EN TR

Röportaj

Otokar Genel Müdürü Serdar GÖRGÜÇ: 2020 yılı ilk çeyreğinde yurt dışı satışlarımız ciromuzun yüzde 64’ünü oluşturdu ve 48 milyon USD düzeyinde oldu.

Savunma Sanayinin Lider Kara Platform Üreticilerinden bir tanesi olan Otokar, bu yıl 57.yılını kutluyor. Otokar Genel Müdürü Serdar GÖRGÜÇ ile COVID-19 gölgesinde üretimlerine tüm hız devam eden şirketin, hedef pazarları, 2020 yılı hedefleri ve bir çok kıtaya yayılan ihracat çalışmalarını masaya yatırdık.

Issue 99

Defence Turkey: Türkiye’nin en büyük özel sermayeli savunma sanayi şirketi ve Türk Savunma Sanayi’nin lider taktik tekerlekli araç üreticisi Otokar bu yıl 57’inci yılını kutluyor. Otokar’ın 57’inci yılına sayısal göstergelerle bakabilir miyiz? Ürettiği katma değer ve ortaya koyduğu vizyonla Otokar; Türkiye ve ticari ve askeri araç dünyası için ne ifade ediyor?

Serdar GÖRGÜÇ: Türkiye’de sanayileşme ve modernleşme atılımlarının başladığı dönemde, 1963 yılında kurulan Otokar, o günden bugüne kendi teknoloji, tasarım ve uygulamaları ile müşterilerinin ihtiyaçlarına uygun özel çözümler sunuyor. Geride bıraktığımız 57 yılda ülkemize ve kullanıcılarımıza duyduğumuz sorumlulukla pek çok başarılı projeyi hayata geçirdik. Hem ticari araçta hem de savunma sanayiinde hepsi ile ayrı ayrı gurur duyduğumuz projelere imza attık. Bu bilinç ve sorumlulukla ülkemiz savunma sanayiini yurt dışında başarılı bir şekilde temsil edilmesi için büyük gayret gösterdik. Otokar olarak uluslararası rakiplerimizi geride bırakarak pek çok zorlu global ölçekli projeyi üstlendik ve üzerimize aldığımız tüm görevleri başarıyla gerçekleştirdik. Gerçekleştirdiğimiz yatırımlar, mühendislik ve üretim kabiliyetimiz, kullanıcı isterlerine uygun üretim esnekliğimiz sayesinde hem ticari hem de savunma sanayiinde sektörümüzün öncüsü konumuna ulaştık. Bugün Otokar, fikri mülkiyet haklarına sahip olduğu taktik tekerlekli ya da paletli zırhlı araçları ve kule sistemleriyle yurt dışında 35’ten fazla ülkeye savunma sanayii ürünleri ihraç ediyor. Savunma sanayiinde global ölçekteki bilgi birikimi, mühendislik, Ar-Ge ve teknoloji transferi kabiliyetleriyle de fark yaratıyor. Ticari araçlar alanında Otokar, Türkiye’nin en çok satılan otobüs markası unvanına sahip. Alternatif yakıtlı otobüsler konusunda çalışmalarını sürdüren Otokar, lojistik sektörü için de hafif kamyon üretiyor. Otokar, 2019 yılında cirosunu 2,4 milyar TL’ye çıkararak yüzde 45’lik rekor bir büyümeye imza attı. Türkiye’nin yabancı ortağı olmayan, tek milli kara sistemleri üreticisi olarak Sakarya’da tasarlayıp ürettiğimiz zırhlı araçlarımızı ihraç etmeye 2019 yılında da devam ettik. Savunma sanayii ihracatımızı bir önceki yıla kıyasla iki katına çıkardık. Kullanıcı beklenti ve ihtiyaçlarını en iyi şekilde analiz edip bu doğrultuda üretim yaptık. Otokar'ın faaliyet gösterdiği bölgelerde bağlı olduğu ortaklık ve iştirakleri ile konumunu güçlendirmesi, 2019 yılındaki büyümesine olumlu etkileri oldu. 2019 yılında 136 milyon TL’lik Ar-Ge harcaması gerçekleştirdik. Yeni ürün geliştirme çalışmalarımız devam etti. Ural’ın Özel Harekat Aracı tipini ürün ailemize eklerken, Akrep II ürün gamını zırhlı araçlarımız arasına kattık. Bu ailede yer alan Türkiye'nin ilk elektrikli zırhlı aracı Akrep IIe'yi geliştirip tanıtımını yaptık.

