EN TR

Latest News

Türk Tipi Hücumbot Projesinde Tasarıma STM İmzası

Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın harekât alanlarında deniz kontrolünün tesis ve idamesi görevi çerçevesinde; düşman unsurlarını imha etmek/etkisiz hale getirmek, kendi unsurlarının bekasını sağlamak amacıyla Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) tarafından 2013 yılında başlatılan Türk Tipi Hücumbot Projesi’nde Dönem-I Kontrat Tasarımı Sözleşmesi SSB ile Ana Yüklenici STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Tic. A.Ş arasında 31 Ağustos 2020 tarihinde imzalandı.

02 Ocak, 2021

STM’nin internet sitesinde projeler Bölümünde 29 Aralık 2020 tarihinde paylaşılan bilgide Türk Tipi Hücumbot Projesi Dönem-1 Kontrat Tasarımı Sözleşmesi’ne ilişkin şu bilgilere yer verilmiştir:

“STM Ana yükleniciliğinde yürütülecek sözleşme kapsamında Türk Tipi Hücumbotların sistem isterlerinin tanımlanması, kavram seçimi, ön tasarım ve kontrat tasarımı faaliyetleri gerçekleştirilecektir. Proje süresince Özgün Tasarım geliştirme faaliyetleri (Tekne Formu Optimizasyonu, Gemi Yapısal Analizleri, Ana Tahrik Sistemi, Gemi Elektrik Sistemi Tasarımı, Silah Konfigürasyonu) ve bunlara ait tasarım paketi geliştirilecektir.”

Yukarıda da ifade edildiği üzere söz konusu Dönem-I Sözleşmesi sadece tasarım sürecine yönelik olup, inşa süreci için ayrı bir sözleşme imzalanacaktır. Edindiğimiz bilgiye göre STM, 24 aylık takvime sahip Dönem-I Kontrat Tasarımı Sözleşmesi altında gerek tahrik sistemi, gerekse silah donanımı açısından bir dizi farklılıklar içerecek birden fazla tasarım ortaya koyacak ve SSB/DzKK tarafından, önerilen bu tasarımlardan birinin seçilmesini müteakip 30 aylık takvime sahip olacak Dönem-II Prototip İnşa Kontratı imzalanacak ve uygun görülen tersanede (bu aşamada prototip botun MSB İstanbul Tersanesi’nde inşa edileceğinİ düşünmekteyim) ilk botun inşası gerçekleştirilecek. Böylece Projenin ilk gemisi 54 ay içinde DzKK’na teslim edilmiş olacak. Burada Dönem-I Sözleşmesi sonrasında Projenin Test ve Eğitim Gemisi (TVEG) ve İSTİF Sınıfı Fırkateyn Projelerinde olduğu gibi STM Ana Yükleniciliğinde mi devam edeceği, yoksa DİMDEG Projesinde olduğu gibi tasarım aşamasında görev aldıktan sonra inşa sürecinin ihaleyi kazanacak bir özel sektör tersanesine tarafından mı (DİMDEG için SEFİNE Tersanesi seçilmişti) yürütüleceği konusu henüz netlik kazanmamıştır.

STM, fizibilite aşamasından başlayarak üzerinde uzun bir süredir çalıştığı ve oldukça önem verdiği bir proje olan Türk Tipi Hücumbot Projesi kapsamında FAC-55 (FAC – Hücumbotun İngilizce baş harflerinin kısaltması, 55 ise botun yapabildiği sürati vurgulamakta) isimli bir tasarım geliştirmiş ve havuz testlerini yapmıştı. STM, FAC-55 Hücumbotu için, uluslararası ölçekte yetkinliği olan kurumlarda icra ettiği test faaliyetlerinde, 55+ knot sürate kadar etkin performans gösteren, denizci bir platform tasarladığını kanıtlamıştı.

