EN TR

Röportaj

Meteksan Savunma 2020 yılında Haberleşme Sistemleriyle Pazarda İddialı Konuma Gelmeyi Hedefliyor

Meteksan Savunma Haberleşme Sistemlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dr. Erdal TORUN, şirketin 3 ana bölümünden biri olan haberleşme grubunun yapısı, kabiliyetleri, ürün yelpazesi, gelecek vizyonu ve 2020 yılı hedeflerini 100.sayımızda dergimiz şef editörü Cem Akalın`a değerlendirdi. Dr. Erdal TORUN: " 2020 hedeflerimizi şu şekilde özetleyebilirim. C-Bant Data Link sistemleri önemli platformlarda kullanımda olacak. KKS alıcıları ve Anti-Jamming sistemlerimizi hem füze hem de İHA platformlarında kullanıma sunmaya başladık. Ayrıca KEMENT çıktılarını yıl içerisinde muhtelif uygulamalara sokmuş olacağız. 2020’de yeni veri bağı ürünlerimizi sektöre tanıtacağız. IHA veri linkleri, füze veri bağları ve GNSS anti-jamming ürünlerimizin yurt dışı satışlarının gerçekleşmesini hedeflemekteyiz."

Issue 100

Defence Turkey: Sayın TORUN öncelikle bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Söyleşimize Bilkent Holding bünyesinde faaliyet gösteren yüksek teknoloji şirketlerinin savunma sanayisine yönelik proje ve aktivitelerini tek bir çatıda birleştirmek ve koordine etmek amacıyla 2006 yılında kurulan Meteksan Savunma’nın üç ana bölümünden birisi olan Haberleşme Sistemleri’nin personel sayısı, sunmuş olduğu hizmetler, sahip olduğu teknoloji birikimi ve vizyonu hakkında bilgi alarak başlayabilir miyiz?

Erdal TORUN: Bilkent Holding bünyesinde faaliyet gösteren Meteksan Savunma’nın, teknoloji sahipliğine ilişkin öncelikle savunma teknolojilerindeki konumuna değinmek isterim. 

Teknoloji sahipliği için üniversite-sanayi iş birliği gerekliliği hepimizin malumudur. Akademik kuruluşlarla yakın iş birliği içerisinde bulunmamızın, teknoloji sahipliğini sağlayan önemli unsurlardan birisi olduğunu değerlendiriyorum. Üniversite, sanayi ve kullanıcı üçgeninin sağlanması, yıllardır dile getirilen hususlardandır. Bunu da sektörde iyi sağlayan kurumlardan birisi olduğumuza inanmaktayız. 

Teknoloji geliştirme merkezi olarak özgün çözümler geliştirmek vizyonu ile, sürdürülebilir bir yapı oluşturma stratejimiz doğrultusunda, kaynaklarımızı belirli alanlara yoğunlaştırarak, rekabet edebilir ürünlere sahip olacak şekilde organizasyonumuzu 2019 yılında üç temel alanda yapılandırdık. 

Bu alanlardan birisi olan Haberleşme Grubu, yaklaşık 70 personel ile tasarım, iş geliştirme ve program faaliyetlerini bir bütünlük içerisinde hızlı ve etkin olarak yürütmektedir. Elbette, bizim dışımızda üretim, kalite ve idari süreçleri yürüten bölümler de grubumuza hizmet vermektedir.

Ağ temelli harekât ve gereği olan akıllı mühimmatlar, keşif ve gözetleme sistemleri, elektronik harp gibi sistemlerin birlikte kullanılmasını sağlayan ve ilgili platformlar ve kullanıcılar arasında hedef, durum, konum, istihbarat, vuruşa kalan süre ve hasar tespit gibi verilerin (C4ISR) aktarımını ve paylaşılmasını sağlayan haberleşme sistemleri modern harekâtın vazgeçilmez unsuru haline gelmiştir. Şirketimizin bu bilinçle özellikle füze sistemleri ve insansız hava araçları için geliştirdiği elektronik harbe dayanıklı veri bağları, ilgili platformlara büyük değer katmaktadır. Ürün yelpazemizde genel olarak;

·       Füze Veri Bağları

·       Ağ Merkezli Taktik Veri Linkleri 

·       İnsanlı/İnsansız Platformlar için C-BANT Veri Bağı

·       Hava Araçları Uçuş Kontrol Bilgisayarı 

·       TMV Telemetre Vericisi

·       Anti-Jamming GNSS

·       KSS Anten ve Alıcı Çözümleri

·       Genişbant LOS/NLOS Taktik Haberleşme Radyoları

·       Araç Elektronik Kontrol Sistemleri

·       SATCOM RADOM  

gibi çözümlerimiz bulunmaktadır.

Teknoloji birikimi ve tasarım yeteneğimiz, bu ürünlerin her platforma özel çözümler sunmamıza imkân sağlamaktadır. Düşük hacim, ağırlık ve güç tüketimi (SWAP) özellikli tasarımlar, elektronik harbe dayanıklı, güvenli yüksek iletişim hızında çözümler, platformlara özgü optimize edilen modüler yapılar, Teknoloji Geliştirme Merkezi vizyonumuza çığır açan temel prensiplerdir.

Defence Turkey: Projelerin detaylarına geçmeden önce öncelikle Meteksan Savunma Haberleşme Sistemleri grubunun, 2019 yılı performansı (ciro ve ihracattaki payı) ve 2020 yılına yönelik beklentileri ve hedefleri hakkında neler söyleyebilirsiniz? 