Defence Turkey: 21nci yüzyılın ikinci ‘onyılı’nı geride bıraktığımız şu günlerde, Otokar Savunma Sanayi için bu dönemi, Özgün Çözümler, İhracat, ArGe ve Test Değerlendirme Altyapısı açılarından okuyucularımız için değerlendirir misiniz?

Serdar GÖRGÜÇ: Otokar olarak, savunma sanayiinde faaliyet gösterdiğimiz 33 yıl boyunca her zaman daha iyiyi hedefleyip, sürekli olarak bu motivasyonla çalışıyoruz. Son dönemlerde ihracat ve ürün geliştirme anlamında Türk savunma sanayii önemli adımlar attı. Biz de kara sistemlerinin öncü kuruluşu olarak kullanıcı beklenti ve ihtiyaçlarını en iyi şekilde analiz edip bu doğrultuda tasarım, geliştirme ve üretim yapıyoruz. Fikri mülkiyet hakları kendimize ait ürünlerle bugün ülkemiz başta olmak üzere 35’ten fazla ülkede askeri araçlarımızın 50’den fazla kullanıcı tarafından aktif olarak kullanılması bizim için en büyük gurur kaynaklarından biri. Faaliyet gösterdiği alanlarda öncü olmayı şirket felsefesi edinmiş olan Otokar, Türkiye’nin ilklerine imza atan bir şirket. Kurulduğu günden bugüne, Türkiye'de ilk bilgisayar destekli tasarım uygulamasını gerçekleştiren, Türkiye’nin ilk taktik tekerlekli zırhlı araç üretimini yapan, ilk özgün paletli zırhlı aracını üreten Otokar, aynı zamanda Türkiye’nin ilk elektrikli zırhlı aracını da üreten şirket olma özelliğini taşıyor. Bunların hepsi ülkemiz sanayiisi için çok önemli gelişmeler. Otokar Ar-Ge Merkezi, üretilen araçların daha yüksek teknolojide ve daha hızlı test edilmesi için simülatörler, test ekipmanları, bilgiyi yaratacak ve değerlendirecek bilgisayar sistemleriyle donatılmış durumda. Otokar’ın Ar-Ge kabiliyetleri, ürün geliştirme amaçlı CAD programları, prototip atölyeleri ve yazılımlar, bilgisayar destekli analiz ve simülasyon yazılımları, test amaçlı düzenekler ve yazılımları kapsıyor. Bizim için büyük bir gurur kaynağı olan Otokar Ar-Ge Merkezi bünyesinde Türkiye’nin ilk ve tek, Avrupa’nın sayılı tesisleri arasında yeralan Dinamometreli İklimlendirilmiş Test Odası, Türkiye’nin en yüksek kapasiteli Hidrolik Yol Simülatörü ve Türkiye’nin en büyük ve dünyanın en modern Elektromanyetik Uyumluluk Test Merkezi bulunuyor. Otokar Elektromanyetik Uyumluluk (EMC/EMI) Test Merkezi, aynı zamanda yurt içi ve yurt dışından savunma sanayii Ar-Ge çalışmalarında bağımsız bir akreditasyon merkezi olarak hizmet veriyor. Geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda çeşitli yeni donanım ve uygulamalar geliştirilmesini hedefleyen Otokar, son on yılda cirosunun yüzde 8’ini Ar-Ge faaliyetlerine ayırdı. Şirketimizin son 10 yıllık toplam Ar-Ge harcaması 1,1 milyar TL’ye ulaştı. Tüm bu kabiliyetler ve Ar-Ge yatırımları sayesinde Otokar, sadece yurtiçinde değil, yurtdışında da fark yaratan ürünler ortaya koyuyor. Geleceğe hazır ve geleceğe yön veren bir şirket olabilmek için çalışmaya, yatırıma