EN TR

Makale

CTech Helikopter SatCom Haberleşme Sistemleri Taktik Sahada Fark Yaratmaya Hazırlanıyor

Issue 102

Helikopterler tarihte çok eskiden beri çeşitli şekillerde karşımıza çıkıyor olsa da 1900’lü yılların başından beri havacılık sektöründe hem sivil hemde askeri alanda kullanımı artmaya başlamıştır.  II. Dünya savaşının hemen ardından ise özellikle sivil alanda helikopterlerin kullanılmaya başladığını görüyoruz.

Türkiye’de ise ordumuzun ayrılmaz bir parçası olan helikopterler, başlangıçta tamamen yabancı ülkelerden ithal edilmekteydi. Türkiye, T129 ATAK ile başlayan ve T625 GÖKBEY ile devam eden süreçte artık ATAK-II ile yerli ve milli helikopterlerini üretmeyi hedeflemektedir.

Helikopterlerin kendine özgün birçok zorluğu bulunmaktadır. Pilotun iş yükünün çok yoğun olması, rüzgâr etkileri, bakım zorlukları, yere nispeten yakın uçuş nedeniyle ile arazinin getirdiği zorluklar, meteorolojik koşullar (sis, güneş parlaması vb.) bunlara arasında sayılabilir. Bunlara eklenebilecek önemli bir unsurda haberleşme kabiliyetinin helikopterlerde çok güç olmasıdır.  Özellikle de helikopterlerde sıkça kullanılan HF radyo sistemlerinin, hem HF’in doğası gereği kısa mesafeli oluşu hem de coğrafi engellerden dolayı sürekli iletişim sağlayamaması önemli bir sorundur. Aynı zorluklar görüş hattı (Line Of Sight) sistemleri içinde geçerlidir. Bu zorluklara rağmen, yüksek veri hızı ile kesintisiz iletişim, helikopter’de öncelikle pilotların can güvenliğinin sağlanması ve bununla birlikte planlanmış operasyonların başarıyla gerçekleşmesini sağlayacak önemli bir kabiliyet arttırımı olacaktır.

Bahsi geçen çeşitli haberleşme metodları arasında çok yakın zamana kadar uydu haberleşme sistemleri yer almamaktaydı. Sınırlı sayıda firma ve ülkenin bu konu ile ilgilendiğini, fakat halihazırda ticari başarıyı yakalamış bir ürün bulunmadığını görmekteyiz. Helikopterlerde uydu haberleşme imkanlarının kullanılmamasının geri planında tabi birçok sebebi bulunmaktadır. Öncelikle helikopter pallerinin uydu bakış açısını sürekli kesiyor olması, helikopterlerde uygun yerleşim yerinin bulunamaması ve ilaveten özellikle askeri helikopterlerde çok zor şartlarda sistemin çalışmak zorunda olması ana sebeplerin başında gelmektedir.

Bir uydu haberleşme sistemi 3 ana öğeden meydana gelmektedir. Bunlar helikopterde yer alacak uydu anteni ve modem sistemi, uydunun kendisi ve helikopterden uyduya gönderilecek veriyi yerde alarak kullanıcıya veya komuta kontrol merkezine iletecek uydu yer anteni ve modeminden meydana gelmektedir.  Özellikle helikopterde kulanılacak sistemlerin tüm askeri sistemlerde beklendiği gibi olabildiğince küçük, düşük profilli, az güç tüketen ve zor çevresel koşullara dayanıklı olması gerekmektedir. Kullanılan uydu anteninin de her türlü helikopter manevrasında uyduya bakış açısını kaybetmeden yüksek keskinlikte uyduyu takip etmesi de gerekmektedir. Ve hepsinden önemlisi, uydu haberleşme modeminde helikopter pal sinyal kesici etkisini bertaraf edecek özel bir dalga şekli kullanılması gerekir. İşte bu özel dalga şeklinin olmayışı bugüne kadar bu alanda uydu haberleşme sistemlerinin kullanılmamasının en önemli sebebidir.