Erdal TORUN: 2019 yılında hem şirket olarak hem de Haberleşme Grubu olarak hedefleri büyük ölçüde gerçekleştirdik. Yeni bir organizasyon içerisinde adımları dikkatli atmaya özen gösterdik. Sektörde yaşanan nakit daralmalarından etkilenmemek için mali yapımızı kontrollü sürdürmek için çaba sarf ettik.  Bu anlamda öngördüğümüz stratejileri uyguladık ve yeni organizasyonda hedeflenen kurumsal yapıyı büyük oranda tesis ettik. Yeni bir yapı kurulduğunda, işleyişi ve iş süreçlerinin tanımlanması doğal olarak zaman alıyor. Rakamsal olarak değinmeyim, ancak 2019’da bir taraftan mevcut projelerimizi takvimi içerisinde gerçekleştirirken (gururla bahsedeceğim Kement projesi gibi), diğer taraftan Taşınabilir Elektronik Harp sistemleri gibi yeni alanlar açan çok değerli projeleri portföyümüze kattık. 

Ürünleşme planlarımız doğrultusunda C-Bant Data Link ürünümüzü ortaya çıkarttık. Hava platformu ve yer sistemleri arasında en az 200 km görüş hattında, elektronik harp tedbirleri ile yüksek hızda gerçek zamanlı iki yönlü veri aktarımı sağlayan bu çözümümüzün, uluslararası alandaki rekabet üstünlüğü gurur kaynağımızdır.

Ortaya koyduğumuz diğer bir ürün ailesi KSS Anten ve Alıcı Çözümleri ile Karıştırmaya Dayanıklı Küresel Uydu Seyrüsefer Sistemi (Anti-Jamming GNSS) sistemimizdir. Anti-Jamming GNSS, içerdiği ileri seviye teknolojiler, boyutları ve hafifliği ile füze sistemleri ve insansız hava araçları başta olmak üzere her tür platformda kullanılabilecek bir ürün olarak benzerlerinden ayrılmaktadır.

2020 yılına gelecek olursak, bu yıl yaşadığımız yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının elbette sektöre olumsuz etkileri gözlenmektedir. Bu nedenle hedeflerimizi gerçekçi ve temkinli tuttuk. Çok sık dile getirdiğim ve inandığım bir husus vardır. Kriz dönemlerinde ve ekonominin daraldığı zamanlarda, az kaynakla geleceğe hazırlanmak bir fırsat olarak görülmelidir. Meteksan Savunma olarak biz de iç ARGE kaynaklarımızla sürekliliğimizi sağlayacak alanlarda yatırımlar yapmaktayız.  

Bazı somut örneklerle 2020 hedeflerimizi şu şekilde özetleyebilirim. C-Bant Data Link sistemleri önemli platformlarda kullanımda olacak. KKS alıcıları ve Anti-Jamming sistemlerimizi hem füze hem de İHA platformlarında kullanıma sunmaya başladık. Ayrıca KEMENT çıktılarını yıl içerisinde muhtelif uygulamalara sokmuş olacağız.

Temel alanlarımızdan birisi bildiğiniz gibi veri bağı. Bu alanda yelpazemizi nitelik ve nicelik bakımından geliştirmekteyiz. Geliştirme faaliyetlerinde çıkış noktamız, yüksek teknoloji içeren rekabet edebilir ve platformlara uygun çözümler elde etmektir. 2020’de yeni veri bağı ürünlerimizi sektöre tanıtacağız. 

İhracatla ilgili sorunuza gelince; 2019’da birçok temasımız oldu, belli ölçülerde işlerimizi yaptık ve 2020 yılında seyahat engellemeleri olmasına rağmen ihracatla ilgili video konferanslarla, yazışmalarla ve sosyal medya üzerinden pazarlama faaliyetlerimize devam ediyor ve duraksama yaşamadan sistem çözümlerine yönelik potansiyel müşterilerilerle görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Genelde füze ve hava aracı gibi platformlarda veri bağı uygulamaları, özel çözümleri gerektirmektedir. Her platforma özgü çözümler zaman almaktadır. Özetle, 2020’de İHA veri linkleri, füze veri bağları ve GNSS anti-jaming ürünlerimizi yurt dışı satışların gerçekleşmesini hedeflemekteyiz.

Defence Turkey: Yeni tip Koronavirüs (COVID-19) salgını bütün firmaları çok fazla etkiledi, fiziksel olarak görüşmeleri devam ettirebilmek çok zor hale geldi. Uluslararası düzeyde faaliyetlerinizde ve stratejilerinizde herhangi bir değişiklik olmadığını görüyoruz. Bu süreçte hem yurtiçi hem de yurt dışındaki programlarınız açısından yeni sözleşmeler veya mevcut sözleşmelerin teslimatları ile ilgili olarak herhangi bir değişiklik söz konusu mu?

Erdal TORUN: Belirttiğiniz gibi strateji ve hedefler değişmedi ve bu doğrultuda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ancak salgının çalışmalarımızı hiçbir şekilde etkilemediği anlamına gelmemeli. Genel olarak hızımızda bir düşme olsa da, hedefler aynı kaldı. Yurt içerisinde faaliyetlerimizi sürdürmekte sıkıntı olmuyor, bir şekilde yan yana gelme imkânı buluyoruz. Uluslararası ortamda da savunma sanayine yönelik ihtiyaçlar devam ediyor. Sosyal hayatı etkileyen bazı ciddi durumlar olmasına rağmen, yabancı firmaların talepleri bu iş birliğini sürdürme yönünde. Tabii ki yan yana gelebilmek önemli fakat bir şekilde uzaktan da işlerimizi devam ettirmeye çalışıyoruz. Evet, çalışma sisteminde bir değişim yaşanmakta, ancak hedeflerimizde bir değişiklik söz konusu değil.

Defence Turkey: Projelerin detaylarına dönersek daha bahsettiğiniz mühimmat veri bağları Meteksan Savunma’nın öne çıktığı ana alanlardan birisi ve uzun yıllardır bu alandaki çalışmalar devam ediyor. Bu alandaki en son gelişmelerden kısaca bahsedebilir misiniz? 

Erdal TORUN: OMTAS/UMTAS ve HİSAR veri bağları ile başlayarak SOM, ATMACA, AKBABA, MAM-L, MAM-C, TEBER ve LAÇİN sistemlerine yönelik geliştirdiğimiz Mühimmat Veri Bağları, Meteksan Savunma’nın ilerlediği süreçte ana alanların başında gelmektedir.