devam edeceğiz. Defence Turkey: Yüzde yüz Türk sermayeli global bir şirket olan Otokar, 1963'ten bu yana kendi teknoloji, tasarım ve uygulamaları ile müşterilerinin ihtiyaçlarına uygun özel çözümler sunuyor. Toplu taşımacılık alanında otobüs, nakliye ve lojistik sektörü için hafif kamyon üretimi yapan Otokar, 1987 yılında adım attığı savunma sanayi alanında ise halihazırda değişik konfigürasyonlarda tekerlekli zırhlı ve paletli zırhlı araçlar üretimi gerçekleştiriyor. Hem sivil, hem savunma sektöründe faaliyet gösteren bir kuruluş olmanın avantajları/dezavantajları hakkında görüşlerinizi paylaşabilir misiniz? Bugün için Otokar’ın sivil ve savunma etkinlikleri dengeleri ne orandadır ve bunların içinde yurtiçi/yurtdışı nasıl bir orana sahiptir? İki farklı alanda faaliyet göstermek Otokar’ın sürdürülebilir büyümesini yakalaması için özel olarak seçilmiş bir strateji. Savunma sanayi projeleri, siparişleri kimi zaman çok uzun yıllar süren ve yıllar bazında talepte çok farklılıklar gösteren bir alan. Ticari araç, özellikle bizim faaliyet gösterdiğimiz ağır ticari araç grubu ise daha düzenli, ancak ekonomik dalgalanmalardan daha çabuk etkilenen, emek yoğun ve satış adetleri genel otomotive kıyasla daha düşük olan bir alan. Bu iki farklı sektör birbirini dengeleyerek Otokar’ın sağlıklı ve sürdürülebilir büyümesini sağlıyor. Bu, tüm dünyada birçok savunma sanayii şirketinin uyguladığı bir strateji. Savunma sanayiinin iç pazar talebi odaklı olarak tek müşteri için çalışmasıyla varlığını sürdürmesi, günümüz koşullarında ve uzun vadede ekonomik olması mümkün değil. Bizim görüşümüz, savunma sanayii şirketleri varlığını idame ettirebilmek için devlete muhtaç olmamalı, devlet de şirketlerin devletin üzerinde yük olacak yapılara dönüşmelerine izin vermemelidir. Devletin şirketlere sağlayacağı destek, maliyet etkin olmayan projelerle şirketlerin ayakta kalmasını sağlamak anlamına gelmemeli. Kârlı ve kredibilitesi yüksek şirketlerin sektörün gelişimine her zaman pozitif katkı sağlayacağına inanıyorum. Bu nedenle sektördeki şirketlerin, tek kullanıcı veya kaynağa bağlı olmadan, kendi ayakları üzerinde durabilen, dünya çapında rekabetçi yapılar olma hedefine odaklanması gerekiyor. Şirketlerin, varlıklarını idame ettirebilmesi için teknolojiye hakim ve sahip olması; yıllık ve dönemsel ekonomik dalgalanmalara karşı durabilecek, tek ürüne ve tek kullanıcıya dayalı olmayan, sivil / ticari ve askeri mamuller üretebilen yapılar kurması bizce önemli. Otokar’ı da bu stratejinin başarılı örneklerinden biri olarak görebiliriz. Hedefimiz ciromuzdaki ticari araç ve savunma sanayii ürünlerinin payını yarı yarıya dengelemek; elbette projelere bağlı olarak yıl bazında oranlar değişebiliyor. 2019 yılında her iki ürün grubunun da ciro içerisindeki payı benzer oranlarda gerçekleşti.

