EN TR

Röportaj

Canovate Grup, Rotasını Savunma Sanayi Projelerine Çevirdi

Ar&Ge ve inovasyon odaklı global bir şirketler grubu olan, yüzde 100 Türk markası Canovate Grup, veri merkezi ve fiber optik sistemlerindeki teknolojisi ve uçtan uça ürün portföyü ile dünyanın ilk 10 markası arasında yer alıyor. Canovate Grup, 40 yıldır Ar-Ge ve inovasyon da sahip olduğu bilgi birikimi ve tecrübesini savunma sanayi projelerine aktarmayı hedefliyor 40 yıldır sahip olduğu bilgi birikimi ve tecrübeyi, ülke güvenliği konusundaki projelere aktarmayı hedefleyen Canovate Group Türkiye’nin sınır güvenliği projelerinde kullanılabilecek teknolojilere önemli yatırımlar yaparken, bu kapsamda, sınır hattı boyunca, hava alanlarında, özel güvenlik gereksinimi olan yerlerde, limanlarda vb. yerlerde kullanılmak üzere 3 yıllık bir Ar-Ge çalışmasının sonucunda Türkiye’nin ilk elektro-optik radarı olan “PanTher Radar” ürününü ortaya çıkardı. Benzer şekilde kritik tesislerin korunmasına ve gözetlenmesine yönelik olarak geliştirilen renkli gece görüş kamerası “Dragon Fly” ve TÜBİTAK 1501 desteği ile geliştirilen 360 derece panoramik gözlem imkânı sağlayan “Aynalı Termal Radar’’ da ülkenin güvenliği kapsamında kullanılabilecek elektro-optik ürünleri içerisinde yer alıyor. Çevre güvenliği ve tesis güvenliği için gerekli ve tamamlayıcı sistemlerden oluşan toprak altı akustik algılayıcılar, akustik yer tespit cihazları, Terahertz görüntüleme sistemleri teknolojilerine yönelik çalışmalarıyla İstanbul Çekmeköy’deki fabrikası içerisinde yer alan Ar-Ge merkezinde yürütüyor. 40 yıllık Ar-Ge tecrübesiyle kabiliyetlerini savunma sanayiye aktarmayı ve ülkeye borcunu bu şekilde ödemenin gururunu yaşayan şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Can GÜR ile tüm bu başarılarını ilk ağızdan sizler için dinledik ve keyifli bir sohbet gerçekleştirdik

Issue 90

Defence Turkey: Öncelikli olarak, “fiberoptik altyapıları”, komple “veri merkezleri” çözümleriyle, teknoloji ve ürün portföyü bazında dünyadaki ilk 10 global firma arasına girme başarısını gösteren Canovate ‘nin yapısı, kurulduğu günden bu yana gelişimi hakkında bizleri bilgilendirebilir misiniz?