Ortaya koyduğumuz güvenli ve hızlı iletişim sağlayan çözümler ile Silahlı Kuvvetlerimize önemli bir operasyonel üstünlük sağlıyoruz. Bu alandaki yol hikayemize, 2009 yılında OMTAS veri bağı ile başladık ve 2019 yılından itibaren üretim hattı kalifikasyonunu tamamlayarak seri üretime geçtik. Diğer taraftan HİSAR kapsamında veri bağı geliştirme sürecini tamamlayarak seri üretim aşamasına geldik, SOM ve ATMACA için geliştirilen KEMENT Taktik Data Link sistemlerinin seri üretimlerine yönelik sözleşme görüşmelerimiz devam ediyor.

Mühimmat Veri Bağları tasarımında, yazılım tabanlı, modüler ve esnek mimari ile tümleşik bir altyapı içerisinde barındıran birlikte çalışabilir, standartlaşmış sistemler geliştirmeyi hedefledik; bu mimari felsefe ile ürün ailesini genişleterek yeni pazarlarda da pay sahibi olmayı hedefliyoruz.

Defence Turkey: Türk Hava Kuvvetleri ve Deniz Kuvvetlerimizin Ağ Destekli Kabiliyetleri ve özellikle SOM ve ATMACA gibi milli seyir füzelerimizin kazandığı akıl ve tabi ki KEMENT programı ile kazanılan çok önemli kabiliyetle, ülkemiz önemli bir operasyonel üstünlüğe kavuştu. KEMENT’i rakiplerine göre üstün kılan özellikler nelerdir? Uçuş testleri ile kalifiye edilmiş ürünlerden ve ileriye dönük planlama ve çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz? 

Erdal TORUN: KEMENT milli olarak geliştirilen ilk TDL (Taktik Data-Link) sistemidir. Uçuş testlerinde sözleşme isterlerinin üzerinde bir performans sergileyerek kalifiye olmasının haklı gururunu yaşıyoruz.

KEMENT milli dalga şekli, milli kripto ve gerçek zamana yakın görüntü aktarabilme özelliklerinin ötesinde dünyadaki muadillerinin oldukça üzerinde fiziksel ve performans özelliklerine sahip standartlaşmış, uyarlanabilir bir ürünün ilk sürümü. Bu sayede TSK'nın kullanımına sunabileceğimiz gelişmiş bir veri linkinin en önemli aşamasını tamamlamış bulunuyoruz ki bu ülkemizi bu işe yeni başlayan diğer ülkelere göre en az 5-10 yıl ilerde avantajlı kılıyor. Seyir füzeleri için geliştirilen bir TDL olarak KEMENT, arzu edilen tüm platformların Ağ Destekli Harekât konseptine uygun şekilde ihtiyaçlarını karşılamak üzere esnek ve modüler bir yapıda geliştirildi. Platformların operasyonel gereksinimlerine göre güncellenebilir Yazılım tabanlı Radyo (SDR) mimarisinde geliştirilen, tümleşik veya harici DLP (Data Link Processor) desteğini sağlayabilen bir sistemi gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Ülkemizi bir üst sınıfa taşıyacak ağ merkezli TDL Projelerimizin devamında yer almak üzere hazırlıklar devam ediyor.

Elbette zorlu şartlarda çalışabilen SWAP tasarımlar, ihracat lisanslarından bağımsız üretilebilen milli ve yerli çözümlerimiz Meteksan Savunma’nın en önemli değerlerindendir. Ancak KEMENT ile elde edilen tecrübeler bunların ötesinde. Başta SSB ve TSK’a olmak üzere TÜBİTAK BİLGEM, TÜBİTAK-SAGE, Roketsan ve Eskişehir 1.HBFM ile yoğun ve zorlu bir takvim içerisinde ama uyumlu çalışabilmek bizi daha da çevikleştirdi. Halihazırda uçak üzeri görev sistemleri ve mühimmat veri bağı projelerimiz ile bu kurumlarla yürütülen yoğun çalışmalar sayesinde, kullanıcının isteklerine en uygun sistem çözümleri ve sistemler arası birlikte çalışabilirliği (interoperability) maliyet etkin bir şekilde sağlayabilme vizyonuna sahip olduk. 

Şunu ilave etmek istiyorum, KEMENT projesi kapsamında SOM özelinde, TÜBİTAK- SAGE ile de çok ciddi anlamda yakın ilişkilerimiz oldu ve hala da devam ediyor. SOM bizim ürünlerimizin kullanımını arzu ettiğimiz gerçekten çok değerli bir platform. Burada SOM ve KEMENT ile yaptığımız denemelerde ciddi anlamda çok önemli başarılar elde ettik.

Defence Turkey: KEMENT projesi özelinde bakarsak, bu çalışmalar sırasında kullanıcıdan ne gibi geri dönüşler alıyorsunuz?

Erdal TORUN: KEMENT ile ilgili olarak kullanıcının geri beslemeleri tabii ki olumlu. Bunun neticesinde yeni birtakım projeler ile bunun bir üst versiyonuna yönelik yeni ihtiyaçların da karşılanabilmesi için gereksinimler tanımlandı. Bu sistemin bir şekilde platformlara uygulanmasına başlanacağı düşüncesindeyiz.

Defence Turkey: Füze veri bağları yapısı itibariyle füzeye özgü olarak tasarlanan ürünler. Bunların tasarlanması ve üretilmesi için füzenin detaylı yapısı ve parametrelerine ihtiyaç duymaktasınız. Füze Veri Bağı geliştirme süreçlerinde füzelerin üreticisi Roketsan ile tesis edilen iş birliği ve edinilen tecrübe hakkında bize neler söyleyebilirsiniz?