Defence Turkey: ‘Türkiye’nin Kara Sistemleri Sağlayıcısı’ Otokar’da bugün ulaşılan ve hedeflenen yerli katkı oranları, yan sanayi kullanımı için neler söyleyebilirsiniz?

Serdar GÖRGÜÇ: Fikri mülkiyet hakları kendisine ait ürünler geliştiren bir üreticinin yan sanayii ve tedarikçilerini ayrı düşünmek imkansız. Ana sanayi ve yan sanayi bir bütünü oluşturuyor. Otokar, tedarikçileri ile olan ilişkilerinde nihai ürüne odaklanıp alt kompanenetlerin tasarım ve geliştirme konularını kendi kontrolünde tedarikçilerine bırakıyor ve bu şekilde onların uzmanlıklarını artırıyor. Ayrıca, sektördeki yenilikleri sürekli takip edip tedarikçilerini de bilgilendiriyor. Aynı şekilde tedarikçilerinin getirdiği projeleri de hızla değerlendirip devreye alarak destekliyor. Otokar, tedarikçilerini sadece ürün tasarımı ve geliştirilmesi aşamasında değil kalite, lojistik ve kaynak planlama alanlarında da geliştiriyor. Otokar’ın tedarikçileri ile ilişkileri bu yaklaşımlar üzerine kurulu. Bizimle birlikte ürün geliştirmeyen, bizimle birlikte tasarım sürecinde yer almayan tedarikçilerle çalışmamız çok zor. Biz, tedarikçilerimizin de bizimle beraber gelişmelerini ve büyümelerini istiyoruz.

Defence Turkey: İlk olarak 2019 son çeyreği içinde Çin’de Wuhan kentinde görülen ve kısa sürede Çin dışına taşınarak 28 Nisan 2020 itibarıyla dünya genelinde 180’i aşkın ülkede milyonlarca insanı etkileyen ve yüzbinlerce ölüme yol açan Yeni Koronavirüs (COVID-19) salgını günlük hayatımızı olduğu kadar iş dünyasını da çok derinden etkilemiştir. Otokar’ın COVID-19 salgını ile ilgili yaptığı çalışmalar, aldığı önlemler ve devam eden uygulamaları hakkında bilgi alabilir miyiz?

Serdar GÖRGÜÇ: Otokar olarak COVID-19 salgınının en başından itibaren Koronavirüs salgınının etkisini azaltmak, yayılmasını engellemek, öncelikli olarak çalışanlarımızın sağlığını korumak ve işimizin devamlılığını sağlamak için gerekli önlemleri almaya başladık. Pandemi kapsamında, acil durum planları oluşturduk, ilgili hazırlıkları yaptık. Şirket içinde ve dış paydaşlarla ilerleyen operasyonlarda önlem odaklı aksiyonlar aldık. İşyeri hekimlerimiz yönetiminde Koronavirüs Danışma Merkezi oluşturuldu; salgınla ilişkin çalışanlarımızdan gelebilecek sorular yanıtlanmaya başlandı. Hem çalışanlarımız hem de iş ortaklarımızla düzenli iletişim halinde olduk. Üretimi vardiyalara bölüp, her vardiyada çalışan sayımızı azalttık. Tüm üretim alanlarımızda ve ortak alanlarda sosyal mesafeyi koruyabilmek için her türlü önlemi aldık. Servislerden, soyunma odalarına, yemekhaneden mola alanlarına kadar her ortamda en üst seviyede hijyen ve kişisel korunma önlemleri devreye alındı. Kişisel hijyen için gerekli olan dezenfektanlar, maskeler dağıtılmaya devam ediliyor. Fabrika girişinde ve gün içerisinde çeşitli alanlarda termal kameralarla ateş ölçümü yapılıyor. Önleyici tüm tedbirleri çok sıkı bir şekilde uyguluyoruz.

