EN TR

T625 Hafif Sınıf Genel Maksat Helikopterinin adı GÖKBEY oldu

Cumhurbaşkan Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından açılışının yapıldığı, Türk Savunma Sanayi Zirvesi 12 Aralık tarihinde Beştepe`deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde başladı. ERDOĞAN açılış konuşmasında 6 Eylül tarihinde ilk uçuşunu gerçekleştiren T625 Hafif Sınıf Genel Maksat Helikopterinin de ismini ilk kez kamuoyu ile paylaştı. ERDOĞAN "T625 Helikopterimizin adını GÖKBEY olarak belirledik. GÖKBEY`in vatanımıza ve milletimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum."

12-13 Aralık tarihleri arasında Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleşen Türk Savunma Sanayi Zirvesi bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN 'ın açılış konuşmasıyla başladı.

Savunma Sanayi`nde yerlilik oranının bugün %65`e çıktığını yaptıkları bu atılımlar sayesinde hem Zeytin Dalı hem de Fırat Kalkanı operasyonlarını başarıyla gerçekleştirdiklerini ifade eden ERDOĞAN "Bu atılımları yaparak hiç bir yerden destek almadan bu operasyonları gerçekleştirebildik, burada emeği geçen tüm kardeşlerime ve halkıma bir kez daha teşekkür ediyorum." Batı`dan ve gelişmiş ülkelerden sistem ve alt sistem alımı yapamadıkları için kendi ürünlerini yapmaya ve ihraç etmeye başladıklarını söyleyen ERDOĞAN " Bunları daha da arttırmaya devam edeceğiz. Eğer Savunma sanayinde belirli olgunluğa ulaşamadıysanız, tam bağımsız olamazsanız. Kaynaklarımız kısıtlı olmasına rağmen Ordumuz, dünya orduları içinde saygın bir konumda bulunuyor. Son 16 yılında savunma sanayinde yaptığımız atılımlar sayesinde, ülkemizi farklı ve ileri bir noktaya getirmeyi başardık. Bugüne kadar yaptıklarımızı daha da ileriye taşıyacağız. Bilimi, araştırma & geliştirmeyi, tasarımı ve üretimi esas alan bir eko-sistem kurmaya kararlıyız. Kendi ihtiyaçlarımızı karşılamanın yanı sıra ihracatımızı da arttıracak her çaba bizim için çok önemlidir. Hedeflerimiz doğrultusunda faaliyet gösteren her kişiye, iş ortağımız olarak bakıyoruz." dedi.

Savunma Sanayi Başkanlığımızı direk Cumhurbaşkanlığına bağlayarak daha hızlı karar almayı amaçladıklarının altını çizen ERDOĞAN, Türk Silahlı Kuvvetlerine önemli kabiliyetler kazandıracak, ülkenin dışa bağımlılığını azaltacak kritik projelerde önemli aşamalar kaydettiklerine değindi. ERDOĞAN, " TCG Anadolu, I-Sınıfı Firkateyn'den insanlı ve insansız hava araçlarına kadar bir çok programda büyük aşamalar kaydettik. Bu noktaya gelene kadar çok badireler atlattık.Çok acil olmayan hiç bir ürünün, hiçbir malzemenin yurtdışında tedarik edilmemesi talimatını bugün bir kez daha tekrarlıyorum. Bugün sanayimiz bunların hepsini yaptı ve daha da iyisini yapacaklar. BAYRAKTAR IHA ve SIHA, ANKA, HÜRKUŞ, T129 ATAK helikopterimiz en önemli güçlerimizden biri haline geldi. Bugün ismini ilk kez açıklayacağım Genel Maksat Helikopterimizin testleri de halen devam ediyor. Milli Muharip Uçağımızın çalışmaları hızla ilerliyor. KORKUT, HISAR alçak ve orta irtifa hava savunma sistemlerimizin çalışmaları devam ediyor. KASIRGA, BORA, SOM gibi füze ve roket sistemlerinin geliştirme çalışmaları da devam ediyor. ALTAY Tankını da seri üretim aşamasına getirdik." diye konuştu.