Erdal TORUN: Roketsan ile uzun yıllardır pek çok alanda nitelikli iş ortaklığımız devam ediyor ve yaşanan bu süreçte daha önce de belirttiğim gibi seri üretim projeleri ile belli bir olgunluğa eriştik; şimdi ürünlerimizin yüksek hacimli üretimlerine hazırlık için daha fazla çevik olmamız gerektiğinin bilincindeyiz. Bunun için gerekli adımları atarak yatırımlara hızla devam ediyoruz.

Roketsan ile ARGE ve ürün geliştirme safhasından itibaren başlayarak yürüttüğümüz projeler var. İlk aşamada iş birliği protokolleri ile karşılıklı bilgi paylaşım sürecine başlayarak teknik isterler üzerine çalışmaya başlıyoruz. Belirttiğiniz üzere füzenin yapısı üzerinde ekipmanların yerleşim bilgisi, hacim, ağırlık ve güç bütçesi; sıcaklık, irtifa, titreşim, şok, vb. çevre koşullarına uyum gibi birçok mühendislik disiplinini içinde barındıran analizler yürüterek olgunlaştırdığımız teknik gereksinimler bizim için tasarım öncesindeki en önemli aşamalardan birisidir. Burada Meteksan Savunmayı öne çıkartan en önemli kabiliyetlerimiz, elektronik donanım ve yazılım tasarımı, elektromanyetik analizler ile anten tasarımları, RF katman çözümleri ve fiziki dayanımları sağlayan mekanik tasarımlarımızdır. Meteksan Savunma bu projeler sayesinde 0.1 – 35 Ghz bandında su altından uzaya kadar her ortamda çalışabilen sistemler ve ürünler geliştirmiş ve altyapı kazanmıştır.

Tasarım ve geliştirme sonrası prototip üretimini tamamlayarak ilk ürünlerimizin kalifikasyonu, platforma entegrasyonu ve saha/uçuş testlerinde de mutlaka Roketsan’ın yanında yer alarak her türlü desteği veriyoruz; burada tecrübeli sistem mühendisliği ve teslimatlarımız sonrasında da ELD ekiplerimiz devreye giriyor. Sürdürülebilir iş ortaklığımızda en önemli unsurun, karşılıklı güven ve saydamlık olduğunu belirtmek isterim.

Diğer veri bağı projelerimizde olduğu gibi Mühimmat Veri Bağları ve TDL çözümlerimizi de dost ve müttefik ülkelerin kullanımına sunmayı hedefliyoruz ve Roketsan ile yürüttüğümüz çalışmalarda oluşan güven ve sinerjinin uluslararası alanda da önemli başarılar doğuracağına inanıyoruz.

Defence Turkey: Veri Bağlarının tasarım ve üretimlerinde elde edilen birikim ile İHA’lar için C-Band Data Link ürününü 2018 yılı içerisinde tamamladığınızı açıklamış ve bu ürününüzü ilk kez IDEF ‘19 Fuarında sergilediniz. Yüksek, orta ve alçak irtifada görev yapan insansız Hava Araçları (İHA) ve yer sistemleri arasında, 200 km mesafede (en az 10 Mbps kullanıcı verisi), noktadan noktaya haberleşme imkânı sunan, yönlü ve yönsüz antenlere sahip C-Band Veri Link Sistemi ile ilgili İHA kullanıcısı TSK ve Emniyet Güçlerinden bugüne kadar ne gibi geri dönüşler aldınız? C-Bant Data Link Sisteminin kullanılacağı platformlar ve diğer rakiplerine göre teknik ve ekonomik üstünlüklerinden bahsedebilir misiniz? Sisteme yönelik yurtiçi veya yurtdışından herhangi bir sipariş sözleşmesi gündemde mi? 

Erdal TORUN:.C-Bant Data Link ile hedeflenen alan insanlı keşif uçakları ve insansız hava araçları (İHA’larda) olmakla beraber sunduğumuz çözümlerin diğer insansız sistemler için de kullanabileceğini görüyoruz ve bu yönde de talepler geliyor.

Ortaya koyduğumuz çözümün önemli avantajları modüler bir yapıda, farklı sistemlere entegrasyona uygun esnek ara yüzlere sahip ve maliyet etkin bir sistem olmasıdır. Ama en başta hem performans hem ekonomik açıdan yabancı sistemlerin önüne geçen ve sahada da ipi göğüsleyen ilk yerli ve milli tasarımlı sistem çözümünü üretmiş bulunuyoruz. Şimdi bu sistemi yaygınlaştırmak üzere yerli platform sahibi şirketlerle müzakere halindeyiz ve yakın zamanda güzel haberleri sizinle paylaşabiliriz.

Silahlı kuvvetlerimizde yaygın olarak kullanılan diğer sistemlerde olmayan MIL-STD-810, MIL-STD-461/464 ve 704 uyumluluğunu destekliyoruz; 200 km üzerinde 13 Mbps’ye kadar veri hızında aktarım yapabilen ve frekans atlama/ tayfa yayma (FHSS&DSSS) özelliği ile güvenilir haberleşme sağlamanın yanı sıra, aynı bölgede ve aynı anda çoklu sayıda İHA tarafından spektrumun ortak kullanımını sağlayan bir mimariye sahibiz. Sistem kullanımı açısından taktik anlamda baktığınız zaman bu aslında kullanıcıların gerçekten çok hararetle istedikleri özelliklerden birisidir.

İç ARGE çalışmalarımız ile Uzaktan Görüntü Terminali (UGT) ve STANAG 4586 uyumluluğu ile havadan-havaya çoklu İHA’nın aynı anda birlikte çalışabilirliğini sağlayan çözümlerimizi yakın zamanda sahada izleme imkânınız olacak. Daha önce bahsetmiştim. Biz birçok ARGE çalışmasını herhangi bir yerden sipariş almadan yürütüyoruz. UGT, bunların iyi örneklerinden bir tanesi.

Yaptığımız ilk denemeler ve entegrasyon çalışmalarında UGT hakkında kullanıcı ve platform yüklenicisinden olumlu geri dönüşler alıyoruz. Sistemi yaygınlaştırmaya yönelik görüşmeler devam ediyor. 

