EN TR

Makale

Mısır Deniz Kuvvetleri ve Mistral Sınıfı LHD Gemileri

Doğu Akdeniz`de gerilimin her geçen gün tırmandığı bu süreçte, dergimiz yazarlarından Cem Devrim YAYLALI, 100.sayımız için Mısır Deniz Kuvvetlerinin Fransa`dan tedarik ettiği Mistral Sınıfı LHD gemilerini inceledi.

Issue 100

24 Aralık 2010, tarihinde zamanın Rusya Cumhurbaşkanı Dmitry Medvedev Fransa’dan toplam €1.37 Milyar Euro’ya iki adet Mistal Sınıfı savaş gemisi alınacağını açıkladı. Bu Rusya Federasyonu’nun Batı’dan ve bir NATO ülkesinde yapacağı ilk ve bugüne kadar en büyük silah alımı projesi oldu.

Gemilerin bazı özellikleri Rus helikopterlerinin gemilerde konuşlandırılabilmesi için ve Rus Deniz Kuvvetlerinin soğuk hava şartlarında ve buzlu denizlerde operasyon isteklerini karşılaması ve için yeniden tasarlandı. Rus gemiler Fransız gemilerinden farklı olarak sağlamlaştırılmış gövdeye, pist için buz eritme sistemine ve tamamen kapalı bir dok alanına sahiptir. Ayrıca helikopter hangarının tavanı  Kamov firmasının artık alameti farikası olmuş ters yönde dönen çift rotorlu helikopterlerin sığması için Fransız gemilerine kıyasla daha yüksektir.

Tasarım sürecini takiben gemilerin inşaatına 2012 yılında başlandı. Saint Naizire’deki STX tersanesi ana yüklenici olarak gemileri oluşturan blokların çoğunun üretilmesinden ve nihai montajından sorumlu olurken Rus OSK tersanesi de alt yüklenicisi olarak toplamda 12 adet blokun üretiminden sorumlu oldu. Rusya’nın toplamda ki yapı sözleşme bedelinin yaklaşık %40’ı civarındaydı.

İlk gemi olan Vladivostok Ekim 2013 yılında ikinci gemi Sevastopol Kasım 2014 tarihinde deniz indirildi.

Gemilerin inşaatı bitmek üzere; Rus sistemlerin montajı ve Rus denizcilerin eğitimi devam ederken Rusya Federasyon’u Ukrayna’nın Kırım yarımadasını işgal etti. Bu işgal sonrası Avrupa’nın Rusya Federasyonuna karşı bir dizi politik ve ekonomik yaptırımlar uygulanmasına kadar verdi. Bu yaptırım kararının bir sonucu olarak Fransa Mistal Sınıfı gemilerin Rusya’ya verilmeyeceğini açıkladı. Ağustos 2015’de Fransa Rusya Federasyonu ile olan Mistral alımı sözleşmesini iptal ettiğini açıkladı ve Rusya’ya bu gemiler için ödediği parayı iade etti.

Fransa’nın devletinin çoğunluk hissesine sahip olduğu DCNS tersanesinin finansal olarak su üzerinde kalabilmesi için bu gemilere yeni alıcı bulması gerekiyordu. Gemiler için yeni bir alıcının sahneye çıkması çok uzun sürmedi. Ağustos 2015’de zamanın Fransa Cumhurbaşkanı Hollande Mısır Arap Cumhuriyeti’nin bu iki gemi ile ciddi bir şekilde ilgilenmekte olduğunu açıkladı. Eylül ayında gemilerin satış işlemi kesinleştirildi. Mısır Deniz Kuvvetlerine ait 180 kişilik ilk ekip Ocak 2016’de Fransa’ya giderek gemiye uyum eğitimlerini başladılar.

