EN TR

Röportaj

Canovate Grup, Rotasını Savunma Sanayi Projelerine Çevirdi

Ar&Ge ve inovasyon odaklı global bir şirketler grubu olan, yüzde 100 Türk markası Canovate Grup, veri merkezi ve fiber optik sistemlerindeki teknolojisi ve uçtan uça ürün portföyü ile dünyanın ilk 10 markası arasında yer alıyor. Canovate Grup, 40 yıldır Ar-Ge ve inovasyon da sahip olduğu bilgi birikimi ve tecrübesini savunma sanayi projelerine aktarmayı hedefliyor 40 yıldır sahip olduğu bilgi birikimi ve tecrübeyi, ülke güvenliği konusundaki projelere aktarmayı hedefleyen Canovate Group Türkiye’nin sınır güvenliği projelerinde kullanılabilecek teknolojilere önemli yatırımlar yaparken, bu kapsamda, sınır hattı boyunca, hava alanlarında, özel güvenlik gereksinimi olan yerlerde, limanlarda vb. yerlerde kullanılmak üzere 3 yıllık bir Ar-Ge çalışmasının sonucunda Türkiye’nin ilk elektro-optik radarı olan “PanTher Radar” ürününü ortaya çıkardı. Benzer şekilde kritik tesislerin korunmasına ve gözetlenmesine yönelik olarak geliştirilen renkli gece görüş kamerası “Dragon Fly” ve TÜBİTAK 1501 desteği ile geliştirilen 360 derece panoramik gözlem imkânı sağlayan “Aynalı Termal Radar’’ da ülkenin güvenliği kapsamında kullanılabilecek elektro-optik ürünleri içerisinde yer alıyor. Çevre güvenliği ve tesis güvenliği için gerekli ve tamamlayıcı sistemlerden oluşan toprak altı akustik algılayıcılar, akustik yer tespit cihazları, Terahertz görüntüleme sistemleri teknolojilerine yönelik çalışmalarıyla İstanbul Çekmeköy’deki fabrikası içerisinde yer alan Ar-Ge merkezinde yürütüyor. 40 yıllık Ar-Ge tecrübesiyle kabiliyetlerini savunma sanayiye aktarmayı ve ülkeye borcunu bu şekilde ödemenin gururunu yaşayan şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Can GÜR ile tüm bu başarılarını ilk ağızdan sizler için dinledik ve keyifli bir sohbet gerçekleştirdik

Defence Turkey: Öncelikli olarak, “fiberoptik altyapıları”, komple “veri merkezleri” çözümleriyle, teknoloji ve ürün portföyü bazında dünyadaki ilk 10 global firma arasına girme başarısını gösteren Canovate ‘nin yapısı, kurulduğu günden bu yana gelişimi hakkında bizleri bilgilendirebilir misiniz?

