EN TR

Makale

F-4 Phantom-II Dünya ve Türkiye`deki Uçuş Rotası

Issue 98

Phantom'un hikayesi 1952'de David S. Lewis'in McDonnell Douglas (MDD)'ın şef dizayn müdürü olarak atanması ile başlar. Kurduğu ekip ile Amerika Deniz Kuvvetleri'nin istediği yeni uçak modeli için çalışmaya başlarlar. Uçak supersonic saldırı avcı uçağı olacaktır. MDD mevcut F3H Demon modelinden yola çıkarak “Super Demon” projesine başlar. Rakipleri Grumman XF9F-9 ve Vought XF8U-1 Cruseider istenen supersonic avcı uçağı özelliklerini karşılıyordu. Bunun üzerine 1954’te daha gelişmiş YAH-1 projesine başlarlar. Planlanan dizayn kriterleri; Tek koltuklu, her hava şartında görev yapabilecek bir av/bombardıman uçağını tanımlıyordu. Proje bu isterler için başlatıldı ama 29 Mayıs 1955’te Donanma tarafından firmaya yeni isterler iletildi. Her şey bir anda değişmişti. Artık Donanma iki koltuklu filonun savunması için 300 mil mesafede 2 saat CAP (Combat Air Patrol) yapabilecek, düşman uçaklarını tespit edip onları ateş altına alabilecek bir uçak istiyordu.

YAH-1 projesi elden geçirilip ikinci mürettebat eklenip gövde içindeki top iptal edilmiş ve dört adet yarı-aktif güdümlü füzeyi gövde altında taşıyacak hale getirilir. Motor olarak MDD'nin F-101 Voodoo uçağında olduğu gibi General Elektric J79 seçilir. Voodoo'da olduğu gibi iki motorda gövdenin alt tarafına konularak yakıt kapasitesinin arttırılması amaçlanmıştır. Yapılan bu değişikler ile ilk XF4H-1 prototipi ortaya çıkar. Donanma 25 Temmuz 1955’te iki adet XF4H-1 test uçağı ve beş adet YF4H-1 seri üretim öncesi uçak sipariş eder. İlk test uçağı 27 Mayıs 1958'de test pilotu Robert C. Little kontrolünde ilk uçuşunu yapar. Uçağın ismi olarak MDD'nin ürettiği ilk jet uçağı FH-1 Phantom'u onurlandırmak için 3 Temmuz 1959'da fabrikanın kuruluşunun 20’nci yılı etkinliklerinde resmi olarak Phantom II ismi verilir. F4H-1 Amerikan Donanması'nda hizmete girer. Amerikan Hava Kuvvetleri'nin de yeni bir uçağa ihtiyacı vardır. Savunma Bakanı Robert McNamara ordunun tüm havacılık kollarında (Hava, Deniz ve Deniz Piyade) aynı uçağın kullanılmasını istemektedir. Donanma önleme görevleri için Phantom'u isterken, Hava Kuvvetleri av/bombardıman görevi için istemektedir. Donanma için üretilen Phantom Hava Kuvvetleri'nin Convair F-106'sından daha başarılı bulunur ve Hava Kuvvetleri tarafından da seçilir. Başta F-110A (sonradan F-4C) olarak adlandırılır. F4H ismi de F-4'e dönüşür. F-4A (sonradan F-4B) Donanma için F-4C Hava Kuvvetleri için üretilmeye başlanır. F-4C 27 Mayıs 1963’te Mach 2 hızını geçerek ilk uçuşunu yapar.

Donanma'nın gerçek manada kullandığı ilk Phantom modeli F-4B olmuştur. 1961'de hem Donanma hem de Deniz Piyadeleri F-4B'leri envantere almaya başlamıştır. Uçak J79-GE-8 turbojet motorları, AN/APQ-72 radarı, AAA-4 infra-red arama / takip podu ve AN/AJB-3 bombalama sistemi ile donatılmıştır. 649 tane F-4B üretilmiştir. İlerleyen yıllarda bu model F-4J ile değiştirilmeye başlandı. 1966 – 1972 yılları arasında 552 tanesi teslim edildi. Uçakta bulunan AN/AWG-10 atış kontrol sistemi ile “Look-Down / Shoot-Down” kabiliyetine sahip operasyonel ilk uçak olur. Eldeki 288 F-4B, F-4N standardına çıkarılır.