Defence Turkey: İhracata yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, kısa vadece Meteksan Savunma’yı hangi ürünlerle yurtdışı pazarlarda daha çok göreceğiz? Geleceğe yönelik beklentileriniz ile ilgili bir değerlendirmenizi paylaşabilir misiniz?

Erdal TORUN: Uluslararası ölçekte güvenilir ve yüksek hızlı haberleşme çözümleri sunmak için önemli gayret sarf ediyoruz. 

Ocak 2019’dan itibaren Meteksan Savunma olarak yeni bir yapıya büründük. Ürün odaklı yaklaşım ile stratejik hedeflerimizi pazara göre belirlemek üzere mümkün olan her müşteriye satış ve pazarlama yapabilmeyi amaçlıyoruz. En az yurtiçi kadar yurtdışı pazarı da bu açıdan önemseyerek ürün stratejilerini belirlemeyi ve geleceği şekillendirmeye çalışıyoruz. 

Platform üzeri entegre edilebilir hazır ürünleri hedeflemekle beraber her müşteri ve platform sahibine açık iletişim ve güvene dayalı bir iş ortağı olarak yaklaşıyoruz. Yakın vadede uluslararası alanda da bu yaklaşımın meyvelerini almaya yaklaştığımızı söyleyebilirim.

Defence Turkey: Türk Silahlı Kuvvetleri operasyonel sahada ortaya yeni bir askeri doktrin koyarak, İHA’ları aynı anda entegre olarak kullanıyor. Burada özellikle C-Bant Veri Bağı kabiliyeti ön plana çıkıyor. Bu sistemlere yönelik olarak yurt içi veya yurt dışından sıcak bir sipariş söz konusu mu?

Erdal TORUN: Evet bu konuda devam eden bazı görüşmeler var, yıl içerisinde kullanıma gireceğini düşünüyoruz. Bunu da ilerleyen zamanlarda paylaşacağız. Yurt içerisinde bu sistemi kullanmaya başlayacağız. Yurtdışı tarafında ise şöyle; elimizde bir ürünümüz var ve bununla ilgili görüşmelerimiz devam ediyor ancak her kullanıcı kendi platformuna göre özel bir entegrasyon ve uyum istiyor. Daha önce belirttiğim gibi Meteksan Savunma’nın tasarım kabiliyetive mühendislik yeteneği yurtdışında bu sistemlerin hem füze platformlarına hem de İHA platformlarına entegrasyonunda bize bir avantaj sağlıyor. C-Bant özelinde görüşmelerimiz, uluslararası ortamda olumlu bir şekilde devam ediyor.

Defence Turkey: ANKA-S Projesi kapsamında SATCOM Haberleşme için kullanılan Geniş Bant Anten ve L-Bant Antenin korunması amaçlı tasarlanan, üretilen ve test edilen ANKA SATCOM Radomu’nun teslimat çalışmaları hakkında bize neler söyleyebilirsiniz? Radomun yapısı ve teknik verileri (ağırlık, uzunluk ve yükseklik) hakkında bize neler söyleyebilirsiniz? Söz konusu kabiliyetin diğer İHA Projelerinde kullanımına yönelik varsa devam eden görüşme ve çalışmalar hakkında okuyucularımızı aydınlatır mısınız?

Erdal TORUN: ANKA SATCOM Radomunun tasarımı ve üretimi özel bir mühendislik çalışması. Bu tasarım gerçekleştirildikten sonra üretim yapıldı ve şu anda ANKA’da kullanılıyor. Yeni siparişlerle ilgili TUSAŞ ile görüşmelerimiz devam ediyor. Radom konusunda sadece ANKA özelinde değil diğer İHA platformları, kara platformları ve radar sistemleri de dahil olmak üzere birçok proje için görüşmeler sürdürüyoruz ve iyi bir yetenek alanı kazandığımız konulardan bir tanesi. Burada malzeme ve üretim alanında beraber çalıştığımız paydaşlarımız var ama hem tasarım hem de ölçüm yeteneğine sahiplik kritik bir konudur. Radomlar çok zorlu koşullarda kullanıldığı için çalışırken sinyal geçirgenliğinde herhangi bir bozulma olmaması lazım.

Radomun teknik özellikleri konusuna gelirsek, bunların özellikleri kullanıldığı antenin özellikleriyle bağlantılı olarak tanımlanıyor. Burada en önemli parametre, geçirgenliğinin iyi olması, herhangi bir sinyal zayıflamasına neden olmaması lazım.  

Bu altyapının diğer platformlarda da kullanılmasıyla ilgili görüşmelerimizi sürdürüyoruz. 

Defence Turkey: Meteksan Savunma geçtiğimiz aylar içerisinde Karıştırma ve Aldatmaya Dayanımlı Küresel Konumlama Anten ve Alıcı Sistemi Anti-Jamming GNSS’in lansmanını gerçekleştirdi. TSK unsurlarınca gerek Suriye’nin kuzeyinde gerekse Libya’da icra edilen harekât ve operasyonlarda sıkça tecrübe edilen GPS Karıştırma ve Aldatma (Spoofing) tehdidine karşı ne ölçüde bir çözüm sunacak? Envantere girmesi ile beraber TSK ve Güvenlik güçlerimize sağlayacağı değerle ilgili değerlendirmenizi öğrenebilir miyiz?

Erdal TORUN: Öncelikle şunu belirtmek isterim; bu tür seyrüsefer sistemleri her zaman karıştırmaya maruz kalır. Çünkü belirli bir alanda elektronik karıştırma ortamı oluşturarak, o bölgede GNSS temelli sistemleri etkisiz hale getirmek en yaygın tedbirlerdendir. 