Rusların Vladivostok adını verdiği gemi 2 Haziran 2016 tarihinde Gamal Abdel Nasser adı ile; ikinci gemi Sevastopol ise 6 Eylül 2016 tarihinde Anwar El Sadat adı ile Mısır Deniz Kuvvetlerine katıldı. Mısır’ın bu iki gemi için Fransa’ya 950 Milyon Euro ödediği tahmin edilmektedir.  

2014- 2015 döneminde Fransa’dan bir adet FREMM Sınıfı firkateyn ve 4 adet Gowind Sınıfı korvete ilave olarak iki adette çok maksatlı amfibi hücum gemisi de almış olan Mısır, bu tip gemileri Afrika kıtası ve Ortadoğu’da ilk kullanan ülke oldu.

Mistral Sınıfı gemilerin boyları 199 metre, enleri ise 32 metredir. Gemilerin sualtı kesimi 6,3 metredir. Gemilerin su kesinimden direğinin tepesine yüksekliği ise 64,3 metredir.  Tam yüklü olarak deplasmanları 21.300 tondur.

Bu sınıf gemilerin en önemli özelliklerinden biri gemini arka tarafında bulunan 885,5 metrekarelik dok alanıdır.  57,5 m  uzunluğunda, 15,4 m genişliğinde ve 8,2 m yüksekliğinde ki bu alana 4 adet orta boy çıkarma aracı veya 2 adet LCAC tipi hava yastıklı çıkarma aracı veya 2 adet EDAT tipi hızlı çıkarma aracı sığabiliyor. Dok, sadece bu bahsedilen çıkarma araçlarını nakil etmeye değil ayrıca karaya çıkartılacak askeri araç ve askerin hava ve deniz şartlarından korunaklı bir ortamda hızlı ve güvenle büyük gemiden küçük çıkarma araçlarına aktarılmasına da olanak sağlar.   

Geminin içindeki iki güverteye yayılmış olan araç garajın alt katı doğrudan bu doka erişim sunmaktadır. 2.650 metrekarelik bu alana 40 adet Leclerc ana muharebe tankı (AMT) veya 13 adet Leclerc AMT  ve 46 başka askeri araç gibi çeşitli kombinasyonlarda 1.200 tona kadar askeri araç park etmek mümkündür.

Gemilerdeki uçuş güvertesinin büyüklüğü 5.200 metrekare olup 6 adet helikopter için noktası vardır. Pist F-35B veya Harrier gibi dikine iniş kalkış yapabilen uçakları operasyon yapmasına uygun değildir. İniş noktalarından biri 33 tonluk bir helikopteri destekleyecek şekilde güçlendirilmiştir. Ancak hava taşıtlarını hangar ile uçuş pisti arası taşıyan asansörler en fazla 13 ton yük taşıyabilir. Bu yüzden ağır helikopterlerin hangara alınması mümkün değildir. 

Fransız gemilerinde  normal şartlar altında NH-90, Puma veya, Cougar tiplerinde 8 adet nakliye ve  8 adet Tigre saldırı helikopteri bulunmaktadır. Ancak geminin 1.800 metrekarelik hangarına otuza yakın hafif helikopterin sığabileceği belirtilmiştir.

Mısır bu gemilerde kullanmak üzere Rusya’dan Ka-52 Aligator helikopterlerinin denizcileştirilmiş modeli olan Ka-52K Katran hücum helikopteri ile Ka-27P ASW ve Ka-29TB nakliye/genel maksat helikopterleri satın aldı. Her ne kadar Mısır’ın helikopter ihalesine Avrupalı firmalar katılmış olsa da dizaynı Rus helikopterleri için modifiye edilmiş olan gemilere Rus yapımı helikopterle alınması mantıken en doğru karardı. Ka-52K Katran KA-52 Aligator helikopterinin, katlanabilir rotor pallerine sahip modelidir. Ayrıca Katran’ın iniş takımları gemiye inişlerdeki çarpmaları sönümleyebilmesi için kuvvetlendirilmiş ve kanatlarının boyları gemi operasyonları ve hangar için yerleştirmeler daha kolay olsun diye kısaltılmıştır.  Yapılan tatbikatlarda Mısır Silahlı Kuvvetleri CH-47 Chinook ve AH-64 Apache helikopterlerini de Mistral Sınıfı gemilerinde kullanmıştır.   