Can GÜR: 1975 yılında ODTÜ Fizik, bir yıl sonra Elektronik Mühendisliği’ni bitirdikten sonra, İngiltere’de Elektronik Mühendisliği yüksek lisansını tamamlayarak, ülkeme döndüm. Ardından, Gölcük Tersanesi Araştırma Başmühendisliğinde askerlik hizmetimi Ar-Ge mühendisi olarak yaptım ve burada radar, sonar, atış kontrol sistemlerinin elektronik kartlarının yeniden yapılmasını sağlayan ekibin içinde yer aldım. Bazı işlerin ne kadar stratejik önem taşıdığına o yıllarda yakından şahit oldum. 1979 yılında, benim gibi mühendis olan kardeşim Özcan GÜR ile birlikte şirketimizi kurduk. Şirketimizi kurduktan sonra, dünyada ilk kez ‘dijital reaktif güç faktörü ölçüm cihazını’ geliştirdik. Bu ürünümüz, ‘Europe Electronic Product News’ dergisine Türkiye’den ilk ürün olarak kayda geçildi. Bu üründen çok talep aldık ve 60 ülkeye ihracat yapmaya başladık. Çünkü ürünümüz, analog eski tip cihazlara göre üçte bir oranında daha ekonomikti ve dijital teknolojisi nedeniyle çok daha hassas ölçüm kabiliyeti mevcuttu. 1986 yılına geldiğimizde, yurtdışındaki elektronik bileşenler konusundaki firmaların Türkiye distribütörlüğünü yapmaya başladık. 1996’da kapatılan Alcatel Teletaş’ın Ümraniye tesislerini çalışanlarıyla beraber devir aldık, hedefimiz yerli sanayinin üretimine devam etmesiydi. Türk Telekom’a 4,5 milyon abone kapasitesinde dijital santraller, radyo-linkler ve ankesörlü telefonlar üretmeye başladık. Ancak 2001 krizinde, Türk Telekom’un sabit hatlı telefon santrallerinin alımını durdurması, pazarımızın büyük bölümünü kaybetmemize neden oldu. O tarihte, kendi özgün ürünlerimizi geliştirme ve üretme kararını aldık. Firmamıza, iki kor teknoloji konusunu seçtik. Bunlardan bir tanesi (data center) veri merkezleriydi. Diğeri, fiber optik altyapı sistemleriydi. Bunların gelecek 25 yıla hâkim teknolojiler olacağını öngörerek, bu alanda kendi özgün ürünlerimizin dizayn, tasarım, geliştirme ve üretimine karar verdik. 2001’den günümüze Ar-Ge’ye 25 milyon doların üzerinde yatırım yaptık. Kısaca, 1979’da sıfır sermaye ile kurduğumuz şirketimiz; bugün teknoloji ve portföy olarak veri merkezinde dünyadaki 6, fiber optikte dünyadaki 8 global firmadan bir tanesidir. Dünyanın ilk 10 global markası arasında yer almayı başarmış durumdayız, birçok ülkede ofisimiz ve temsilciliklerimiz var, 4 kıtada 72 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Veri merkezlerimizi Avusturya, Danimarka, İspanya, Suudi Arabistan, Umman, Filipinler, Nijerya, Etiyopya, Sudan gibi birçok ülkeye ihraç ediyoruz. Uçtan uça fiber optik ürünlerimizi, Almanya, Fransa, Hollanda, Amerika, Şili, Suudi Arabistan, Etiyopya, Endonezya, Fas, Cezayir gibi birçok ülkeye ihraç etmeyi sürdürüyoruz. Sektörümüzde UL, ETL, CSA, DELTA, GOST, CE, TUV, TSE, ISO 9001, ISO 14001, OHSAS 180001, ISO 27001 olduğu uluslararası sertifikalara sahibiz. Bugün global pazarlarda elde ettiğimiz başarıda, yönetim kurulu başkan yardımcımız oğlum Cem GÜR’ün katkısı büyük. Veri merkezi (data center) ve fiber optik ARGE çalışmalarını yürüten ve yönlendiren Cem beyin, dünyanın dört bir yanına yaptığımız satış ve pazarlama çalışmalarına yoğun emekleri bulunuyor. Aynı zamanda Avrupa Patent Mahkemelerinde Avrupa’da dünyanın en ileri gelen rakip marka tarafından açılmış olan patent davasıyla, Cem beyin 1,5 yıl süren hukuki mücadelesi sonucu, Avrupa Patent Mahkemelerinde milyon dolarlık patent davasını kazanan ilk %100 Türk sermayeli yüksek teknoloji markası biziz. Kısaca, Canovate Group Dünya’nın sayılı ARGE ve inovasyon odaklı firmalarından birisidir. %100 Türk firması olarak, bilişim, telekom, savunma sanayi, balistik sistemler, elektro-optik sistemler, ısıtma/soğutma alanlarında birçok ARGE projesini yaparak, ileri teknoloji ürünleri geliştirmeye devam ediyoruz. Ben, 40 yılı aşan meslek hayatımda, ilk günden itibaren, kazandığımı ARGE ve inovasyona yatırıyorum. Bugün global pazarlarda elde ettiğimiz başarıda, ARGE ve inovasyona yaptığımız yatırımların ne kadar önemli olduğunu daima görmekteyiz. İstanbul Çekmeköy’de 30 bin metrekare alan üzerinde 100’ü aşan mühendis ekibimiz ve (tüm grubun bünyesindeki) binin üzerinde çalışanımız ile faaliyet gösterdiğimiz alanlarda yüksek teknoloji ürünlerini geliştirip, üretimini yapmaya devam ediyoruz.