Defence Turkey: COVID-19 nedeniyle yaşanan olağan dışı ortamda Otokar’ın 2020 yılına ilişkin faaliyet planında herhangi bir değişiklik söz konusu oldu mu?

Serdar GÖRGÜÇ: Salgın her sektörü etkiledi. Otokar olarak tüm olası durumlar için alternatif planlarımızı hazırlamış bulunuyoruz. Ancak şu an etkileri değerlendirmek için erken... Mevcut anlaşma ve siparişlerimiz doğrultusunda tedbirler çerçevesinde çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Defence Turkey: Bu dönemde Otokar’da işlerin nasıl ilerlediği, yeni sözleşme ve sevkiyat süreçlerinin nasıl yönetildiği konusunda bize neler söyleyebilirsiniz?

Serdar GÖRGÜÇ: Alınan tedbirler kapsamında sosyal mesafe ve hijyen kurallarını uygulamak suretiyle üretim, sevkiyat gibi süreçlerimiz devam ediyor. Mevcut işlerimiz ve sözleşmelerimizde bir değişiklik yok. Her alanda olduğu gibi, biz de günlük hayatımızda salgının yayılımını engellemek için görüşmelerimiz, toplantılarımız için katılımcı kişi sayısı, süre gibi çeşitli kurallar hayata geçirdik.

Defence Turkey: Fikri mülkiyet hakları kendine ait ürünleriyle 5 kıtada 60'tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Otokar, aynı zamanda Fransa, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Romanya ve Kazakistan gibi ülkelerde yurt dışı iştirakleri olan bir şirket konumunda. COVID-19 nedeniyle yaşanan olağan dışı ortamda yurt dışındaki şirketleriniz ve ofislerinizle gerçekleştirdiğiniz proje ve faaliyetlerde herhangi bir aksama veya gecikme söz konusu mu?

Serdar GÖRGÜÇ:İştiraklerimizde de çalışanlarımızı korumak için her türlü önlemi devreye aldık. Bu bölgelerde devam eden işlerimizde ise herhangi bir aksama veya gecikme olmadı.

Defence Turkey: Geleceğe yönelik olarak neler söyleyebilirsiniz? Otokar’ın Cumhuriyetimizin yüzüncü, şirketin ise altmışıncı kuruluş yıldönümünü kutlayacağı 2023 yılına ilişkin öngörü, hedef ve beklentilerinizi okuyucularımız ile paylaşır mısınız?Yeni sürprizleriniz olacak mı?

Serdar GÖRGÜÇ: Otokar, her zaman yaptığı işlerde mükemmeliyet felsefesi ile ilerleyen bir şirket. Sürekli ilerleme ve hep daha iyisi için çalışıyoruz. Daha önce de belirttiğim gibi, Otokar, son on yılda cirosunun yüzde 8’ini Ar-Ge faaliyetlerine ayırdı. Şirketimizin son 10 yıllık Ar-Ge harcaması 1,1 milyar TL’ye ulaştı. Önümüzdeki yıllarda da bu yaklaşımımızdan taviz vermeden tasarım, geliştirme çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Otokar olarak, sadece yurtiçinde değil, yurtdışında da fark yaratan ürünler ortaya koymaya devam edeceğiz. Geniş ürün gamımız, teknolojimiz, tasarım ve mühendislik kabiliyetimiz ile global markalar arasındaki yerimizi daha da kuvvetlendirmeyi hedefliyoruz. Yurtdışındaki büyümemizi yeni başarılarla taçlandırmak, yurtdışı iştiraklerimiz ile ortak ürün geliştirme, yerel iş ortaklıkları, yerel üretim, teknoloji transferi gibi farklı iş birliği fırsatlarını da değerlendirmeyi arzu ediyoruz.