F-4B Phantom II'ler 5 Ağustos 1964’te bombardıman eskortu görevi ile Vietnam'a gider. 9 Nisan 1965’te Phantom II ilk hava zaferini kazanır. Savaş sırasında Donanma Phantom'ları 40 hava zaferi kazanmış buna karşılık 73 Phantom kaybedilmiştir. Bunların 7'si hava-hava muharebesinde kalanıysa uçaksavarlar tarafından düşürülmüştür. 1987'de Donanma Phantom'ları aktif görevden çeker. 2004'e kadar hedef dronu (QF-4) olarak kullanmaya devam eder. 

Hava Kuvvetleri F-4C'leri Aralık 1964’te Vietnama intikal eder. 10 Temmuz 1965’te ilk hava-hava zaferini Mig-17 düşürerek kazanır. 1962 yılında, Hava Kuvvetleri elindeki RF-101 keşif uçaklarını değiştirmek ister. Mevcut F-4C gövdesi kullanılarak RF-4C üretilir. Burun kısmı tekrar dizayn edilerek 33 inch uzatılır. Uçağa AN/APQ-99 yeryüzü takip ve haritalama radarı takılır. Buruna keşif görev yükü olarak KS-87 ileri dönük kamera, bir çift yanlara bakacak şekilde KS-87 ve dikey panoramik KS-56 kamerası takılır. Uçağın kötü hava şartlarında ve gece yapacağı görevler için AN/APQ-102 side-looking radar ve AN/AAS-18A infra-red keşif sistemi eklenmiştir. RF-4C Mayıs 1964’te ilk uçuşunu yapar. 1971 yılında Alman Hava Kuvvetleri'nin siparişi üzerine RF-4C burunu ve F-4E gövdesi birleştirilerek RF-4E üretilir. Bu model sadece yabancı hava kuvvetleri tarafından kullanılır. Amerikan Hava Kuvvetleri envanterine girmez.

1967'de F-4D modeli hizmete alınır. C modeli Donanma B'leri ile neredeyse aynı uçaklardı. D'ler ise Hava Kuvvetleri'nin ihtiyaçları için yapılmış ilk modeldi. Vietnam'daki tecrübeler ışığında D modellerinde güncellemeler yapıldı. Uçak SUU-16/A ve SUU-23/A 20mm top podu taşıyabiliyordu. Yeni optik nişangah, otomatik silah atış bilgisayarı eklenerek atış hassasiyeti arttırılmıştır. Ayrıca ilk defa “Akıllı Bomba” kullanmaya başlandı. Pave Knife hedefleme podu ile lazer güdümlü bomba atma kabiliyeti kazandırıldı.

50'lerin sonu 60'ların başında uçakların top ile birbirini düşürdüğü dönemin kapandığı düşünülmeye başlandı. Bunun sebebi yeni çıkan radarların ve havadan havaya füzelerin topun yerini alacağına, düşmana yaklaşmadan 10-15 mil mesafeden füze ile rakibin vurulacağına olan inançtı. Phantom II bu teori üzerine inşa edilmişti. Vietnam savaşında bu teori maalesef çuvalladı. Kullanılan radar ve füzelerin performansı istenilen seviyede değildi. Yakın mesafede angajman için hala topa ihtiyaç vardı. F-4D'lerde kullanılan top podları ile bu eksiklik giderilmeye çalışılmış ama istenilen isabet oranı sağlanamamaktaydı. Gövde içine yerleşik top ihtiyacı üzerine F-4E dizayn edilmeye başlandı. RF-4C ile uzatılan burundan yola çıkılarak, burun altına M61-A1 20mm gatling topu yerleştirildi. Top ve cephanenin ağırlığı uçağın ağırlık merkezini öne kaydırmıştı. Bunu düzeltmek için gövdenin arkasına yedinci yakıt deposu eklenir. Radar tamamen yeni AN/APQ-120 ile değiştirilir. Artan ağırlığın performansı etkilememesi için daha güçlü J79-GE-17 motorları takılır. Her biri 17900 libre itiş gücüne sahiptir. F-4E'lerin Block 48 modelleri ile birlikte uçağın manevra kabiliyetini arttırmak için hücum kenarı manevra slatları eklenir. 1996 yılında Amerikan Hava Kuvvetleri F-4'leri aktif görevden çeker. Tıpkı Donanma gibi 1 Ocak 2017 tarihine kadar hedef dronu olarak kullanmaya devam eder.

