EN TR

Güncel Haber

BİTES – Geleceğin Savaşlarındaki Yeni Nesil Teknolojileri Üretmeye Odaklandı

Ekonomi Muhabirleri Derneği tarafından düzenlenen simit, peynir, çaydan oluşan basın kahvaltısında; BİTES Genel Müdürü Uğur COŞKUN ve BİTES Genel Müdür Yardımcısı Erinç ALBAYRAK, Ekonomi Muhabirleri ve savunma medyası ile bir araya geldi.

17 Ocak, 2023

2002 yılında İstanbul’da Uğur COŞKUN tarafından bilişim ve teknolojileri alanında faaliyet göstermek üzere kurulan ve 2004 yılında öz kaynaklarıyla M-60 tanklarının sürücü eğitim simülatörünün yerli katkıyla geliştirilmesi projesiyle savunma sanayine giriş yapan BİTES Savunma Havacılık ve Uzay Teknolojileri, bugün 500’e yakın güçlü ve dinamik kadrosu, ağırlıklı olarak Artırılmış Gerçeklik ve Görüntü İşleme, Yapay Zekâ, Modelleme ve Simülasyon Teknolojileri, Aviyonik Sistem Yazılımları, Emniyet Kritik Gömülü Yazılımlar ve Bulut Teknolojileri gibi yeni nesil teknoloji alanlarındaki 60’den fazla projesi ve %51 ASELSAN ortaklığı ile savunma sanayinin önemli oyuncularından biri haline dönüşmüş durumda.

Basın kahvaltısında, BİTES’in geçmişten bugüne savunma sanayi yolculuğu ile ilgili bilgilendirmelerde bulunan Genel Müdür Uğur COŞKUN, 2005 yılında Savunma Sanayi Başkanlığının açtığı Sikorsky Bilgisayar Tabanlı Sanal Eğitim Sistemleri ihalesini alarak resmi olarak savunma sanayine adım attıklarını ve bugün bir çok projede savunma sanayinin paydaşı olduklarını söyleyerek, Geleceğin Askeri konseptinin ürünü olan ATOK Sistemi, Zırh Ötesi Görüş Sistemi, Sanal Kum Sandığı, KARMA Gerçeklik Eğitim Sistemi, SARP-SIM projesi, Sanal Bakım Simülatörleri, BİTES Metaverse, Bilgisayar Tabanlı Eğitim Sistemleri ve Webinar Sistemi BizBize ile ilgili bir sunum gerçekleştirdi.

“Geleceğin Savaşları, Geleceğin Savaş Ortamları için Geleceğin Teknolojilerini geliştiriyoruz.”

Geleceğin savaşlarındaki, geleceğin teknolojilerini geliştirdiklerini ve savaş ortamında durumsal farkındalığın arttırılması, dost ve düşman birliklerinin yer konum bilgilerini bilerek, sonraki adımın yapay zeka algoritmaları ile tahmin edildiği, arttırılmış gerçeklik teknolojileri ile desteklendiği, teknolojiler üzerine yoğunlaştıklarını ifade eden COŞKUN, BİTES’in vizyonunda ayrıca geleceğin savaş ortamı olarak da adlandırılan IoBT (Internet of Battlefield Thing) teknolojilerinin de önemli bir yer tuttuğunu söyleyerek şunları kaydetti:

“Muharebe ortamında tüm unsurların bilgi paylaşımı neticesinde bir bilgi otobanı ortaya çıkıyor ve ortaya çıkan bütün bilginin işlenmesi, anlam çıkarılması, karar vericilere doğru kararları alması için yapay zekâ ile desteklenen algoritmaların geliştirilmesi, şirketimizin vizyonunda olan konular. Kapalı network ağlarında yine bulut teknolojilerinin kullanılması konusunda paydaşlarla ciddi iş birliği yaptığımız Ar-Ge çalışmalarımız var. Dünyada yapılanları takip eden, öncül olarak o konulara çalışarak, bir sonraki adımı tahmin ederek oraya odaklanan bir şirket konumundayız. ASELSAN’ın %51 ortaklığı ve 500 kişilik şirket yapımızla, Ar-Ge ve teknoloji geliştirmelerimizi belirli bir ritim, kararlılık ve sürdürülebilirlik içinde devam ettiriyoruz. Geleceğin Savaşları, Geleceğin Savaş Ortamları için Geleceğin Teknolojilerini geliştiriyoruz. Bu kapsamda Geleceğin Askeri ATOK; bütün dünyada geleceğin askeri olarak isimlendirilen konseptin Türkiye’deki öncüsü BİTES, bu projenin hayat bulduğu isimse "ATOK" yani Askerin Taktik Operasyon Kiti, dünyada birçok ülke bu konsepte çalışıyor. Dost ve müttefik ülkelere gittiğimizde bu ürünümüz ciddi talep görüyor. İlerleyen süreçte TSK ve güvenlik unsurlarımızca kullanıma başladığında, yurt dışındaki farkındalığı daha da artacak.”