 

Defence Turkey: Canovate Group firmalarının üretim alanları, ürün ve kabiliyetleri nelerdir? Savunma sanayine yönelik çalışmalarınız ne zaman başladı?

Can GÜR: Canovate Group bünyesindeki şirketler ve faaliyet alanları hakkında da bilgi vermek isterim.

Canovate Elektronik AŞ: Uçtan uca Fiber optik Altyapılar ve Veri Merkezleri Çözümleri ile ilk 10 global firma arasında, 4 kıtada faaliyet göstermektedir. Üretimin %70’ni 72 ülkeye ihraç etmektedir. ABD, Dubai, Kolombiya, Arjantin, Suudi Arabistan, Fas, Endonezya ve Filipinler’de ofisleri mevcuttur. AR-GE’ye 17 yılda 25 milyon Dolara yakın yatırım yapmıştır. IoT sistemleri Ar-Ge’si ve geliştirme faaliyetleri çerçevesinde IP-PDU, IP tabanlı ortam izleme, IP tabanlı elektronik kilit, IP tabanlı modüler yangın söndürme sistemi yapılmaktadır. ITerra DC Tümleşik Veri Merkezi ürünlerimiz mevcuttu. Mikro, mini mobil Veri Merkezi çözümleri var.

Canovate Balistik Sistemler AŞ: Çelik yelekler, suda batmayan çelik yelek, kalkanlar, balistik battaniyeler ve diğer balistik zırh üretimi yapmaktadır. PanTher Radar (elektro-optik radar), Dragon Fly (renkli gece görüş kamerası), Hiperbolik termal radar üretimleri de yapmaktadır. THZ görüntüleme sistemi (TÜBİTAK Desteği ile) : Pasif Terahertz görüntüleme sistemi, Aktif milimetre dalga görüntüleme sistemlerini üretilmektedir. İngiltere’de British Aerospace tarafından kurulan ve 40 yıllık bir çelik yelek ve balistik üretim deneyimi ve sertifikasyonlara sahip firma satın alınmış ve bir Canovate Group firması olarak Türkiye’de faaliyetlerine başlamıştır.

Canovate İleri Teknoloji AŞ: Kent güvenlik ve yönetim sistemleri (ASELSAN liderliğindeki Türkiye kent güvenlik ve yönetim sistemi KGYS), Sınır boyu ve kritik tesis güvenlik sistemleri, Yüz tanıma teknolojileri, Asker, polis için sanal taktik eğitim simülatörleri, Türkiye e-Tarım projesi, Sinyal toplama ve değerlendirme teknolojileri, Termal radar, kameralar ve entegre güvenlik sistemleri, Coğrafi lokasyon (yer) belirleme teknolojileri alanlarında faaliyet göstermektedir.

CanAero AŞ: Profesyonel endüstriyel İHA’lar, Silahlı kuvvetlere askeri amaçlı dron montajı, Polis ve askeri kullanım amaçlı Termal kamera, Terahertz tarama, yüz tanıma, Imzi Catcher, acil ilk yardım çantası, spot aydınlatma gibi faydalı yükleri taşıyabilen “Örümcek” ve “Ahtapot” tipi endüstriyel drone’ların üretimi ve Tarımsal ilaçlama, gübreleme ve rekolte tahminlerini yapabilen drone’ların üretimleri yapılmaktadır. KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik, Nükleer) dezenfektasyon kimyasalı püskürten dron’lar üretimleri yapılmaktadır.

Canovate Enerji Sistemleri AŞ: Isıtma, soğutma ve klimatizasyon sistemleri üretimi, Türkiye’de ilk ve tek toprak, su, hava kaynaklı Canovate Isı Pompaları geliştirilmesi ve üretimi, Hassas klimalar, chiller üretimi ve Adiyabatik Endirekt Soğutma Sistemleri üretmekte (Normal klimalara göre 10 kata kadar daha verimli ve az enerji harcar) ve birçok ülkeye ihracatını yapmaktadır.

