsamında Roketsanın Çalışmalarını devam ettiğini söyleyen Prof. DEMİR, Roketsan’ın Aselsan ile beraber çalışmaları anlamında daha yeni modernizasyon çalışmalarına da başlanacağını açıkladı. 

Prof. DEMİR: “TRLG-230 Güdümlü Topçu Mühimmatının İhracat Potansiyeli Var.”

TRLG-230 güdümlü topçu mühimmatı sistemi hakkında bilgi veren Prof. DEMİR, sistemin sahaya getirdiği kabiliyetleri sayesinde önemli bir ihracat potansiyeli olduğunu belirtti. Prof. DEMİR, “TRLG-230 konusunda almak isteyen ve satabileceğimiz her ülke aslında bizim pazar hedefimiz. Çok önemli bir kabiliyet, bir anlamda yeni bir güç kazanıyorsunuz uzun bir menzilde çok hassas vuruş kabiliyeti elde etmiş oluyorsunuz. Bugün IHA’larımız da daha fazla mühimmatı daha fazla yük taşıtmak isterken işaretlediğiniz bir hedefi TRLG ile çok uzaktan büyük bir hassasiyet ile vurabiliyorsunuz. Ayrıca TRLG-230 ile ilgili olarak sadece Kara- Kara değil Deniz Platformlarından atılacak bir sistem üzerine de çalışıyoruz orada da bir güç çarpanı olarak sahada olacağını söyleyebiliriz.” dedi.

EUROSAM konsorsiyumu ile yürütülen tanımlama çalışmalarına da değinen Prof. DEMİR, yeniden gündeme gelen SAMP-T sisteminin alımıyla ilgili olarak ise şunları söyledi. “SAMP-T ile ilgili olarak aslında yeni bir gelişme söz konusu değil. Biz EUROSAM ile üçlü bir tanımlama çalışması imzası attık. İtalya, Fransa ve Türkiye'nin gereksinimlerini belirleyecek ve ortak bir ürüne doğru yol haritası inşa edecektik. Bu tanımlama çalışması tamamlandı son imza aşamasında biraz ayak sürüme oldu ama o da halloldu. Asıl önemli olan ise bundan sonraki aşamadadır. Zaman zaman gündeme gelen SAMP-T ünitesinin Türkiye'ye gönderilmesi konusu eğer karşı taraftan bizim öngördüğümüz şartlarda bir olumlu cevap gelirse söz konusu olabilir ama şu anda yürütülen görüşmelerde orada bir uygun adım yok. Daha önceden de söylediğimiz gibi bir SAMP-T bataryasının doğrudan alınması gibi bir durum şu anda gündemimizde yok. Ortak geliştirme ve ortak üretimden oluşan dört beş aşamalı bir yol haritamız vardı beş yıl önce konuştuğumuz, bu yol haritasına sağdık kalındığı müddetçe diğer bu alım meseleleri gündeme getirilebilir. Ancak doğrudan alım şu anda gündemimizde yok. Eğer ortaklar yol haritasını sadık kalabilirse gelişmeler devam eder.”

Roketsan’ın Balistik Füze geliştirme çalışmalarına devam ettiğini ifade eden Prof. DEMİR, bu alanda başka bir ülke ile ortak çalışmayı düşünmediklerini belirterek şunları söyledi: “Balistik füze konusunda biz herhangi bir ülke ile iş birliği düşünmüyoruz elimizdeki kabiliyetlerin yeterli olduğunu düşünüyoruz Bu konuda Roketsan kendi iç Ar-Ge’sine devam ediyor o konuda yol haritalarımız da mevcut. Herhangi bir ülkenin de bize bu konuda destek vermesi yönünde bir beklentimiz de bulunmuyor.”

Prof.DEMİR: “ALTAY Ana Muharebe Tankı Seri Üretimine önümüzdeki yılın ortalarına doğru başlamayı planlıyoruz.”