KKS (Küresel Konumlandırma Sistemleri/GPS) alanında tasarladığımız ve mühimmatlar için seri üretim yaptığımız ilk ürünümüz KKS aktif ve pasif antenlerimizdir. Bu sayede KKS alanına çok önceden girmiş olduk; KKS uydu sistemlerinin ve alıcıların çalışma prensipleri konusunda başlayan akademik çalışmaları kavramsal analizlerle devam eden mühendislik çalışmaları takip etti; mühendislik kabiliyetlerimizi geliştirerek kendi test ve doğrulama ortamlarımızı oluşturduk ve bugünlerde ortaya koyduğumuz KKS alıcı ve Anti-Jamming GNSS Anteni çözümlerimiz taktik sahada yer buldu.

KKS karıştırıcılarına karşı bir önlem geliştirilmesi ve KKS alıcılarının karıştırıcılara rağmen görev yapabilir olması taktik sahada hayati bir öneme sahip. Bu konunun bir diğer önemli ayağı ise elektronik harp disiplinidir ki Meteksan Savunma’nın burada sahip olduğu altyapı ve tasarım kabiliyetinin de başarımızda büyük önemi var. GNSS karıştırıcılarının sinyallerini bastırmak için uzaysal filtreleme yöntemleri kullanılarak platforma özel optimum çözümler tasarlayıp üretebiliyoruz. Bu sayede mühimmatların hedefi bulma yönünde ara safha güdümünde hata payı düşürülerek İnsansız Hava Araçları ve İnsanlı Keşif Uçaklarının hayatta kalma başarısı arttırılmaktadır.

Mühimmatlar ve İHA'ların sahada karıştırılması sonucu elde edilen geri dönüşlerden yola çıkarak ürünlerimizi İHA, mühimmat, kara ve deniz araçları için de çeşitlendirerek farklı anten birimleri ile modüler çözümler oluşturduk. Ağırlık ve boyut olarak da en iyi sistemleri geliştirdiğimizi söyleyebiliriz; mühimmat veri bağı şirketi olmanın getirdiği disiplinin burada çok önemli avantajlarını gördük. Artı bir değerimiz ise yazılım tabanlı tasarım sayesinde Anti-Jamming GNSS Anteni ve sinyal işleme birimimizin dahili alıcısı sayesinde harici başka bir KKS alıcısına gerek kalmadan kullanıcıya en optimum ve maliyet etkin çözümü sunabilmesidir.

KKS ürünleri ve sistem çözümlerimiz büyük ölçüde sahada denendi ve kalifiye oldu; ilk teslimatlarımızı yapıyoruz ve artık seri üretime yönelik sözleşme görüşmelerimizle yaygın kullanıma hazırlanıyoruz. Daha önce de söylediğim gibi hem füze sistemleri hem de İHA’lar için bu sistemlerin sözleşmeleri bulunmaktadır.

Defence Turkey: Meteksan Savunma sahip olduğu alan derinliği ile yurtdışından kolay tedarik edilemeyecek/ alınamayacak ürünleri TSK hizmetine sunuyor ve operasyonel sahada son derece önemli ve yeni bir güç çarpanı sağlıyor.  İhracat ekseninde 2020 ve 2021 yıllarını konuşacak olursak, haberleşme sistemleri alanında hangi ürünlerinizle hangi pazarları hedefliyorsunuz? Bununla ilgili sizlerden kısaca bilgi alabilir miyiz?

Erdal TORUN: Öncelikle Anti-Jamming GNSS sistemleri ile başlamak istiyorum. Bu konuda dünyada belli firmalar belli pazarlarda yer almış durumda.  Biz sistemlerimizi tasarlarken, onların niteliklerini, özelliklerini ve performanslarını baz alarak geliştiriyoruz. Bunun neticesi olarak uluslararası ortamda ürünlerimizle rekabet eder duruma geldik.  Nitekim görüşmelerini sürdürdüğümüz teklifleri var. Eminim 2020 içerisinde yurt dışına Anti-Jamming GNSS satışlarımız olacak. 

Haberleşme alanındaki diğer önemli ve heyecan verici konu ise C-Bant uygulamaları. C-Bandı sadece İHA’lar için değil aynı zamanda insanlı platformlar ve füze iletişimleri için de kullanmak isteyen ülkeler var ve ilgili ülkelerle görüşmeler devam ediyor. Burada önemli olan bir ürünü alıp platforma takmak değil, aynı zamanda platforma uyumlandırmak. Daha evvel füze üreticileri ile yaptığımız çalışmalarda da görüldüğü gibi platforma uyumlandırmak için füzenin özelliklerini belli oranlarda biliyor olmanız lazım.

İHA ve Füze üreticisiyle birebir irtibatlarımız ve görüşmelerimiz devam ediyor. Bizim için şu anda Asya Kıtası ağırlıklı. Kendi platformlarını üreten ülkelerle ciddi iş birliklerimiz var. Sizin aracılığınızla şunu da vurgulamakta fayda görüyorum, Meteksan’ın ürünleri batılı ülkelerin ürünleri ile kıyasladığınız zaman dünyadaki uluslararası pazarda rekabet edebilir, çok yüksek teknoloji içeren ve de çok maliyet etkin ürünler.

Diğer ürünlerimiz ile ilgili ise; telemetre vericileri ve uçuş bilgisayarlarımız başka ülkelerin ordularında insanlı ve insansız hava araçlarında kullanılıyor. Bir sonraki aşamada hedefimiz taktik data linklerini pazara sunabilmek. Veri bağı alanında Roketsan veya diğer iç müşterilere verdiğimiz her bir ürün, onlar vasıtasıyla yapılan ihracatlar sayesinde yurt dışında da kullanılıyor. Veri bağı alanındaki ihracat potansiyelinin ilerleyen dönemlerde taktik data linkler ile çoğalması için çaba gösteriyoruz.