“ATOK Projesiyle Zırhlı Komuta Aracı- Komuta Kontrol Merkezine Dönüşüyor”

Silahlı kuvvetlerinin ve güvenlik güçlerinin taktik sahaya hakimiyetinin artırılması ve askerin karar vermesini hızlandırması amaçlanan Askeri Taktik Operasyon Kiti ve kullanım konsepti ile ilgili de teknik bilgiler paylaşan BİTES Genel Müdürü Uğur COŞKUN: “ATOK projesinde üzerinde Telsiz Anteni, Baz İstasyonu (4.5G/LTE), Telsiz Anteni, SATCOM, ATOK Sunucuları ve Komuta Kontrol Tableti olan bir zırhlı aracı komuta kontrol merkezi haline dönüştürüyoruz. Bu araç operasyonel sahaya intikal ediyor. Sonrasında bölgeye intikal eden zırhlı araç bir network oluşturuyor. TSK daha önce network ağı için baz istasyonu mobil operatörlerden talep ediyordu. Şimdi kendi zırhlı araçlarıyla bu network’ü oluşturabiliyor. Operasyonel sahada video, görüntü aktarımı için geniş bant haberleşmeye ihtiyaç var. Birden fazla unsurdan hatta otonom sistemlerden bilgi aktarımı gerekebiliyor. Bunun içinde geniş bant haberleşmeye ihtiyacınız var. Bunun için 4G/5G altyapılarının da operasyonel sahaya girmesi gerekiyor. Burada da milli network LTE altyapısını SSB iştiraki olan ULAK Haberleşme sağlıyor. Bu ağın güvenliğini de yine onlar sağlıyorlar." dedi.

ULAK Haberleşmenin sağladığı zırhlı araç üzerindeki 4.5G/LTE baz istasyonu ile o ağ içindeki komutan ve bağlısı her personelin hangi konumda olduğu, sağlık durumu hem harita olarak hem de konum olarak görülüyor. Menzili kapsamında kapalı olarak çalışan bu ağ sistemi, eğer istenirse araç üzerindeki SATCOM vasıtasıyla uydu terminali vasıtasıyla merkeze, karargâha her türlü görüntü, video ve bilgi paylaşımında da bulanabiliyor.

“Operasyonel Sahada, Personel, ATOK terminali ile bataryaya gerek olmadan 72 saatten fazla görev yapabiliyor.”

Sistemin çalışma konsepti ve tek-er üzerindeki akıllı sistemler hakkında da aydınlatıcı bilgiler veren COŞKUN: “Sahadaki personelin üzerinde, çekirdek seviyesinde tekrar değerlenmiş (Android’den arındırılmış), MDM (Mobile Device Management) sistemlerle uzaktan yönetilebilen, TSK’nın savaş alanına uygun bir cep telefonu bulunuyor. Tablet benzeri muhafazalı bir alanda gömülü bu telefon yağmur, toz, çamurdan da etkilenmiyor. Bu telefon vasıtasıyla her asker üzerinde bir komuta kontrol terminaline sahip oluyor. Hem işlemcisi hem ekran büyüklüğü hem de batarya süresi ile savaş alanında fark yaratıyor. Android’den arındırıldığı ve yazılımları biz yaptığımız için bu telefonlar kullanılmadığı zaman, batarya ömrünü tüketecek hiçbir servisi yok. Bir savaş alanında 72 saatten daha fazla bu terminalle görev yapabiliyor. Taşınabilir bataryalarla birlikte bu süre 5 güne kadar uzayabiliyor. Bu terminale entegre akıllı kol saati ise, savaş ortamının kaotik durumunda hücum yeleğine lastik bir kayışla bağlı terminale bakmanın zorluğunu karşın askerin kolunda bulunuyor. Bu akıllı saat ile personel, kendi anlık konumunu, dost ve düşman unsurlarının konumu ile birlikte, diğer verilere hızlıca ulaşabiliyor.” dedi.