Dönem-I Sözleşmesi altında, 2020 Aralık ayı ortalarında açıklanan CAATSA yaptırımları ve birkaç yıldır uygulanan ambargolar çerçevesinde botlardaki ana tahrik sistemi ve silah konfigürasyonunun seçenekli olarak ele alınacağını ve beş yıl önce ortaya çıkan FAC-55 tasarımında yer alan yabancı kaynaklı silah ve sensör sistemlerinin yerli ve özgün tasarım ürünlerle (örneğin Leonardo/Oto Melara imali 76mm baş topu yerine MKEK ürünü 76mm top, RGM-84L Harpoon Blok II yerine ATMACA B1/B2 Gemisavar Güdümlü Mermileri, 21 hücreli Mk49 Mod 3 Lançeri ve RIM-116 Blok 1A/HAS Füzeleri yerine de GÖKDENİZ CIWS, SUNGUR PMADS veya SAPAN/HİSAR-A+ Sistemlerinin tercih edilmesi gibi) değiştirilmesini ve yüksek sürat ihtiyacına bağlı olarak seçilen COGAG (Combined Gas Turbine and Gas Turbine) mimarisi, yani iki ayrı gaz türbininden oluşacak, ana tahrik sisteminde ise ITAR/CAATSA yaptırımlarına uygun bir gaz türbin seçeneğinin de yer alacağı birden fazla seçeneğin ele alınacağını değerlendirmekteyim.

Türk Deniz Kuvvetleri ve Hücumbot

Hücumbotlar, düşük tonajlı ve yüksek manevra kabiliyeti olan harp gemileridir. Yüksek süratleri ve küçük siluetleri, baskın tarzındaki harekatlarda onları vazgeçilmez bir seçenek yapmaktadır. Boyutlarına göre oldukça iyi silahlandırılan bu gemiler ekonomiktirler. Hücumbotlar yüksek hızları sayesinde bir sahadan diğerine süratle intikal edebilir ve hedefi çok kısa sürede etki altına alabilirler. Kıyı sularında harp konseptinin önemli bir parçası olan hücumbotlar, Adalar Denizi Ege’de kullanılabilecek en etkin platformlardır.

Cumhuriyet Döneminde ilk hücumbotlar; 1930 yılında Venedik, İtalya’da Breda tarafından inşa edilerek, bir ticari geminin güvertesinde Türkiye’ye getirilen ve 15 Eylül 1931’de hizmete başlayan Doğan, Martı ve Denizkuşu adlı üç hücumbot olmuştur. 1970 yılların başında Alman Lürssen Tersanesi ile DOĞAN Sınıfı Güdümlü Mermili Hücumbot Projesine başlanılmıştır. İlk gemi TCG Doğan (P-340)’ın inşasına 15 Haziran 1974’de Almanya’da başlanmış ve 23 Aralık 1977’de hizmete girmiştir. Diğer 7 Hücumbottan Martı, Tayfun, Volkan, Rüzgar, Poyraz, Gurbet ve Fırtına İstanbul Taşkızak Tersanesinde inşa edilerek 1978-1988 yıllarında hizmete girmişlerdir. Son gemi TCG Fırtına 22 Haziran 1988’de göreve başlamıştır. Daha sonra ilk dört gemi DOĞAN Sınıfı, diğer dört gemi ise RÜZGAR Sınıfı olarak anılmaya başlanmıştır. DOĞAN Sınıfı ile ilk defa RGM-84 Harpoon Blok-I Gemisavar Güdümlü Mermisi DzKK hücumbotlarında kullanılmaya başlanmış, hatta Türk Deniz Kuvvetleri tarihindeki ilk Harpoon Gemisavar Füze atışı TCG Doğan tarafından yapılmıştır. Akabinde 1991’de Lürssen ile ilave 5 geminin inşasını kapsayan yeni bir anlaşma yapıldı ve bu anlaşma ile yine Taşkızak Tersanesinde YILDIZ Sınıfı TCG Yıldız (P-348) ve TCG Karayel (P-349) Hücumbotları değişik bir tasarımla inşa edilerek 23 Mayıs 1997 tarihinde hizmete başlamışlardır. Bu gemilerde çıkan tasarım problemi ve teknoloji trendinin yakalanması maksadıyla proje 2’nci gemi olan TCG Karayel ile sonlandırılarak KILIÇ Sınıfı Hücumbotların (DzKK hizmetindeki 9’uncu kuşak hücumbotlardır) inşasına başlanılmıştır. İlk gemi TCG Kılıç (P-330) Almanya’da Lürssen Tersanesi’nde, TCG Kalkan (P-331) ve TCG Mızrak (P-332) ise Taşkızak Tersanesi’nde inşa edildiler. KILIÇ-I Sınıfı Hücumbotlar sırasıyla Temmuz 1998, Temmuz 1999 ve Haziran 2000’de DzKK hizmetine girdiler. Bu gemilerin radar kesit alanları radar yansımalarını en aza indirgeyecek şekilde tasarlanmıştı.