Canesis Sistem Entegrasyon AŞ: Canesis Sistem Entegrasyon, özellikle kamu kurumları ve uluslararası resmi kurumların veri merkezleri ve IT network altyapı entegrasyonlarını yapan bir grup firmasıdır. Canesis Sistem, özellikle STM ile yürüttüğü EGM (Emniyet Genel Müdürlüğü) iş sürekliliği ve acil kurtarma veri merkezi, SSB veri merkezi ve İHA’ların veri merkezi projelerini yapmaktadır.

Canpark AVM: Canpark karma projesinin içinde Canpark AVM ve Hilton Garden Inn Canpark Ümraniye oteli yer almaktadır. Canpark AVM, 40 bin metrekare kiralanabilir alanda kaliteli ve her kesime hitap eden 150 dünya markası, zengin 80 farklı mutfağı içeren restoran seçenekleri, son teknolojiyle donatılmış Dolby Atmos ses sistemine sahip 12 adet VIP sinema salonları, 10 hatlı bowling salonu ve birçok ilki barındıran 5 bin metrekareyi aşan eğlence parkıyla ziyaretçilerinin ilgi odağı olmaya devam etmektedir. Lokasyon olarak ulaşılabilir olan Canpark AVM’ye; Üsküdar-Sancaktepe Metro Hattı’nın Yamanevler durağından alışveriş merkezine direk bağlantı mevcuttur.

Hilton Garden Inn Canpark Ümraniye (İstanbul): Hilton Garden Inn Canpark Ümraniye, 150 mağazalı Canpark AVM üzerinde tasarlanmış olması ve 600 yatak kapasitesiyle Türkiye’nin ve Doğu Avrupa’nın en büyük Hilton Garden Inn oteli olma özelliğini taşımaktadır.

 

Defence Turkey: Veri merkezleri konusundaki pazardaki önemli konumunuz ve teknolojik deneyiminiz savunma sektörü içinde nasıl bir yer buldu? Bu konuda yürütülen projeler ve çalışmalar nelerdir?

Can GÜR: Savunma Sanayii Başkanlığı ve insansız hava uçaklarının veri merkezlerini, STM’nin alt yüklenicisi olarak, Canovate yapmıştır. Diğer taraftan savunma sanayi ve genel endüstriyel uygulamalar için Nesnelerin İnterneti (IoT) ürün ailesi kapsamında 2 yıldır yürüttüğümüz ARGE çalışmalarımız neticesinde, IP-PDU (akıllı prizler, internetten yönetilebilen priz grupları) ürün ailesini geliştirdik. Yine aynı grupta internet bazlı ortam izleme cihazları, IT sistem odaları ve mikro veri merkezi kabinlerinde kullanılan Internet tabanlı (IP) modüler yangın söndürme cihazları, IP tabanlı elektronik kilitler ve veri merkezi yönetim yazılımlarını geliştirdik.  

 

Defence Turkey: Canovate İleri Teknoloji, Türkiye’nin tüm kent ve kasabalarında hayata geçirilen “Kent Güvenlik ve Yönetim Sistemi” projesinde, Aselsan ve Havelsan’ın proje ortağı olarak yer aldı. Bu konudaki süreç, teknoloji, kabiliyetler ve mevcut durum hakkında bizleri bilgilendirebilir misiniz?

