EN TR

Röportaj

`HAVELSAN Diyalog` Yüksek Güvenlikli Video Konferans Sistemi

HAVELSAN Genel Müdürü Ahmet Hamdi ATALAY ile Yeni Tip Koronavirüs salgını nedeniyle tüm dünyada alınan tedbirler kapsamında HAVELSAN`ın şirket içinde aldığı önlemleri, tedbirlerin üretim süreçlerine etkisini, yeni çalışma düzeninde iş verimliliğini, savunma sanayinin sağlık sektörüne verdiği kritik teknoloji desteğini, yeni iş fırsatlarıyla, siber güvenlik, yapay zekâ, büyük veri, otonom sürücüsüz araçlar ve daha fazlasını konuştuk...

Issue 99 - June 2020

Defence Turkey: İlk olarak 2019 son çeyreği içinde Çin’de ortaya çıkan, mart ayı itibariyle dünya genelinde 190’dan fazla ülkeye yayılan ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 11 Mart 2020 tarihinde pandemi olarak ilan edilen Yeni Koronavirus (COVID-19) salgını günlük hayatımızda ve iş hayatında çok köklü değişikliklere yol açtı. Sektörler doğal olarak bu durumdan etkileniyorlar ve tabii ki sağlık sektörüne yönelik çok önemli yatırım hayata geçmeye başladı. HAVELSAN’ın bu süreçte, COVID-19 salgını ile ilgili aldığı önlemler, çalışmalar ve devam eden uygulamalar hakkında bilgi alarak söyleşimize başlayabilir miyiz?

Ahmet Hamdi ATALAY: HAVELSAN olarak bu alandaki ilk aksiyon alan şirketlerden biriyiz. Bizim çok iyi işleyen bir işçi sağlığı ve iş güvenliği kurulumuz var. Bu arkadaşlar ve o kurulla birlikte çalışan sağlık birimimiz var, doktorumuz ve psikoloğumuz var. O birimimiz ile iş sağlığı ve iş güvenliği biriniz çok yakın bir çalışma halinde, daha bu işin en başından beri sürekli bir durum değerlendirmeleri yapıp bana ve icra kuruluna raporlar sunuyorlar ve yaklaşık 4 hafta önce artık günlük hayatımıza doğrudan etki edecek birtakım aksiyonlar almamız gerektiği şeklinde icra kurulunda bir görüş oluştu. Çalışanlarımız henüz çok şükür bugüne kadar bizde en ufak bir sağlık problemi olmamasına rağmen basından çevreden duyduklarınızdan etkilenen çalışanlarımız tedirgin oluyordu. Bunun üzerine ciddi bir şekilde bu konuyu oturduk değerlendirdik, birkaç saat süren, bütün yöneticilerimizin katıldığı geniş bir icra kurulu toplantısı yaptık. İlk defa o hafta içerisinde, bir sonraki haftayı içine katmadan bir çalışma molası verdik. Müşterilerimize taahhüdümüz olan acil konular ya da çeşitli idari işlemler, devletimize yönelik birtakım sorumluluklarımızı yerine getirmesi gereken çalışanlarımız ve yöneticilerimiz hariç, bütün çalışanlarımızı bir hafta izne çıkardık. Bu 4 hafta önceydi ve o süreç içinde, o dinlenme süreci veya ara verme sürecinde de çalışanlarımızdan yalnız acil dediğimiz işleri yapmak üzere yaklaşık %30’u çalışıyordu. Kalan %65-70 civarındaki kısmı ise izin sürecine tabi tutuldu. Kalan %30 ve yöneticilerle birlikte bir hafta boyunca hem acil işlerimizi yürüttük hem de sonrası için planlamalar yaptık, oldukça kapsamlı çalışmalar yürüttük. Bu çalışmaların bir kısmı teknik bir kısmı ise organizasyonel çalışmalardı. Pandemiye karşı alınacak hijyen tedbirleri veya önlemlere ilişkin çalışmalar yürüttük. Bir plan ortaya koyduk o gün bugündür de bu planımızı uyguluyoruz.