“İHA üzerinden işaretlenen, görüş ötesindeki tüm unsurlar, gözlük üzerinden, sahadaki personele aktarabiliyor.”

Tek-Er’in üzerindeki diğer akıllı sistemlerin teknik kabiliyetleri hakkında da bilgiler aktaran COŞKUN: “Sahadaki her askerin ayrıca arttırılmış gerçeklik gözlüğü var. Bu gözlük cep telefonlarımızda da kullandığımız arttırılmış gerçeklik uygulamaları gibi, dost-düşman birliklerinin konumu- pozisyonu ve mesafesini anlık olarak gösteriyor. Baskı ateşi yapılmak istendiğinde, dost unsurların konumu çok önemli, bu gözlükle asker hızlı bir şekilde karar alıp, uygulayabilecek. Diğer yandan Bayraktar İHA’nın, piyadenin görüş mesafesinin dışında işaretlediği bir unsurun pozisyonu, konumu ve mesafesini de yine bu gözlükle görmem mümkün olabilecek. Özellikle havadan intikal yapıldığı durumlarda ayrıca paraşütçü birliğin atlayışı yapacağı konumun verisi, arttırılmış gerçeklik gözlüğü üzerinden anlık olarak askere gösterilebiliyor.” dedi.

“Askerin Üzerindeki Sağlık İzleme Sensörleri ile Askerin anlık durumu İzlenebiliyor”

Askerin sağlık verilerinin, üzerinde bulunan sensörler vasıtasıyla tim komutanına iletebildiği sağlık izleme sensörü ve algoritması hakkında detaylar veren COŞKUN, “Askerden görüntü ya da haberleşme alınamadığında, askerin pozisyonu nedir? Kanaması var mı? travma mı yaşıyor? Vücut sıcaklığı nedir? Nabzı ne durumda? Bu veriler tim komutanına iletilebiliyor. Sensör üzerinden alınan veriler, sağlık izleme algoritması ile anlamlandırılıyor. Asker hafif yaralı mı? Ağır yaralı mı? yoksa şehit mi? oldu. Bunu algoritmamız segmente edebiliyor. İlk önce Tim Komutanına daha sonra daha üst komutanlara iletebiliyoruz.” Dedi.

“GPS Verisi olmayan bir ortamda, Hassas Konum Sensörleri ve Algoritmalarıyla, 10 Kilometrelik bir Yürüyüş içerisinde 15 metrelik bir hassasiyetle Askerin Konumu Belirlenebiliyor.”

Askerin botunun üzerinde yer alan Hassas Konum Sensörü ve çalışma prensibi hakkında da bilgiler veren COŞKUN: “Askerin konumunun, GPS verisi olmadan tespiti için bir teknoloji geliştirdik. Bu sensörün askerin botunun içerisine monte edilmesi (şu anda ayakkabının üst tarafında bulunuyor) için bir ayakkabı üreticisi ile de çalışma halindeyiz. Askerin ayağını hareket ettirmesi ile, ivme-vektör verisi üzerinden biz askerin nerede olduğunu algoritma üzerinden tespit ediyoruz. Fizik, matematik formüllerini kullanarak bunu hesaplıyoruz. 10 kilometrelik bir yürüyüş içerisinde 15 metrelik bir hassasiyet içerisinde, GPS’in olmadığı bir ortamda, askerin nerede olduğunu nokta atışı bulabiliyoruz. Eğer birliğimiz, GPS karıştırmanın olduğu bir alana girerse, sistem aktif hale geliyor. Aslında bu basit bir sensör, cep telefonu ile hızlı, yakın alan haberleşme altyapısı var. Sensörden gelen bilgiyi telefon füzyon yapıyor. Algoritmalar telefonda çalışıyor. Askerin nerede olduğu? İntikal edeceği yer neresi? Takım komutanın askerin nerede olacağını bilmesi de çok önemli. Örneğin, helikopterin sizi nereden alacağı belli, sizin de helikopterin alacağı alana 3 kilometrelik bir yürüyüş mesafeniz var ve GPS olmayan bir ortam, burada işte bu sistem kritik hale geliyor.” dedi.