Can GÜR: Aselsan ve Havelsan’ın proje ortağı olarak “Kent Güvenlik ve Yönetim Sistemi” projesinde yer alıyoruz. Bilindiği üzere “Kent Güvenlik Yönetim Sistemi, tüm ülke çapında yaklaşık yetmiş bine ulaşan kamera sayısıyla son derece sofistike bir projedir. Kamera sistemleri gerek trafik gerekse asayişin düzeni konusunda son derece etkisi yüksek olan bir uygulamadır. Caydırıcı olduğu kadar, olayların aydınlatılması bakımından güvenlik kuvvetlerimize ve adli süreçlere katkısı büyüktür. Sistem 7-24-365 gün esasına göre çalışacak şekilde dizayn edilmiştir. Canovate olarak, kameraların üzerine monte edildiği “KGYS Kutusu” ya da “Saha Dolabı” adı verilen sistemleri ürettik. Bu sadece bir kutu değildir. Sistem, elektrik kesintileri de dikkate alınarak gerekli enerji donanımı, elde edilen görüntülerin kesintisiz ve hızlı olarak iletilmesi için swithler, diğer koruma devreleri ve aktif soğutma ünitelerinden oluşmaktadır. Ülkemizin en sıcak-kurak ve en yağışlı ve soğuk iklim şartlarında bile çalışacak şekilde dizayn edilerek üretimi gerçekleştirilmiştir. Bu sistemlerden yaklaşık 17 binin üzerinde üretim yapılıp teslim edilmiştir. Projenin bir diğer ayağı da saha montajıdır. Canovate olarak 23 ilde bu sistemlerin saha montajları işi büyük ölçüde tamamlanmıştır. Bazıları kullanıma verilmiştir ve bazılarında kabul testleri devam etmektedir. Devamında, hizmetin kesintisiz yürümesi için de Canovate olarak gerekli tedbirlerimizi almaktayız. Bu proje yaklaşık 600 milyon dolarlık portresi ile dünyadaki en geniş ve büyük MOBESE uygulamasıdır. Burada kazandığımız deneyimler ve referans ile Kuzey Irak KGYS sisteminin tüm ekipman ve cihazlarının ihalesini kazanmış bulunuyoruz. Yine, Suudi Arabistan, Latin Amerika ve Afrika’da bazı ülkelerin ihalelerine girmekteyiz.

Defence Turkey: Sınır güvenliği konseptinin daha da önem kazandığı günümüz coğrafyasında, Canovate Group’un diğer ürün ve kabiliyetleri nelerdir? Termal radar ve elektronik harp konusunda yürütülen programlar hakkında bizleri bilgilendirebilir misiniz?

Can GÜR: Türkiye’nin ilk elektro-optik radarı olan PanTher Radar’ı geliştirdik. Her türlü hava koşulunda 360 derece görüş açısıyla gözetleme yapan “PanTher Radar”, havalimanları, sınır güvenliği, boru hatları, kıyı emniyeti ve ormanların yangından korunması gibi geniş bir alanda kullanılmaya başlanmıştır. Ülkemizin ilk elektro-optik radarı yaklaşık 3 yıllık bir ARGE sonucunda, Canovate Group bünyesindeki Türk mühendisler tarafından geliştirilmiştir. Sistem tüm bu özellikleri ile askeri üslerde, hava alanlarında, özel güvenlik gereksinimi olan yerlerde, sınırlarda sınır hattı boyunca, limanlarda vb yerlerde kullanılmaktadır ve günümüzde kullanılan yüksek maliyetli radyo frekans tabanlı aktif radarlara alternatif bir çözümdür. PanTher Radar güvenlik ve gözetim ihtiyacı bulunan her yere adapte edilebilir. Özellikle uzun/kısa menzilli radarlar ve CCTV sistemlerinin yerine, bu sistem kolaylıkla kullanılabilmektedir. Hali hazırda, ülkemiz hava limanlarında ve sınır hatlarında güvenlik ve gözetleme sistemleri kurulmaktadır. Önerdiğimiz Canovate PanTher Radar sistemi, tüm bu sistemler için ithal edilen ürünlerin yerine kullanılabilecek, uygun maliyetli ve yüksek performanslı bir çözüm sunmaktadır. Güncel olarak güvenlik ve gözetim sistemlerinde, yüksek maliyetli uzun/orta/kısa menzilli RF radarlar, ptz ip cctv sistemleri ve ptz ip termal sistemler vd kullanılmaktadır. PanTher Radarı ise, tüm bu sistemlerin yaptığı işi, tek başına yapmaktadır. Özetle, Canovate PanTher Termal Radar sistemi, konulduğu sahada 360 derece görüntüyü tarıyor. Kamera açısına bağlı olarak dikeyde de 25-35 derecelik bir görüş alanı sağlıyor. Taradığı alanda termal iz ya da hareket algıladığında “alarm” veriyor. İstendiğinde olay noktası zoomlanabilmektedir. PanTher Termal Radar’da, benzerlerinden farklı olarak, lazer aydınlatma ve mesafe ölçme, yüksek çözünürlüklü zoomlu gündüz kamerası ekleme imkanları mevcuttur. Bunun yanında özellikle orman yangınları ile mücadele anlamında duman algılama gibi algoritmalar üzerinde çalışmaktayız. Gene bu tip ihtiyaçlara katkı sunmak için Termal Radara nem, sıcaklık, rüzgâr ve hava basıncı değerlerini ölçen sensörler de ekliyoruz. Canovate olarak ürettiğimiz mini data center ile birlikte belirli bölgedeki pek çok termal radar ünitesini merkezi olarak izleme imkânı da mevcuttur. Bu konuda, bir ARGE projemiz yürütülmektedir. Yukarıda geliştirdiğimiz yerli ve milli ürün ailemiz ile SSB, Canovate’i Türkiye’deki zırhlı araçlara takılacak “360 derece durumsal farkındalık sistemi” ihalesine davet etmiştir.