Uluslararası F/RF-4 Phantom II Kullanıcıları

Almanya

1960'lı yıllarda F-104G Starfighter, NATO ve Luftwaffe (Alman Hava Kuvvetleri)'nin standart uçağı olmuştu. 70'lerin başına gelindiğinde F-104G ihtiyaçları karşılamakta zorlanmaya başlamıştı. Luftwaffe ihtiyacı için her hava şartında uçabilecek, yüksek performanslı, güvenilir ve hızlıca hizmete alabileceği bir uçak istiyordu. F-104G'lerde yaşadığı yüksek kayıplar nedeniyle çift motorlu bir uçak arayışına girdiler. Önce 1969 yılında 88 adet RF-4E siparişi veren Almanya daha sonra 24 Haziran 1971 tarihinde 175 adet F-4F Phantom II siparişi vermişti. Bu anlaşma ile Messerschmitt-Bölkow-Blohm (MBB) firması F-4F'ler için parça üretirken MTU firması 448 adet J79-GE/MTU-17A motorunun üretimini yapacaktı. Luftwaffe için özel olarak üretilen F-4F'ler her ne kadar F-4E'nin bir versiyonu olsa da aralarında ciddi farklar vardı. Bunlar, gövdedeki yedi numaralı yakıt deposu yerine hidrolik basınç sistemi için APU (Yardımcı güç kaynağı) konulmuştur, yatay stabilize non-slotted model ile değiştirilmişti. Radar APQ-120 [V5] versiyonuydu ve AIM-7 Sparrow füzelerini desteklemiyordu.

90'ların başında 113 adet F-4F'i modernize etmeye karar veren Almanya ICE (Improved Combat Effiency) programını başlattı. Yapılan modernizasyon ile uçaklara AN/APG-65Y radarı, AIM-120 AMRAAM füzesi atma kabiliyeti, Honeywell lazer INS seyrüsefer sistemi, GEC Marconi görev bilgisayarı ve MFD (Multi-Function Display) ekranları eklendi. 2013 yılında Almanya F-4F'lerini emekli etti.

Avustralya

1960'lı yıllarda McDonnel Douglas firması Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAAF) için özel bir F-4C modeli teklif etti. F-4C J79 yerine Fransız SENCMA Atar 9 turbojet motoru ile güçlendirilecekti. Atar 9 o sıralarda Avustralya envanterinde uçan Dassault Mirage III uçaklarının da motoruydu. Bu teklife sıcak bakmayan RAAF General Dynamics F-111C almaya karar verdi. Değişken geometrili kanat yapısına sahip F-111C'nin geliştirme sürecinde karşılaşılan problemler ve yaşanan gecikmeler neticesinde Mayıs 1970’te ilk uçağın tesliminin 1974’ten önce olmayacağı belli olmuştu. F-111C teslim alınana kadar filosunda bulunan ve iyice yaşlanmış olan Canberra B.20 bombardıman uçaklarının yerine Amerika Hava Kuvvetlerinden (USAF) ödünç olarak F-4E almak için anlaşmaya vardılar. USAF için üretilen 24 adet uçak RAAF'a verildi. Peace Reef programı 22 Haziran 1970’te imzalandı. Eylül ve Ekim ayları arasında 24 uçakta Avustralya'ya teslim edildi.

1972 yılında F-111C'ler beklenenden önce teslim alınmaya başlandı. Bunun üzerine peyderpey F-4E'ler Amerika'ya geri gönderilmeye başladı. Son RAAF F-4E 21 Haziran 1973’te Amerika'ya geri döndü. Bu üç yıllık hizmeti sırasında tek bir kırım yaşandı. 69-7203 kuyruk numaralı uçak 16 Haziran 1971 tarihinde gece bombardıman eğitimi sırasında düştü. Geri dönen uçaklardan 21 adeti F-4G'ye çevrildi ve düşman hava savunmasını bastırma görevinde kullanıldılar.

Güney Kore

Peace Spectator programı ile 1968'de 18 adet F-4D almıştır. İlerleyen dönemde toplamda 92 F-4D teslim alan Kore Hava Kuvvetleri 37 yeni üretim F-4E sipariş vermiş ve bu uçakları 1978'de teslim almaya başlamıştır. 1990'da 23 RF-4C'yi Amerikan Hava Kuvvetleri'nden devir almıştır. RF-4C'ler hizmetten çıkmış, az sayıda F-4E hala aktif görevdedir.