 KEMENT Taktik Data Link çok önemli bir konu. Bildiğiniz gibi NATO ülkelerinin kendi sistemleri var. Ancak dünyada diğer coğrafyalara baktığımız zaman bu tür sistemlere sahip olmayan ülkelerde ağ destekli muharebede farklı kuvvetler arası görüntülerin ve bilgilerin aktarımı önemli bir ihtiyaç. Aslında bizim taktik data linkimiz tamamen bunu yapabilecek altyapıya sahip bir sistem. Bu kapsamda yurtdışı pazarda ülkelerin bu tip TDL ihtiyaçlarına yönelik de görüştüğümüz ülkeler var. Önümüzdeki dönemde bunun daha da hızlanacağını ve çok ciddi iş birliklerinin ortaya çıkabileceğini değerlendiriyoruz.

Defence Turkey: Bu son dönemde de sahada da kullanılan çok kritik ürünlerden bahsediyoruz hem platform hem de füze ve insansız hava araçlar bazında. Buranın çok kritik alt sistemlerinden bir tanesini sizin ürünleriniz. Önümüzdeki dönemde sahadan gelen bu başarının uluslararası arenada süreçleri daha da hızlandıracağını düşünüyor musunuz?

Erdal TORUN: TSK diğer ülkelerin orduları için iyi bir referanstır. Biz hemen hemen her ürünümüzü gerçek ortamında sahada kullanıyoruz. Dolayısı ile ülkeler bu durumu bilirler, her ülkenin ataşesi var. Yakın bir şekilde gözlemlerler, sahaya gider görürler. Ayrıca Türkiye'nin coğrafi koşullarından dolayı her iklime uygun çözümler üretebiliyoruz. Hem çok soğuk koşullarda çalışacak hem nemli koşullarda çalışacak hem de sıcak koşullarda çalışacak, bunları yapabiliyoruz. Dolayısıyla ürünlerimiz Silahlı Kuvvetlerimizin envanterine girdiyse çok kapsamlı bir şekilde test etmeden bile satın alma eğiliminde bulunurlar. 

Burada bazen şöyle bir sıkıntı çıkabiliyor. Örneğin C-Bant ile ilgili bir uygulamada bir ülke daha önce başka bir ülkenin ürününü alıp kendi platformlarında yaygınlaştırdıysa, siz gidip hadi bu ürünü benden alın dediğiniz zaman bir paket programla gitmek zorundasınız; eskiden verdiğiniz bütün hava ve yer terminallerini yenileriyle değiştiriyor olmamız lazım. Çünkü hepsinin birbiriyle uyumlu olması ve konuşabilmesi gerekiyor. Bunun pazarlamasını da yapıyoruz.

Defence Turkey: COVID-19 sürecine tekrar dönecek olursak, Yeni Tip Koronavirüs (COVID-19) salgını günlük hayatımızı olduğu kadar savunma ve havacılık dünyasını da çok derinden etkiledi. Meteksan Savunma’nın COVID-19 salgını ile ilgili yaptığı çalışmalar, aldığı önlemler ve devam eden uygulamaları hakkında bilgi alabilir miyiz?

Erdal TORUN: İnsan sağlığı bizim önceliğimizdir. Salgın başlamasını müteakip, bir taraftan personelimizin korunmasına yönelik tüm tedbirleri aldık diğer taraftan çarkların dönmesi için her türlü detayı planladık. Müteakiben, çalışanlarımıza, ailelerine, tedarikçilerimize ve iş ortaklarımıza yönelik yaklaşımımızı 23 Mart tarihinde bir basın açıklaması ile duyurduk. 

Devletimiz tarafından yayınlanan genelge ve tavsiyelere uyumlu bir şekilde, görevimizin başında olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarına yönelik teknolojiler geliştirmek için çalışmaya devam ettik.

Şirket çalışanlarımızla dayanışma içerisinde izin, evden çalışma, dönüşümlü çalışma gibi sosyal mesafeyi artıracak yöntemleri uygulayarak; “birlikte başaracağız” sloganıyla işimize bağlılığımızı ve üretkenliğimizi azami ölçüde devam ettirdik.

Bu süreçte, bize malzeme, hizmet ve çözümler sağlayan paydaşlarımızın da ekonomik bir sarsıntı yaşamadan kendi personeline güvence verebilmelerini hedefleyerek, kendi alacaklarımızın tahsilatında sıkışsak bile tedarikçilerimize ödemelerimizi yapmaya büyük gayret gösterdik ve gösteriyoruz. 

Projelerimizde aksama olmadan ilerleyebilmek için test ve toplantıları sosyal mesafe kuralları sağlanarak veya video konferans yoluyla gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bilkent Holding ana esasları doğrultusunda COVID-19 salgınına yönelik Şirketimiz bünyesinde oluşturduğumuz Komite tarafından belirlenen her türlü tedbir eksiksiz olarak uygulanmaktadır.

Defence Turkey: COVID-19 nedeniyle yaşanan olağan dışı ortamda Meteksan Savunma’nın 2020 yılına ilişkin faaliyet planında ve ciro/ihracat hedeflerinde herhangi bir değişiklik söz konusu oldu mu?

Erdal TORUN: 2019’da sektörde pek alışık olmadığımız şekilde nakit akışlarında bir düzensizlik ve daralma yaşandığına tanık olduk. Devletimizle birlikte hepimiz kenetlendik ve zorlukların üstesinden geldik. 2020’de de birtakım düzensizlikler yaşamaya başlamışken, COVID-19 salgını özellikle yurt dışı ilişkilerde doğal olarak bir duraksamaya neden oldu. Bu durumda çok dikkatli bir mali politika işletmemiz gerektiğini hissediyoruz. Ciro ve ihracat hedeflerimizi 2019 seviyesinde muhafaza etmeye, daha disiplinli, daha kontrollü olmaya çalışıyoruz. Ancak bir yandan da stratejik hamlelerimizi geri almayacağız. Daha önce ifade ettiğim gibi krizden fırsat çıkartma yaklaşımını benimsemekteyiz. Mali yapımızı olabildiğince gürbüz kılarak, Ar-Ge, inovasyon ve ürün geliştirme ile yarınlara hazırlık yapmayı amaçlıyoruz.