Defence Turkey: Geçtiğimiz dönemde, Canovate İngiltere’de British Aerospace ortaklığı ile kurulan ve 40 yıllık bir çelik yelek ve balistik üretim deneyimi ve sertifikasyonlarına sahip firmayı satın alarak Türkiye’ye taşıdı. Bu yeni tesis üretime başladı mı? Fabrika hangi konularda ağırlıklı olarak üretim yapacak? Balistik konusunda rekabetçi global pazarlarda da fark yaratacak “niche” ürün kabiliyetleriniz var mı?

Can GÜR:İngiltere Manchester’daki Armourshield, Amerikan ve İngiliz ordusuna 42 yıl çelik yelek sağlayan (Afganistan’da mevcut birlikler gibi) bir fabrikaydı. Canovate olarak, İngiltere Manchester’daki Armourshield fabrikasını sahip olduğu know-how ve ekipmanları ile satın aldık. Armourshield fabrikasındaki üretim bandını Çekmeköy’deki fabrikamızın içine kurduk. Yurtdışı sertifikalarının yanı sıra, yurtiçinden de gerekli sertifikaların alımını gerçekleştirdik.  Balistik yatırımlarımız, halen devam etmektedir. Bu ayın sonunda, yeni bir otoklavımız tesislerimize monte edilerek üretime geçecektir. İlk etapta, Çelik Yelek olarak bilinen ürünler üretmekteyiz. Soft Balistik olarak bilinen esnek kumaşlardan –Aramid, UHDMWPE Polietilen- değişik kombinezonlarda üretim yapıyoruz. Bu şekilde enerji yutma değeri artırılmış ve maliyeti %50’lere varan düşüm sağlayan ARGE çalışmalarımız devam ediyor. Soft balistik koruyucularda en önemli özelliklerden birisi de Travma Çukurudur. Bu değeri ciddi biçimde azaltan Travma Kalkanı opsiyonumuz da müşterilerimize sunulmaktadır. Bunun yanında, Alüminyum Oksit, Silisyum Karbür ve Bor Karbür kullanılarak üretilen Sert Balistik koruyucu plakalar da üretmekteyiz. Bu konuda da ağırlığı azaltmak, maliyeti düşürmek ve yerlilik oranını artırmak için ARGE çalışmalarımıza devam ediyoruz. Tek seferde açılabilen “Quick Release” mekanizmalı yelek ve özellikle deniz operasyonları dikkate alınarak “Yüzebilen Yelek” sistemleri niş ürünlerimiz arasındadır. Balistik konusunda, üretimini yaptığımız konteyner datacenter’lardan, istendiğinde zırhlı imalatını da yapıyoruz. Ayrıca, araç zırhlama ve zırhlı kabinet üretimi de potansiyel işler olarak önümüzde durmaktadır.

 

Defence Turkey: IHA ve Drone konusundaki çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?