COŞKUN, sağlık ve hassas konum sensörü dışında, askerin kullandığı tüfeğe sensör konması üzerine de çalıştıklarını, bu sensör vasıtasıyla silahın içindeki mühimmat ve merminin sayısının da dijital olarak sayılabileceğini, mühimmatın anlık durumunun böylece askere ve tim komutanına arttırılmış gerçeklik gözlüğü vasıtasıyla yansıtabileceğini ifade etti.

“ANKA İHA Üzerine Pod Vasıtasıyla Baz İstasyonu Taktık. İHA Üzerinden Derin Vadilerde Network yaratılabiliyor.”

Mobil Komuta Kontrol Aracının menzilinin dışına çıkılması ya da herhangi bir GPS karıştırma veya öngörülemez bir iletişim kesilmesi durumunda askerin üzerinde bulunan alıcı ve verici ile timin kendi aralarında bir network oluşturabildiğini de ifade eden COŞKUN: “Bu durumda asker birbirleri üzerinden bir network oluşturup, bölge ile ilgili bilgiyi, intikal sırasındaki gerekli bilgiyi, kendileri üzerinden oluşturabiliyorlar. Yakın mesafede ve atlamalı yapıldığı için karıştırılması da zor. O bölgeye basılan dalganın çok yüksek olması gerekiyor. O kadar büyük bir dalgayı da basmak çok zor. Diğer yandan çalıştığımız bir başka teknoloji de TUSAŞ’ın ANKA İnsansız Hava Aracı üzerinden, vadiler arasında sinyallerin kesilmesi üzerine bir çalışma yürütülüyor. ANKA yukarıdan bir network oluşturuyor. İnsansız Hava Aracının bir podunun içerisine bir baz istasyonu taktık. Böylece askerin iletişimi kesintisiz sağlanabiliyor.” Dedi.

“ATOK Terminalleri Sistemi Siber Güvenliğe de Karşı Korumalı”

ATOK terminallerinin, dışarıdan müdahaleyi önlemek amaçlı siber güvenlik açısından korunaklı bir mimariye sahip olduğunu belirten BİTES Genel Müdür Yardımcısı Erinç ALBAYRAK ise “ATOK terminalleri kapalı bir ağa sahip, kullanılan sim kartlar mobil servis sağlayıcılar olmadığı için sisteme girmek isteyen birinin buradaki uygun SIM karta sahip olması gerekiyor. Cihazların MAC (Media Access Control Adress) adresi olarak sisteme kayıtlı olması gerekiyor. Bunun dışında iki katmanlı kişisel güvenlik şifrelerinin de girilmesi gerekiyor. Aynı Kripto cihazlarda olduğu gibi anahtar gerekiyor. Eğer iki cihaz birbirleriyle haberleşiyorsa, öncelikle olarak anahtarlar birbirleriyle iletişime geçip, anahtarların doğruluğu, yazılım marifetiyle anlaşıldıktan sonra, el sıkıştıktan sonra haberleşme başlıyor. Dışarıdan gerek siber güvenlik maksatlı gerekse RF olarak sisteme müdahale etmek şu ana kadar gerçekleştirdiğimiz testlerde mümkün olmadı. Siber Güvenlik kümelenmesinin birçok üyesi tarafından sistemimiz test edildi. Geçtiğimiz yılın aralık ayının 15’inde (2022 Aralık) Özel Kuvvetler Komutanlığımız hem de Jandarma Özel Asayiş Komutanlığımızda test ve kalifikasyon sürecimiz icra edildi ve burada da herhangi bir sorun yaşanmadı.” Dedi.

“Özel Kuvvetler Komutanlığına, 2023 yılında seri üretim ilk sistemlerin teslim edilmesi hedefleniyor. Polis Özel Harekât için 100 piyade ve 5 zırhlı araç için siparişimizi aldık. Bu yılın dokuzuncu ayında bu siparişleri teslim etmeye başlayacağız.”

Savunma Sanayi Başkanlığının bir projesi olarak 2020 yılında başlatılan ve 2021 yılının haziran ayında ilk demo’su karar vericilere yapılan ATOK projesi, ilk olarak 2021 yılının ağustos ayında gerçekleşen IDEF’21 fuarında kamuoyuna tanıtıldı. FNSS’e ait STA 4x4 aracı üzerinde ilk denemeleri yapılan projede, Özel Kuvvetler Komutanlığına teslim edilecek sistemin 15 Aralık 2022’de test ve kabulü tamamlanırken, adetli ilk seri üretim teslimatın ise 2023 yılı içerisinde başlanılması amaçlanıyor.

