EN TR

Güncel Haber

Savunma Sanayi Başkanı Prof. İsmail DEMİR`den Sektöre Önemli Mesaj

Tarih: Issue 98 - April 2020

Koronavirüs (Covid-19) hastalığına karşı ülke çapında alınan önlemlere savunma sanayii sektörü olarak biz de bir yandan riayet ederken, bir yandan faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Kritik projeler için çalışmalar devam ederken, bir yandan da evden çalışma uygulamaları hayata geçiyor. Bu tür durumlarda her sektörde belli bir yavaşlama olabilir, ancak savunma sanayii özelinde biz bu süreci kritik projelerimizi etkilemeyecek şekilde sürdürüyoruz. Bunu yaparken de insan sağlığı her şeyden önce gelir diyerek tedbirlerimizi alıyoruz. Sektörde oluşan bilgi birikimi ve personelin yetkinliği bizim için önemli. Onların sağlığını korumak ve maksimum ölçüde faydalı olmalarını sağlamak açısından hem faaliyetlerimizi sürdürüyoruz hem de sağlık kurallarına azami uymalarını garanti altına alacak tedbirlerle çalışmalara devam ediyoruz.

Belirli projelerde mücbir sebepler oluşması durumunda bu başvuruları inceliyoruz, gerçekten mücbir sebep görüyorsak onunla ilgili tedbir alıyoruz. Şu anda bile o mücbir sebebin gerçekten olmaması için elimizden gelen gayreti gösteriyor, alt yüklenici bazında da çarkın dönmesi, sistemin çalışması gerektiğini vurguluyoruz. Bu mücadelede Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde alınan tedbirlere savunma sanayisi olarak azami ölçüde riayet ederken, kritik olan savunma sanayisi üretimini, Ar-Ge ve teknoloji geliştirme çalışmalarını da aksatmadan devam ettirmeye çalışıyoruz.

Savunma bütüncül bir kavram. Çünkü bir ülkenin savunması sadece askeri ve silahlı unsurlarla sağlanamaz. Silahlı kuvvetler yanında, istihbarat, ulaşım, sağlık, iletişim, bilişim, siber güvenlik, enerji ve tarım gibi alanlar da savunma vizyonunda son derece kritik. Bir ülkenin ve toplumun güvenliği açısından savunmanın bütüncül bir perspektifle ele alınması gerekir. Bir bütün olarak Savunma Sanayiimiz, bu alandaki birikim ve başarılarını sağlık alanına da yansıtmak için her türlü desteği vermeye hazırdır. Bu anlamda Savunma Sanayiinde geliştirilen elektronik ekipmanlar, devreler, görüntüleme ve görüntü işleme cihazları,  mikroelektromekanik sistemler, kontrol sitemleri, tıbbi cihaz ve aletlerde kullanılabilecek malzemeler ve malzeme teknolojileri, kimyasal, biyoloji ve radyasyon ile ilgili teknolojilerdeki kazanımlarımızı sağlık alanında da değerlendirebiliriz.

Savunma sanayisinde mevcut kabiliyetlerin çoklu kullanımı anlamında zaten zaman zaman gündem oluşmuştu. O teknolojiler elimizde hazır bulunurken diğer alanlara çok rahatlıkla uygulanabileceğini düşünüyoruz. Oluşan farkındalık milli teknoloji hamlesinin sağlık alanında harekete geçirilmesi için bir uyanma vesilesi olacak. Bugünlerde aktif olarak konuşulan ventilasyon cihazları gibi konularda, cihazların alt bileşenlerinin veya belirli teknoloji ihtiyaçlarının karşılanması, mevcut altyapı, test altyapısı ve tesislerin kullanılmasına yönelik savunma sanayisi şirketleri sonuna kadar kapılarını açmış ve her türlü kabiliyetlerini sahaya sürmüş durumdalar.

Yerli ve milli sağlık teknolojileri uzun vadede milli teknoloji hamlesinin en önemli merhalelerinden biridir. Savunma sanayii sektörümüz, bu teknolojinin inşası amacıyla; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesindeki TÜBİTAK ve enstitülerinde yürütülen ARGE çalışmaları sonucunda elde ettiği teknolojik kazanımları, bütün kabiliyet ve alt yapılarıyla sağlık sektöründe faaliyet göstermeye hazırdır. Sektörümüz bu yolda, başta Sağlık Bakanlığımız olmak üzere ilgili tüm kurumlarımızın destekçisi olacaktır.

Başkanlık olarak, özel sektörün dinamizmine ve sürükleyiciliğine inanıyor, bazı uygulamalarla bunları teşvik ediyoruz. Gayretli, belirli teknolojik altyapısı veya dinamizmi olan yapıların gücünün yetmediği noktalarda veya uzun vadeli planlar yapmaya ihtiyaç duyduklarında yanlarında oluyoruz. Gerektiğinde proje ve sipariş vererek önlerini görmelerini sağlıyoruz. Bazı yerlerde de çoklu kullanıma yönelik teknolojiler geliştirilmesine ve kullanımı sağlamaya yönelik faaliyetlerde bulunuyoruz. Burada da tam anlamıyla desteğimiz olacaktır ama savunma sanayisi şirketlerinin birebir sağlık sektöründe olup devleşmesi gibi bir politikadan ziyade çeşitli kabiliyetleri desteklemek, onların yanında olmak, gerekirse ortaklık yapmak yaklaşımındayız. Burada hangi seviyede, hangi teknolojide, hangi şirket bazında, ne tür ihtiyaç olduğunun tespiti önemli. Bütün kartları masaya açmış durumdayız. Ülke yararına, 'Milli Teknoloji Hamlesi'nin başarıya ulaşması gayesiyle sonuç odaklı her türlü desteğe hazırız. Bu başkanlığımızla, savunma sanayisi şirketlerimiz aracılığıyla olabilir. Savunma sanayisi şirketi başlığı altında bir sağlık şirketi oluşturmaktansa sağlık alanında gayretli yapılarla beraber olup onlarla birlikte yürütmek daha etkin bir çözüm olacaktır diye düşünüyoruz.

Doğrudan yurt dışından tedarik edilen her türlü üründe özellikle kamunun, önce yerli imkanlara çok dikkatle bakması gerekiyor. Diğer sektörlerin de farklı alanlardaki mevcut imkanları keşfettikten sonra buralardaki yerlilik imkanlarını devreye koyarak hareket etmeleri önem taşıyor. Ürünlerin sahaya sürülmesi, hizmet vermesi önemli ama milli ve yerli imkanlarla yapılması ülke geleceği açısından daha da önemli. Belki ürünlerin ilk safhada tam fonksiyonunu görmeyebilir, biraz bekleyebiliriz. Uzun vadede geleceğimiz için millilik ve yerlilik kavramına son derece önem vermek gerekiyor. Sektörlerin birbirleriyle konuşması, sanayi ve teknoloji ekosistemimizin yaygın şekilde bir haritasının herkes tarafından bilinmesi ve yapacağımız alımlarda, kullanımlarda oradan azami faydalanılması gerekiyor. Bunun örneklerini Savunma Sanayii Başkanlığı çeşitli ortamlarda gösterdi, bu model diğer sektörlerde de örnek olabilir diye düşünüyoruz.