2020 yılını ihracata odaklanma yılı olarak belirledik ve bu yönde ciddi strateji çalışmaları yaptık, İhracata odaklanacak mekanizmaları ve yapıyı geliştirmeye çalışıyoruz. Hedef olarak yakın zamanda gelirimizin %50’sini ihracattan, %50’sini iç pazardan kazanmayı belirledik. Ancak COVID-19 nedeniyle istediğimiz hamleleri gerçekleştiremesek de bu yönde adımlarımızı sıklaştırmaya devam edeceğiz. 

Defence Turkey: Bu dönemde Meteksan Savunma’da işlerin nasıl ilerlediği, çalışma/vardiya düzeninde bir değişiklik yapılıp yapılmadığı ve yeni sözleşme ve kabul/test süreçlerinin nasıl yönetildiği konusunda bize neler söyleyebilirsiniz?

Erdal TORUN: Meteksan Savunma içerisinde işlerin aksamaması için evden çalışma ve dönüşümlü çalışma gibi önlemleri uyguladık. Proje süreçlerine uygun olarak paydaşlarımızla planlı toplantıların ve testlerin yapılmasında zorunluluklar nedeniyle kısmi de olsa aksamalar olmakta, ancak büyük boyutta olmaması için özen gösterdik. Bazı test süreçlerimizi video paylaşımları veya raporlama yöntemiyle ile ilerletebildik. 

Birçok sözleşme görüşmesini video konferansla yapmaya çalıştık. Önümüzdeki dönemde bu alanlarda yeni yaklaşımların olacağı kaçınılmaz. Savunma sanayi alanında yapılan işlerin büyük çoğunluğu, asgari Hizmete Özel gizlilik derecesindedir. Bu bilgilerin internet ortamında paylaşımı söz konusu olmadığından, doğal olarak faaliyetlerin yürütülmesinde belirli bir hız düşüşü olmaktadır. Gelecekte güvenli bilgi değişiminin sağlanması konusunda çalışmaların gerçekleşeceğini değerlendiriyorum.

Defence Turkey: Sizin de bildiğiniz gibi sağlıklı bir tedarik zincirinin olabilmesi için aynı şekilde bütün paydaşların projenin içerisine dahil olması gerekiyor. Bazı projelerde yurt dışından gelen ürünler olabiliyor veya yurt içinden tedarik edilen alt sistemler olabiliyor. Bu süreçte tedarik zincirinde sizin dışınızda diğer firmalardan kaynaklı herhangi bir aksama oldu mu? Bu süreci nasıl yönettiniz?

Erdar TORUN: Şirket geneli ile alakalı olarak şunu söyleyebilirim; ciddi anlamda sipariş ve teslimatlarımızı geciktirecek aksaklıklar ile karşılaşmadık. Yurt dışından bir malzeme alacaksak, onlarla görüşmeleri sıkılaştırarak olası gecikmeleri telafi etmeye çalıştık. Kendi stoklarımızda var olan ürünlerle bu teslimatları sağlamaya çalıştık. Bizim hiçbir ürünümüzde üçüncü ülkelere tabii kısıtlamamız yok. Tasarımları buna göre belirleriz ve ona göre ürün tedariklerimizi sağlarız. Genel anlamda baktığımızda teslimatları geciktirecek bir gecikme olmadı. 

Defence Turkey: Son olarak okuyucularımıza ve hem yurt içindeki hem de yurtdışındaki paydaşlara bir mesaj olarak eklemek istediğiniz herhangi bir şey var mı?

Erdal TORUN: Bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim. Birkaç cümle ile bazı hususları tekrar vurgulamak istiyorum. Meteksan Savunma bir Teknoloji Geliştirme Merkezidir. Üniversite-Sanayi iş birliğinin en önemli örneklerinden birisi olduğunu değerlendirdiğimiz şirketimizde, arkamızda sadece Bilkent Üniversitesi’nin akademik gücü değil, yurt içerisindeki birçok üniversitemizin desteği ile faaliyetlerimizi sürdürüyor ve teknoloji sahipliğini de bu şekilde pekiştireceğimize inanıyoruz. Tabii ki bizim ana misyonumuz Bilkent Üniversitesine kaynak sağlamak. Oradaki eğitimi sürekli kılabilecek kaynak akışını devam ettirebilmek. Meteksan Savunmada çalışan her bir profesyonel, bu bilinçle ve ulvi düşünce ile şirketin her adımını yarınlara güvenle bakacak şekilde yönlendirmeye çalışmaktadır.

Genel prensibimiz etik değerlerden ödün vermeden çalışmak. O anlamda paydaşlarımızla savunma sanayi içerisinde bu ilişkilerimizi muhafaza etmek istiyoruz.

Biz rekabetin olması gerektiğine inanıyoruz. Rekabet elbette hem devlete hem de teknoloji kazanımları açısından sektöre kazanç sağlar; ancak bunun kontrolünün kural koyucu mekanizmalar tarafından da iyi işletiliyor olması önemli. Küçük ölçekli firmaların mükemmeliyet merkezi olarak konumlandırılması durumunda, bunun sürekliliğini de sağlamanız lazım. Çünkü bu tür firmaların yaptığı pek çok yatırımı var, bu yatırımlar ancak ciddi anlamda yeni iş alımıyla sürdürebilir. Meteksan Savunma dışarıdan mühendislik işi alarak, iş yapan bir şirket değil.  Bu nedenle içimizde bulunan mühendisleri tutabilmemiz ve sürdürülebilir bir imkânı yaratabilmek için sadece bizim değil bütün firmalar için bu rekabetin iyi tartılıyor olması gerekiyor.

Savunma sanayii yurtiçi payı belli, odak noktamızın yurtdışı olması gerekiyor. Birlikte başaracağız sloganıyla sektörümüzün bir araya gelerek sinerji oluşturulmasına daima ihtiyaç olduğunu değerlendiriyorum. Bize bu imkânı sağladığınız için tekrar teşekkür ediyorum.

Defence Turkey: Sayın Torun, bize zaman ayırdığınız için biz teşekkür ediyoruz.