Projenin seri üretim fazı ve sisteme gelen diğer talepler konusunda da açıklamalarda bulunan BİTES Genel Müdür COŞKUN: “Özel Kuvvetler Komutanlığına, 2023 yılında seri üretim ilk sistemlerin teslim edilmesi hedefleniyor. Polis Özel Harekât için 100 piyade ve 5 zırhlı araç için siparişimizi aldık. Bu yılın dokuzuncu ayında ilk teslimatımızı yapacağız.” diye konuştu.

Polis Özel Harekât için üretilen sistemlerin ilkinin 2023 yılının dokuzuncu ayında geri kalan sistemlerin ise 12.ayda kullanıcı makamına teslim edilmesi hedefleniyor.

ATOK kiti içerisinde yer alan birçok ekipman yerli olarak tedarik edilirken, Zırhlı araç üzerinde yer alan haberleşme alt yapısı, ULAŞ Haberleşme tarafından sağlanıyor. Baz istasyonun konumlandırıldığı Mast/Direk sistemi MİLMAST tarafından üretiliyor. Yine zırhlı araç üzerindeki SATCOM terminali, Aselsan ürünü, askerin üzerindeki yer alan sağlık sensörü ise Lentatek (Vestel Savunma) firması tarafından üretiliyor. Arttırılmış Gerçeklik Gözlüğü ve ekipmanlar için gerekli olan bataryalar halihazırda yurtdışından tedarik ediliyor. Bu iki sistemin yerlileşmesi çalışmaları ise bir taraftan devam ediyor. Bu kapsamda BİTES ve ASELSAN Sivas firmaları arasında, 2021 Ekim ayında gerçekleşen Future Soldier Konferansı sırasında Artırılmış Gerçeklik Gözlüğünün yerli bir prototipinin üretimi için bir anlaşma imzalanırken, batarya sistemlerinin yerli olarak üretilmesi konusunda da ASPILSAN Firması ve BİTES arasında görüşmeler devam etmekte.

ATOK projesi dışında toplantıda, BİTES Genel Müdürü Uğur COŞKUN ayrıca Zırh Ötesi Görüş sistemi, Sanal Kum Sandığı, KARMA Gerçeklik Eğitim Sistemi, SARP-SIM Projesi, Sanal Bakım Simülatörleri, Bilgisayar Tabanlı Eğitim Setleri konusunda firmanın yürüttüğü çalışmalar konusunda  aydınlatıcı bilgiler aktardı.

Zırh Ötesi Görüş Sistemi Tank Sürücüsüne Durumsal Farkındalık Sağlıyor

Artırılmış Gerçeklik Teknolojisiyle geliştirilen Zırh Ötesi Görüş Sistemi sayesinde zırhlı araç içindeki mürettebata taktik sahada 360° durumsal farkındalık imkânı sağlıyor. Zırhlı araç içinde bulunan tüm sistemlerle veri alışverişinde bulunabilen Zırh Ötesi Görüş Sistemi, yakın mesafe gözetleme sisteminden alınan 360° elektro-optik ve termal kamera görüntülerini, Komuta Kontrol Sistemlerinden alınan harekât bilgileri ve araç içi sistemlerden alınan coğrafi referansları verilerle zenginleştirip, askerin gözüne taşıyabiliyor.

Uğur COŞKUN, Zırh Ötesi Görüş sistemi ise şöyle adlandırıyor: “Zırhlı Araç içerisinde gözlüğü taktığınızda camdan bir tankın içinde gidiyorsunuz gibi düşünebilirsiniz. Araçla ilgili tüm bilgiler gözünüzün önüne gelebilecek.”

Savunma Sanayi Başkanlığı projesi olarak başlatılan Zırh Ötesi Görüş Sistemi projesinin sözleşmesi 2021 yılı IDEF fuarında imzalanırken, Kara Kuvvetleri Komutanlığının envanterindeki M60 Tank ve zırhlı araçlarda kullanılması planlanan bu sistemin, 2023 yılında ilk teslimatınının yapılması planlanıyor.