Defence Turkey: COVID-19 salgını birçok alanda olduğu gibi ihracat alanında da olumsuz etkilere yol açtı ve ticaret büyük darbe aldı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Türk Savunma ve Havacılık Sanayi ihracatında Mart ayında önceki yıla kıyasla %49,8 oranında bir düşüş gerçekleşti. Türk Savunma Sanayi’nin lider taktik tekerlekli araç üreticisi ve dünya genelindeki 35’i aşkın dost ve müttefik ülkede aktif olarak kullanılan 35.000’den fazla aracı ile lider taktik tekerlekli araç ihracatçısı Otokar’ın gözünden 2020 ilk çeyreğinin (ciro ve ihracat rakamları açısından) bir değerlendirmesini alabilir miyiz?

Serdar GÖRGÜÇ:Önceki yılda gerçekleştirilen rakamlarla kıyasladığımızda karşımıza ne gibi bir tablo çıkmakta? 2020’nin ilk çeyreğinde önceki yıla kıyasla Otokar’ın iyi bir performans gösterdiğini söyleyebiliriz. İlk çeyrekte 459 milyon TL ciro elde ederek, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9’luk büyüme gerçekleştirdik. 2020 yılı ilk çeyreğinde yurt dışı satışlarımız ciromuzun yüzde 64’ünü oluşturdu ve 48 milyon USD düzeyinde oldu.

Defence Turkey: Potansiyel pazarların/müşterilerin de COVID-19 salgınından etkilendiği gerçeğinden hareketle Şirketin 2020 yılana ilişkin ciro ve ihracat hedeflerini/rakamlarını güncellemesi söz konusu mu?

Serdar GÖRGÜÇ:Farklı senaryolara göre planlarımızı yaptık. Ancak normalleştirme yönünde de olumlu adımların atıldığı bir dönemdeyiz. Şu anda somut bir öngörüde bulunmak çok erken olur.

Defence Turkey: Otokar’ın Ticari Araçlar ve Savunma Sanayi segmentlerinde belirlemiş olduğu hedef pazarları ve buralarda halihazırda takip edilen ihale ve ihtiyaçlar üzerine bilgi alabilir miyiz?

Serdar GÖRGÜÇ:Savunma sanayi alanında Ortadoğu, Asya, Körfez Ülkeleri, Kuzey Afrika ve Güney Amerika bölgeleri hedef pazarlarımız arasında yer alıyor. Her pazarın ihtiyacına göre 4x4 tekerlekli, 8x8 tekerlekli ve paletli zırhlı araçlarımız ilgi görüyor. Ticari araç tarafında ise hedef pazarlarımızı Avrupa öncelikli olmak üzere, Afrika ve Asya şeklinde söyleyebiliriz.

Defence Turkey: Bu çerçevede çalışmaları devam eden ve yakın bir gelecekte imzalanması beklenen ihracat faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz? Örneğin, geçtiğimiz Nisan ayı ortalarında Otokar’ın bir Orta Doğu ülkesine 40 adet ARMA 8x8 TTZA ihraç ettiği yönünde sosyal medyada haberler yer aldı. Bu konuda bize neler söyleyebilirsiniz?

Serdar GÖRGÜÇ:Fikri mülkiyet hakları Otokar’a ait 32 binden fazla araç, 35’in üzerinde ülkede görev yapmakta. Son dönemde ihracat tarafında yeni ve önemli başarılar elde ettik. 2019 yılında savunma sanayii ihracatımızı bir önceki yıla kıyasla iki katına çıkardık. Bu dönemde daha önce alınmış siparişlerin teslimatlarına odaklandık; elbette hedef pazarlarımızda süregelen ve takip ettiğimiz pek çok proje var.