İngiltere        

Temmuz 1964'de Kraliyet Donanması uçak gemilerinde kullanılmak üzere iki adet F-4K (FG.1) prototipi sipariş verir. F-4J modeli temel alınarak geliştirilen uçağa J79'dan daha güçlü olan Rolls Royce Spey turbofan motorları takılmasına karar verilir. Böylece İngiliz uçak gemilerinin daha kısa pistlerinden kalkabilecektir. Spey motorları kalkışta performans artışı sağladığı kadar yakıt tüketimini de düşürecekti. Yeni motorların Phantom'a takılması yapısal olarak büyük değişikliklere neden oldu. Gövde ve hava alıkları genişletildi. Bu değişikler daha fazla sürtünmeye neden olduğu için başta beklenen performans artışını sağlayamadı. Donanma'nın yanında Kraliyet Hava Kuvvetleri de Phantom istedi. Başta F-4C almak istediler ama hükümet buna karşı çıktı ve F-4C'nin Spey motorlu versiyonu olan F-4M (FGR.2) alınmasına karar verdi. Toplamda 170 (52 adet K ve 118 adet M) Phantom alındı. Falkland savaşından sonra yeni uçak ihtiyacı doğar. 1984’te Amerikan Donanma'sından 15 adet F-4J alınır. Ekim 1992'de İngiltere Phantom'ları servisten çıkarır. Yerlerini Tornado'lar alır.

İran           

İran 32 F-4D, 177 F-4E ve 16 RF-4E'yi 1968 – 1979 yılları arasında teslim almıştır. İran Şahının devrilmesi ve İslam devriminden sonra 28 Şubat 1979'da Amerika Birleşik Devletleri ambargo başlattı. Bu ambargo neticesinde 31 adet F-4E ve 11 RF-4E teslim alınamadı. 22 Eylül 1980'de başlayan İran – Irak savaşında Phantom'lar aktif rol almıştır. Ambargoya rağmen sayıca az olsa da İran İslam Cumhuriyeti Hava Kuvvetleri hala F/RF-4'leri aktif olarak kullanmaya devam ediyor. 

İsrail

1969 ile 1976 yılları arasında aldığı 240 F-4E ve RF-4E ile İsrail, Phantom’un en büyük ihracat müşterisi oldu. İlk kez 1965 yılında Phantom almak için niyet bildiren İsrail'in talebi Amerika tarafından kabul edilmedi. 1967'deki Altı gün savaşı sonrası İsrail'in yaşadığı kayıplar, Fransa'nın uyguladığı ambargo ve Arap ülkelerinin Sovyetlerden aldığı silahlar neticesinde Amerikan hükümeti fikrini değiştirdi. Peace Echo I programı ile 44 F-4E ve 6 RF-4E siparişi veren İsrail uçaklarını Eylül 1969'da teslim almaya başladı. 1969- 1971 arasında Mısır ve İsrail arasında cereyan eden yıpratma savaşında (War of Attrition ), İsrail Hava Kuvvetleri ( IDF/AF ) Phantomlarını ilk kez 22 Ekim 1969'da Süveyş Kanalının batısında bulunan Mısır hava savunma birliğine düzenledikleri saldırıda kullandı. İsrail F-4E'leri ilk hava zaferini 11 Kasım 1969'da düşürdüğü Mısır Mig-21'i ile kazandı. İsrail'in aldığı F-15, F-16 ve Arap hava kuvvetlerinin aldığı modern uçakların yanında zayıf kalan F-4E'ler 1987'de Kurnass 2000 adlı modernizasyon projesi ile yenilendiler. Bu proje ile uçaklar yeni radar, HUD ( Head-Up Display ), görev bilgisayarı, MFD ( MultiFunction Display ),  HOTAS ( hands-on-throttle-and-stick ), telsiz ve diğer aviyonikler ile donatıldı ve yapısal güçlendirme uygulandı. 2004 yılında İsrail Hava Kuvvetleri tarafından emekli edilen F-4E'ler 1969-1982 yılları arasında katıldıkları muharebelerde 116 uçak düşürmüş, buna karşılık 55 Phantom bu muharebelerde kaybedilmiştir.