Bu gemilere askeri araçlar ve helikopter dışında normal operasyonlar için 450 askeri taşıyabilir. Bu sayıyı kısa süreli seferlerde iki katına çıkarmak mümkündür.

Mistral Sınıfı gemilerde çok geniş tıbbi imkanlarda bulunmaktadır. Fransız Deniz Kuvvetlerindeki gemiler NATO 3. Aşama (Echelon 3) hastane seviyesinde teşhis ve tedavi imkanları barındırmaktadır. 3 güverteye yayılmış olan 750 metrekarelik  hastane ellisi yoğun bakım için ayrılmış 69 yatak; KBNR arındırma tesisi, 2 adet tam donanımlı ameliyathane, ve gene tam donanımlı diş tedavi bölüm bulunmaktadır. Gemideki röntgen, ultrasound, ve CT tarama cihazları sayesinde doktorlar hastalarını en kısa sürede görüntüleyebilmektedir.

Gamal Abdel Nasser ve Anwar El Sadat gemilerini bünyesine katan Mısır Deniz Kuvvetleri operasyonel imkanları açısından deyim yerindeyse bir quantum atlaması yaşamıştır ve daha önce sahip olmadığı imkanlara kavuşmuştur.

Mısır Deniz Kuvvetleri’nin Mistral sınıfı gemilerin alımından önce sahip olduğu amfibi gemiler Sovyetler Birliği tarafından üretilmiş ve Mısır’a 1968-1974 yılları arasında verilmiş 600 – 800 tonluk deplasmanları olan tank çıkarma gemileridir. Ayrıca Mısır deniz kuvvetlerinin sahip olduğu gemiler platformları sadece bir helikopterin iniş kalkışına imkan vermektedir.

Mısır Deniz Kuvvetleri gibi daha önce iki helikopteri aynı anda aynı piste indirip kaldırmamış, büyük çapta bir amfibi harekat tecrübesi olman bir kuvvetin; Mistal gibi büyük, kapasiteli ve karmaşık bir platformu etkin ve verimli kullanması, idare etmesi için oldukça yoğun bir öğrenme süreci geçirmesi gerekmektedir. Bir deniz görev kuvveti oluşturup çok amaçlı amfibi gemilerini bunun içine entegre edip onları düşman tehditlerine karşı koruma ve bütün platformlar ile entegre suüstü, sualtı ve hava operasyonları yapma gibi kritik konularda Mısır Deniz Kuvvetlerinin bilgisinin ne kadar yeterli olduğu bir soru işaretidir. 

Ağustos ayı başında Beyrut limanında meydana gelen ve şehre ve ülkeye çok ciddi zararlar veren patlamadan kısa bir süre sonra Fransa Cumhurbaşkanı Macron Beyrut’a yaptığı ziyarette Fransız Deniz Kuvvetlerindeki Mistral Sınıfı FS Tonnerre gemisinin insani yardım için Lübnan’a gönderileceğini belirtmiştir. Oysa aynı gemilere sahip ve Lübnan’ın neredeyse komşusu olacak Mısır böyle bir eylem gerçekleştirememiştir. Bu basit örnek bile çok çarpıcıdır.

Çünkü bir silah sistemini para verip envantere katmak ve onu kullanmayı öğrenmek bir marifet ise; bu silah sistemini envantere katmadan önce eldeki sistemlerin nelere ne kadar yettikleri, nerelerde eksik kaldıklarını ve ileride hangi yeteneklere sahip olunması gerektiğinin analizinin iyi yapılması ve alınacak silah sisteminin nasıl en verimli kullanılacağının çalışmasının yapılması çok daha büyük ve önemli bir marifettir.