Can GÜR: 1975 yılında ODTÜ Fizik, bir yıl sonra Elektronik Mühendisliği’ni bitirdikten sonra, İngiltere’de Elektronik Mühendisliği yüksek lisansını tamamlayarak, ülkeme döndüm. Ardından, Gölcük Tersanesi Araştırma Başmühendisliğinde askerlik hizmetimi Ar-Ge mühendisi olarak yaptım ve burada radar, sonar, atış kontrol sistemlerinin elektronik kartlarının yeniden yapılmasını sağlayan ekibin içinde yer aldım. Bazı işlerin ne kadar stratejik önem taşıdığına o yıllarda yakından şahit oldum. 1979 yılında, benim gibi mühendis olan kardeşim Özcan GÜR ile birlikte şirketimizi kurduk. Şirketimizi kurduktan sonra, dünyada ilk kez ‘dijital reaktif güç faktörü ölçüm cihazını’ geliştirdik. Bu ürünümüz, ‘Europe Electronic Product News’ dergisine Türkiye’den ilk ürün olarak kayda geçildi. Bu üründen çok talep aldık ve 60 ülkeye ihracat yapmaya başladık. Çünkü ürünümüz, analog eski tip cihazlara göre üçte bir oranında daha ekonomikti ve dijital teknolojisi nedeniyle çok daha hassas ölçüm kabiliyeti mevcuttu. 1986 yılına geldiğimizde, yurtdışındaki elektronik bileşenler konusundaki firmaların Türkiye distribütörlüğünü yapmaya başladık. 1996’da kapatılan Alcatel Teletaş’ın Ümraniye tesislerini çalışanlarıyla beraber devir aldık, hedefimiz yerli sanayinin üretimine devam etmesiydi. Türk Telekom’a 4,5 milyon abone kapasitesinde dijital santraller, radyo-linkler ve ankesörlü telefonlar üretmeye başladık. Ancak 2001 krizinde, Türk Telekom’un sabit hatlı telefon santrallerinin alımını durdurması, pazarımızın büyük bölümünü kaybetmemize neden oldu. O tarihte, kendi özgün ürünlerimizi geliştirme ve üretme kararını aldık. Firmamıza, iki kor teknoloji konusunu seçtik. Bunlardan bir tanesi (data center) veri merkezleriydi. Diğeri, fiber optik altyapı sistemleriydi. Bunların gelecek 25 yıla hâkim teknolojiler olacağını öngörerek, bu alanda kendi özgün ürünlerimizin dizayn, tasarım, geliştirme ve üretimine karar verdik. 2001’den günümüze Ar-Ge’ye 25 milyon doların üzerinde yatırım yaptık. Kısaca, 1979’da sıfır sermaye ile kurduğumuz şirketimiz; bugün teknoloji ve portföy olarak veri merkezinde dünyadaki 6, fiber optikte dünyadaki 8 global firmadan bir tanesidir. Dünyanın ilk 10 global markası arasında yer almayı başarmış durumdayız, birçok ülkede ofisimiz ve temsilciliklerimiz var, 4 kıtada 72 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Veri merkezlerimizi Avusturya, Danimarka, İspanya, Suudi Arabistan, Umman, Filipinler, Nijerya, Etiyopya, Sudan gibi birçok ülkeye ihraç ediyoruz. Uçtan uça fiber optik ürünlerimizi, Almanya, Fransa, Hollanda, Amerika, Şili, Suudi Arabistan, Etiyopya, Endonezya, Fas, Cezayir gibi birçok ülkeye ihraç etmeyi sürdürüyoruz. Sektörümüzde UL, ETL, CSA, DELTA, GOST, CE, TUV, TSE, ISO 9001, ISO 14001, OHSAS 180001, ISO 27001 olduğu uluslararası sertifikalara sahibiz. Bugün global pazarlarda elde ettiğimiz başarıda, yönetim kurulu başkan yardımcımız oğlum Cem GÜR’ün katkısı büyük. Veri merkezi (data center) ve fiber optik ARGE çalışmalarını yürüten ve yönlendiren Cem beyin, dünyanın dört bir yanına yaptığımız satış ve pazarlama çalışmalarına yoğun emekleri bulunuyor. Aynı zamanda Avrupa Patent Mahkemelerinde Avrupa’da dünyanın en ileri gelen rakip marka tarafından açılmış olan patent davasıyla, Cem beyin 1,5 yıl süren hukuki mücadelesi sonucu, Avrupa Patent Mahkemelerinde milyon dolarlık patent davasını kazanan ilk %100 Türk sermayeli yüksek teknoloji markası biziz. Kısaca, Canovate Group Dünya’nın sayılı ARGE ve inovasyon odaklı firmalarından birisidir. %100 Türk firması olarak, bilişim, telekom, savunma sanayi, balistik sistemler, elektro-optik sistemler, ısıtma/soğutma alanlarında birçok ARGE projesini yaparak, ileri teknoloji ürünleri geliştirmeye devam ediyoruz. Ben, 40 yılı aşan meslek hayatımda, ilk günden itibaren, kazandığımı ARGE ve inovasyona yatırıyorum. Bugün global pazarlarda elde ettiğimiz başarıda, ARGE ve inovasyona yaptığımız yatırımların ne kadar önemli olduğunu daima görmekteyiz. İstanbul Çekmeköy’de 30 bin metrekare alan üzerinde 100’ü aşan mühendis ekibimiz ve (tüm grubun bünyesindeki) binin üzerinde çalışanımız ile faaliyet gösterdiğimiz alanlarda yüksek teknoloji ürünlerini geliştirip, üretimini yapmaya devam ediyoruz.