İspanya

Peace Alfa programı ile Ekim 1971 ile Eylül 1972 tarihleri arasında 36 adet ikinci el F-4C almıştır. 1978'de PeaceAlfa II programı ile 4 F-4C ve 4 RF-4C alınır. 1989'da 8 RF-4C alınır. 1995’te 6 adet daha RF-4C alınır ve ilk alınan RF-4C'ler ile değiştirilir. 2002'de son Phantom'lar envanterden çıkarılır.

Japonya

Japonya 140 F-4EJ ve 14 RF-4E almıştır. İlk iki F-4EJ MDD firmasında üretilmiştir, geri kalan 138 F-4EJ lisans altında Mitsubishi Heavy Industries Ltd. Tarafından Japonya'da üretilmiştir. Bunlar Amerika dışında üretilen tek Phantom'lardır. Japon F-4EJ'leri hava savunma amacıyla üretilmiş ve AN/AJB-7 bombalama sistemi takılmamıştır. Bu şekilde havadan yere mühimmat atışı yapamamaktadır. 20 Mayıs 1981'de teslim aldıkları 17-8440 kuyruk numaralı uçak dünyada üretilen 5195'inci ve son Phantom'dur. 80'lerin sonunda hizmette 125 uçaktan 110'unun modernize edilmesi planlanmış ama bütçe kısıtlamaları nedeniyle bu rakam daha sonra 96'ya düşürülmüştür. Bu programın adı Kai'dir. Modernizasyon ile F-4EJ Kai'lere AN/APG-66J pulse-doppler radar, yeni görev bilgisayarı, Kaiser Heads-Up Display, AN/APZ-79 IFF, LN-39 INS ve J/APR-6 RWR sistemleri takılmıştır. 11 adet RF-4E'de bu programa dahil edilip RF-4E Kai standartına çıkarılmıştır. Yeni AN/APQ-172 radarı, J/APR-5 RWR ve LN-39 INS takılmıştır. Kai modernizasyonuna girmeyen 17 F-4EJ uçağı keşif amaçlı kullanılmak üzere seçilmiş ve RF-4EJ olarak isimlendirilmiştir. RF-4EJ'ler keşif görevleri için gövde altında LOROP (KS-146B kamerası taşır), TAC (KS-135A ve KS-95B kameraları veya D-500UR IR kamera taşır) ve TACER (ELINT amaçlı) podları taşıyabilmekteler. Japonya Phantom'larını bu sene emekli edecek. Yerlerini F-35A'lar alacak.

Mısır        

1978'de İsrail ile Mısır arasında imzalanan Camp David anlaşmasından sonra Amerika'dan ekonomik yardım almaya başladı. Anlaşmadan önce Mısır Hava Kuvvetleri Rus menşeli uçaklar kullanmaktaydı. Amerika Peace Pharaoh programı ile 35 adet F-4E vermeye karar verir. Uçaklar Amerikan Hava Kuvvetleri'nde kullanılmış uçaklardı. Phantom'lara karşılık Mısır'dan bir miktar Mig-21 ve Mig-23 alınacaktı. Bu da Amerika’ya bu uçakları ilk elden inceleme şansı verecekti. Mısır Eylül 1979'da uçakları teslim almaya başladı. Rus uçaklarına alışkın olan Mısırlı personel Phantom'ları harbe hazır tutmakta çok zorlandı. Hatta 1982'de bu uçakların Türkiye'ye satılması bile düşünüldü. Daha sonra yeni eğitim programları ve Amerika'nın desteği ile 1985’te faal uçak sayısı arttı. Günümüzde Phantom'lar hizmetten çıkmış durumda. 

Yunanistan

Toplamda 121 F/RF-4E alan Yunanistan ilk uçaklarını Mart 1974’te teslim almıştır. 1997'de 38 F-4E uçağını Peace Icarus 2000 modernizasyon programı altında modernize etmiştir. Modernizasyon ile uçaklara AN/APG-65 radarı, GEC-Marconi HUD, GPS/INS ve kokpite MFD'ler eklenmiştir. Modernizasyon sonrası uçaklar F-4E AUP (Avionics Upgrade Program) olarak adlandırılmıştır. 2017 yılında RF-4E'leri emekli etmişlerdir. 20 civarında F-4E AUP ise hala görevdedir.