Defence Turkey: Türkiye’de ilklere imza atan öncü savunma sanayisi şirketi olarak Otokar, 2019 yılında zırhlı keşif ve silah platformu olarak tasarladığı AKREP IIe Elektrikli Zırhlı Araç ile ENGEREK Aracı’nın yeni sürümü URAL Özel Harekât Aracı’nın ilk lansmanını gerçekleştirmişti. Otonom araçlara doğru geçişi hızlandıracak bir alt yapı sunan AKREP IIe’nin Zırhlı Keşif Aracı, Atış Destek Aracı (90mm top), Hafif Piyade Destek Aracı (25mm toplu, IDEF ‘19 Fuarında sergilenen model) ve Lazer Silah Aracı gibi değişik konfigürasyonları tasarlanacaktı. CMI Cockerill CSE90LP 90mm otomatik top ile donatılacak AKREP IIe Atış Destek Aracı’nın ise ilk olarak EuroSatory 2020 Fuarında sergilenmesi bekleniyordu. AKREP IIe ve URAL Özel Harekât Aracı Projelerinde gelinen son durum ve bu iki araca gerek yurtiçi, gerekse yurtdışından gösterilen ilgi ve geri dönüşler hakkında bize neler söyleyebilirsiniz?

Serdar GÖRGÜÇ:IDEF ve sonrasında iki yeni aracımız için de çok olumlu geri dönüşler aldık. Bu yılki pek çok fuarın iptal edilmesi araçlarımızın tanıtımlarını etkiledi.

Defence Turkey: TULPAR Hafif Tank, 2018 yılında Avrupa’da girdiği atış testlerini başarıyla tamamlayarak; iki farklı kullanıcı tarafından test edilmeye başlanmıştı. Geçen süre zarfında TULPAR Hafif Tank ile icra edilen test faaliyetleri ve devam eden pazarlama/tanıtım çalışmaları hakkında bize neler söyleyebilirsiniz?

Serdar GÖRGÜÇ:Tulpar Hafif Tank’ının testlerdeki performansı ve potansiyel kullanıcılar tarafından gelen geri bildirimler oldukça memnun edici. Bildiğiniz gibi savunma sanayi alanındaki araç talepleri ve beraberinde gelen alım süreçleri uzun sürelere yayılabiliyor. Çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Defence Turkey: Projede belli bir sayıdan sonra üretimin BAE’ne, Al Jasoor Ortak Girişim Şirketi’ne kaydırılması planlanmıştı. BAE’nde RABDAN üretimi başladı mı?

Serdar GÖRGÜÇ:Proje, başladığı günden bugüne sözleşme koşullarına uygun olarak başarıyla devam ediyor. Proje gizliliği gereği detay bilgi paylaşamıyoruz

Defence Turkey: Türkiye savunma sanayii için de tek kalemde imzalanan en büyük ihracat anlaşması olan bu siparişle Otokar, savunma sanayiinde artık sadece ürün değil; global ölçekteki bilgi birikimi, mühendislik, ArGe ve teknoloji transferi kabiliyetleri ile de ön plana çıkmıştır. Otokar, 2016’da BAE’nde kurduğu Otokar Land Systems şirketiyle Körfez Bölgesi başta olmak üzere yurt dışı işbirliklerini güçlendirmeyi, yeni pazarlara açılmayı ve satışlarını artırmayı hedefliyordu. Geride kalan 4 yıllık süre zarfında Otokar’ın, Otokar Land Systems şirketi üzerinden bölgede ne gibi faaliyetler gerçekleştirdiğine dair bir değerlendirmenizi alabilir miyiz?

Serdar GÖRGÜÇ:Otokar Land Systems şirketimiz, mevcut ve potansiyel kullanıcılarımıza yakın olmamız anlamında bizim için çok önemli bir atılım oldu. Körfez bölgesi başta olmak üzere yurt dışı işbirliklerini güçlendirmeyi, yeni pazarlara açılmayı ve satışlarımızı artırmayı hedefliyoruz. Bölgedeki farklı iş birliği fırsatlarını yakından takip ediyoruz.