Şekil 1: Örnek Helikopter Uydu Haberleşme Senaryosu

CTech, hava platformlarından, İHA’lar için başarıyla ürünleştirdiği askeri uydu haberleşme sistemlerini bugün helikopterler için yaptığı geliştirme çalışmaları ile devam etmektedir. Dünya’da sadece birkaç firma ve ülke tarafından üretilen ve çok az sayıda ülkenin sahip olduğu bu teknoloji ile helikopterlerimize geniş band uydu iletişimi imkânı sağlanabilecektir. Çok az sayıda uygulamasını gördüğümüz bu alanda, sadece birkaç Apache ve Chinook helikopterinde İsrail menşeli sistemler bulunmaktadır.

CTech tamamen yerli ve milli olarak geliştirdiği  bu özgün dalga şekli ile bu konuda kesin bir çözüm sağlamış ve helikopter palinin bozucu etkisini tamamen bertaraf etmiştir. 2020 yılında TUSAŞ tesislerinde T129 ATAK helikopteri ile yapılan testlerde, geniş bant uydu haberleşme sistemi aracılığı ile HD kalitede görüntünün helikopterden alınarak komuta kontrol merkezine aktarılabilmesi sağlanmıştır.

Tasarlanan sistemin ATAK-2, T129 ATAK ve Genel Maksat Helikopteri vb sivil ve askeri helikopterlerimizde kullanılması ile hem “Ağ Destekli Harekât ve Komuta Kontrol” konseptine hem de “Görev Kontrol (Mission Command)” konseptine uygun olarak helikopterlerimiz ile kesintisiz iletişim sağlanacaktır. Bu sayede sürekli komuta kontrolün esnek ve operasyon alanından uzakta sağlanabilmesi, V.I.P devlet yetkililerinin ulaşımında kesintisiz ve geniş bant iletişimin sürekliliği, konum bilgisi, gerçek zamanlı iki yönlü video aktarımı, helikopter üzerindeki tüm alt sistemlerin durum bilgilerinin gerçek zamanlı takibi, bu durum bilgisine bağlı olarak helikopter operasyondan dönerken yerde hızlı yedek parça sağlanması, tek pilotlu uçuş halinde iken yer birimlerinden destek, uçuş sırasında gerçek zamanlı veriler ile simülasyon ve eğitim, otonom uçuşa elverişlilik ve her şeyden evvel geleceğin ordusuna ve bilgi odaklı devlet yönetimine uygun bir  sistem elde edilecektir.

Bu üstün kabiliyetlere ilave edilmesi gereken bir başka unsurda, birlikte çalışabilirliktir. CTech uydu haberleşme sistemleri ile donatılmış İHA’lar ve helikopterlerimiz birlikte operasyon yapabilecek kabiliyete ulaşacaktır, Bu birliktelik benzer sistemlere sahip kara araçları ile de sağlanabilecektir. İHA’ların sağladığı geniş alan gözleme kabiliyetinden yararlanacak helikopterler, taktik sahada çok daha etkili operasyonlar yapabilecektir.

CTech’in geliştirdiği “Helikopter Uydu Haberleşme Sistemleri” muharebe alanında TSK’ya sınıf atlatacak önemli bir kabiliyet kazandıracaktır. Öte yandan uydu gibi stratejik ve ufuk ötesi bir iletişim imkanının tamamen güvenilir bir şekilde devletin tüm yetkili kurumlarının kullanımına sunulması da Türkiye için çok önemli bir kazanım olacaktır. CTech bu kapsamda devletimizin ihtiyaçlarını karşılamak için tüm imkanlarıyla çalışmaya devam etmektedir.

NOT: Bu Makale CTECH firması tarafından, Defence Turkey Dergisi 102.sayısı için özel olarak hazırlanmıştır.