SARP-SIM ile Araç İçerisinde, Yerinde Silah Simülasyonu Eğitim İmkânı

SARP-SIM projesi uzaktan kumandalı SARP silah sistemi için simülasyon teknolojileri kullanılarak geliştirilen gömülü eğitim simülatörü olarak tanımlanmakta. Türkiye’de ilk kez kara aracı gömülü eğitim sistemi konsepti SARP-SIM projesinde kullanılırken, SARP-SIM, operatörün gerçek SARP silah sistem donanımları (görev ekipmanları) ile eğitim alması sağlanıyor.

Zırhlı araçların içindeki silah sistemlerinin eğitimi ihtiyacı için ASELSAN ve BİTES’in birlikte geliştirdiği SARP-SIM silah simülasyon sistemi, gerçek araç içerisindeki silah kontrol istasyonundaki simülasyon tuşuna basılması ve kablolarla gerekli yazılımların olduğu bilgisayara bağlanması ile silah kontrol istasyonu simülasyon moduna geçiyor. Görev yerinde, operasyon alanında, hangarda ve sahada bekleyen araçlar içerisinde silah operatörü gerçek malzeme ve tuşları kullanarak, gerçek senaryo eğitimlerini icra edebiliyor.

Sistemin kabullerinde artık sona yaklaştıklarını belirten COŞKUN, gömülü simülasyonların getirdiği avantajlar hakkında şunları söyledi: “Her cihaz, her sistem bu gömülü simülasyonla, simülatöre dönüşebiliyor. ASELSAN’ın bir firması olduğumuzdan, üretmiş olduğu tüm sistemlerin bu tür simülatörle, ayrı bir simülatör merkezi kurulmaya ihtiyaç duyulmadan, her aracı ve her sistemi simülasyon olarak kullanılmasını sağlayacak bu altyapıyı ilk kez TSK envanterine sokmak üzereyiz. Kabulleri yapıldı. Bu sistemi hava savunma sistemleri, radarlar içinde uygulayabiliriz. Ekranı ve monitörü olan her sistem bir simülatöre dönüşebilecek.”

KARMA Gerçeklik Gözlüğü ile Simülasyon Maliyetleri Azalacak

Karma Gerçeklik Eğitim Sistemlerinde, gerçek zamanlı simülasyon yazılımları ve 3 boyutlu sanal ortamları; gerçek dünya görüntüsü ile Karma Gerçeklik Gözlükleri kullanarak birleştiriyor. KARMA ile karmaşık sistemler ve platformlarda görev eğitimi yürütmek için maliyet etkin ve yüksek sadakatli bir eğitim ortamı sağlanıyor. Ayrıca KARMA; hava, kara ve deniz alanlarındaki eğitimler için de özelleştirilebiliyor. Projektör perde, motor sistemleri ve hareketli sistemlere ihtiyaç olmayan bu sistemde, ağırlıktan ve maliyetten ciddi olarak tasarruf edilebiliyor.

BİTES şu anda Karma Gerçeklik Gözlüğü Simülasyonunu GÖKBEY helikopteri ve KİRPİ zırhlı araçları için çalışıyor.

Sanal Kum Sandığı ile Taktik Saha Dijitalleşiyor

Artırılmış Gerçeklik Teknolojisi destekli Sanal Kum Sandığı (SKS) ise istenilen bölgede harekât icra takibine olanak sağlayarak modern taktik geliştirme aracı olarak kullanılıyor. 3B hologramlar ile arazi ve arazi üzeri bilgi katmanlarını görselleştirerek karar vericiye etkin bir taktik geliştirme kabiliyeti sağlıyor.

BizBize Webinar’a Ciddi Yatırım Yapıldı

Yerli ve millî imkânlarla geliştirilen video konferans ve webinar sistemi BizBize ise kullanıcılarına kesintisiz ve eksiksiz bir iletişim olanağı sunuyor. Türkiye’de yaygın bir şekilde kullanılan BizBize ile kullanıcılar 3 milyon dakikayı geride bırakırken bugüne kadar ciddi yatırımlar gerçekleştiren BİTES, BizBize Webinar’ını şu anda 20’den fazla kurum resmi olarak kullanılıyor. BizBize Webinar’ı tekil kullanıcılarda şirketin web sitesinden alma şanslarına sahipler.