ALTAY Ana Muharebe Tankının seri üretim süreci ve güç paketi tedariki ile ilgili de sorulan bir soruyu yanıtlayan Prof. DEMİR, “Onun zamanlaması, alternatif motorun bulunup, getirilip, sisteme entegre edilmesiyle arada çok büyük bir boşluk bırakmamakla ilgili, bir zamansal yol haritamız var. Seri Üretim hattını kurup üretecek hale geldikten sonra, oraya belli bir yatırım yaptıktan sonra bir iki sene beklemek gibi bir durum olmasın istiyoruz. Senkronize bir yol haritası düşünülüyor ama bu seri üretimin yapılmasıyla ilgili hattın kurulması, tesisle ilgili çalışmalar şu anda başladı ve bu sene içinde değil ama önümüzdeki sene içinde, 2021 yılının ortalarına doğru hattın faaliyete geçmesini ve üretimin başlamasını bekliyoruz. Onun zamanlamasını biraz kaydırmak veya öne almak, diğer motorun devreye girmesi takvimiyle biraz alakalı ama önümüzdeki yıl Tankın seri üretimden çıktığını göreceğiz. Tabii bu daha önce de yapılabilirdi denilebilir ama bu aralığı fazla tutmanın bir anlamı yoktu. Üç, beş tane tankın çıkması ondan sonra beklenmesi genelde belli bir yatırımın ölü tutulması anlamına gelecekti. Hem zamansal hem de operasyonel bir senkronizasyon ile ilgili burada ayarlar var.”

Dr.Faruk YİĞİT: “Yurtdışından tedarik edilen yaklaşma sensörünü kendimiz üretmeye başladık.”

HİSAR A+ Alçak ve HİSAR- O+ Orta İrtifa Hava Savunma Projesiyle ilgili olarak toplantıda yöneltilen bir soruyu yanıtlayan Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Faruk YİĞİT “İlk başta kuvvetten gelen isterleri daha da geliştirdik. Çünkü bu süreç içerisinde sizin hedef setiniz de kabiliyetlerinizi geliştiriyor. Dolayısıyla sizin geride kalmamanız lazım. Biz HİSAR-A’yı değil; menzili, irtifası ve kabiliyeti arttırılmış HİSAR-A+(Plus) adında bir ürünü teslim etmeyi planlıyoruz. Hem HİSAR-A için hem de HİSAR-O için artık A+ ve O+ olarak konuşuyoruz. İlaveten, HİSAR-U (SİPER) ile aradaki boşlukları dolduracak çalışmalarımız var.” ifadelerinde bulundu.

HİSAR projesindeki yerlileştirme çalışmalarında da değinen YİĞİT, proje kapsamında yurtdışından tedarik edilen yaklaşma sensörünün yapısını değiştirip üretmeye başladıklarını ifade etti. “Orada esas itibariyle yaptığımız şey, daha önce yurtdışından tedarik ettiğimiz yaklaşma sensörünün yapısını değiştirip kendimiz üretmeye başladık. Çünkü ürünlerinizi rahatlıkla kullanabilmek için dışarıya hiçbir şekilde bağımlılığı olmaması gerekiyor. Biz, kendi RF yaklaşma sensörümüzü geliştiriyoruz. Nihai ürünümüzde de onu kullanacağız ve İnşallah yıl sonu itibariyle de bu gerçekleştir.”

Toplantıda, Türkiye’nin tamamen kendi geliştirdiği teknolojilerle uzaya ilk adım attığı, yerli sonda roketinin  fırlatma görüntülerini basın paylaşıldı. SSB Başkanı Prof.İsmail DEMİR, ülkemizin dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu uydu fırlatma, test etme, üretme altyapısı ve üs kurma yeteneğine kavuşması için çalışmaların devam ettiğini belirterek, “İlk hedefimiz 100 kg’lık bir uyduyu 400 km seviyesindeki yörüngeye yerleştirmek. Başta katı yakıtlı olmak üzere sıvı ve hibrit yakıtlı motor teknolojileri kabiliyetlerimiz var. Bunların çeşitli boy ve yeteneklerde geliştirilmesi için çalışıyoruz” derken; Roketsan Genel Müdürü Murat İKİNCİ ise Türkiye’nin 2017 yılında uzaya eriştiğini, bu yılın sonuna doğru (2020) 135 km irtifaya çıkmayı planladıklarını, uzun vadede ise 1-1,5 tonluk uyduları uzaya fırlatma kabiliyetine kavuşmayı hedeflediklerini belirtti.

Soru- cevap bölümünün ardından ise Yerleşkede bulunan Füze ve Mühimmat Test ve Entegrasyon merkezi basın mensuplarına tanıtıldı. Tesiste; Pod test ve entegrasyon, mekatronik, lazer ve güdüm test ve entegrasyonu ile lazer güdüm kitlerinin mühimmat ve füzelere takıldığı laboratuvarlardaki çalışmalar hakkında bilgiler aktarılırken, MAM-L, MAM-C gibi mühimmatların atış öncesi, platforma takılmadan, sistem ve alt sistem doğrulama testlerinden nasıl geçtiğine yönelik canlı bir demo gerçekleştirildi.