Can GÜR: İnsansız hava araçlarının günümüzde pek çok alanda kullanımı artmıştır. CanAero firmamız, bu sahada hizmet vermek için kurulmuştur. Günümüzde, Silahlı Kuvvetlerimize askeri amaçlı drone montajı yapmaktayız. Bu konuda, 5-6 kg geçmeyen ama menzili, irtifası ve havada kalış süreleri artırılmış drone’lar üzerinde çalışmaktayız. Geliştirmekte olduğumuz “örümcek” ve “ahtapot” drone’ları askeri ve endüstriyel alanda kullanmayı planlıyoruz. Örneğin, faydalı yükünü istenen yere bırakıp, otonom geri dönen, engelleri erken görerek ara manevralar yapabilen son derece hafif sistemler üzerinde çalışmaktayız. Bu sistemler, orman yangınlarında, ilk yardımda, sınır ve yakın çevre güvenliğinde, havadan zirai ilaç ve tohum atma gibi akıllı tarım uygulamalarında kullanılacaktır. Askeri olarak görüntü alma, ilk yardım ve malzeme nakli, KBRN dezenfektasyon spreyi ve hedefe bırak kaç gibi uygulamalarda kullanılmaktadır. Tabii bu uygulamaların gerekli sensörlerle donatılmış ve yazılımları da gerekli algoritmaları da yerli olarak üretilmiş olması güvenlik bakımından önemli unsurlardır.

Defence Turkey: Canovate ve Can GÜR olarak ARGE’ye verdiğiniz önem bugüne dek yapmış olduğunuz çalışmalar ve başarılarla aşikâr görünüyor. Bu kapsamda savunma alanında yeni vizyonunuz, arge hedefleriniz nelerdir?  Sektörün ihtiyacı olan kritik teknolojilerin yerli imkanlarla geliştirilmesi konusunda planlarınız nelerdir? Hangi alanlara yönelik olarak çalışmalar yürütüyorsunuz?

 

Can GÜR: Nesnelerin İnterneti (IoT), Endüstri 4.0, çelik yelekler, Dron’lar, elektro optik radarlar, terahertz yolcu görüntüleme sistemleri, Kent Güvenlik ve Yönetim Sistemi, e-Tarım uygulamaları dahil sahip olduğumuz birikim ve tecrübeye paralel olarak, savunma sanayimizin ihtiyacı olan kritik teknolojilere yerli imkanlarla katkı sağmayı sürdüreceğiz.

 

Defence Turkey: 72 ülkeye ihracat yapan, bazı pazarları lider konumda domine eden bir firma olarak savunma sanayi ürünleriniz ve kabiliyetlerinizin ihracatı konusundaki çalışmalarınız ve hedefleriniz nelerdir? Bu konuda yürütülen projeler var mıdır?

 

Can GÜR: Canovate Grup firmaları, geliştirdiği ve ürettiği tüm ürünleri, sadece iç pazar için değil, küresel pazarlara ihracat yapma hedefiyle geliştirmekte ve üretmektedir. Bu bağlamda halen, Canovate Elektronik kapasitesinin %70 oranında ihracata çalışan bir firma olarak, ürünlerini 4 kıta ve 72 ülkeye ihraç etmektedir. Yine aynı şekilde geliştirdiğimiz Türkiye’nin ilk elektro-optik radarı olan PanTher Radar, TÜBİTAK iş birliği ile ürettiğimiz Terahertz görüntüleme sistemleri, TÜBİTAK iş birliği ile KBRN dezenfektasyon kimyasalları ve drone’ları, çelik yelekler, Nesnelerin İnterneti (IoT) ürün ailesi gibi ürünlerimizi ağırlıklı olarak yurtdışına ihraç etmeyi hedefliyoruz. 14.Uluslararası Savunma Sanayii IDEF Fuarı’na, 30 Nisan- 3 Mayıs 2019 tarihleri arasında katılarak, ürünlerimizi sergileyeceğiz.

 

Defence Turkey: Son olarak okuyucularımıza iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

Can GÜR: Türkiye olarak, savunma sanayisinde bundan sonra yapılması gerekenler, uzay ve havacılıkta kendi uydularımızın, kendi savaş ve sürü drone’larımızın, sabit kanatlı uçaklarımızın, insansız otonom zıhlı araç ve bombalı robotlarımızın, casus vitol ve drone’larımızın, orta ve uzun menzilli füzelerin geliştirilmesidir. Canovate Grup olarak biz de veri merkezleri ve fiber optik ürünlerdeki yıllardır sahip olduğumuz birikimlerimizi ve tecrübelerimizi, savunma sanayimize aktarmaya devam edeceğiz.