ERDOĞAN konuşmasının son bölümünde 6 Eylük 2018 tarihinde saat 06:00 'da ilk havada kalış uçuşunu gerçekleştiren T625 Helikopterinin adını açıklayarak sonlandırdı. ERDOĞAN " T625 helikopterimizin adını Gökbey olarak belirledik. Gökbey'in ülkemize ve sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum. Bu çalışmalara katkısı olanlara bir kez daha teşekkür ediyorum."

Milli Savunma Bakanı Hulusi AKAR ise Savunma Sanayi Başkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı şirketleri, MSB bünyesindeki Askeri Fabrikalar ve tersaneler  ile uyum ve bütünlük içinde başarıyla  devam ettiğini kaydeden AKAR "  Fırtına Obüsü, ATAK Taarrruz helikopteri, MilGem Korvet ve Firkateyn ile Milli Denizaltı MILDEN gibi tamamlanmış ve devam eden projeler Türk Savunma Sanayimizin en güçlü referansları arasına girmiştir." dedi. Marka, tasarım ve tüm fikri ve mülkiyet hakları tamamen Milli Savunma Bakanlığına ait olan MilGem Korvetinin Pakistan'a ihraç edildiğini vurgulayan AKAR " MilGem korvetlerinin ASFAT aracılığıyla Pakistan'a ihracat anlaşması da  savunma sanayi alanında geldiğimiz noktayı gösterme açısından çok önemlidir. " dedi. 

2023 hedeflerine ulaşmak için büyük ölçekli savunma savunma sanayi firmalarının yanı sıra orta ve küçük ölçekli firmaların da desteğine ihtiyaç olduğunun altını çizen AKAR "  Küçük ve Orta ölçekli firmalarımızın gelişip, büyüyerek etkin ve tamamlayıcı rol oynaması sektör ve ülke ekonomisi için büyük önem arz etmektedir." diye konuştu.

Savunma Sanayi Başkanı Prof. İsmail DEMİR: " Gelecek hafta Pazartesi günü bir Uzak Doğu ülkesine ATAK ihracatı ile ilgili son adımı atmak üzere bir ziyaret planlıyoruz"

Savunma Sanayi Başkanı Prof. İsmail DEMİR ise konuşmasında şunları söyledi: " Türk Savunma Sanayii Zirvesi bu kapsamda yapılan Kurumsal Yapılanma, Arama Konferansı, Ortak Akıl Çalışmaları ile başlayan zincirin geniş katılımlı etkileşim platformudur. Zirve ile oluşturduğumuz işbirliği ve iletişim platformu sayesinde özellikle geniş çevredeki paydaşlarımızın görüşlerini dinleyeceğiz. Küresel Güç Vizyonu ile, önümüzdeki yıl yapmayı planladığımız, tüm tarafların bütün açıklığı ile görüşlerini ifade edeceği, gelecek yapılanmasında ortak devlet aklının oluşturulacağı daha geniş kapsamlı bir Savunma Sanayi Şurası sonucunda da, katılımlı Yönetim felsefesi ile uzun soluklu stratejik vizyonumuzu hep birlikte tasarlayacağız. Bu çalışmaların nihai adımını atıp, Savunma Sanayiini yeniden yapılandırmış olacağız.  Yeni dönemde bütünsel bir savunma sanayii stratejisinin benimsenmesi ve hayata geçirilmesi elzemdir. Bu itibarla Savunma Sanayii Başkanlığı’nın temel görevinin, sadece tedarik değil, “koordinasyon, gelecek tasarımı, planlama, teknoloji ve kaynak yönetimi” odağında sektör otoritesi olarak yapıyı yeniden tasarlamak olduğunu vurgulamak isteriz.Stratejimizi, açığa çıkmış ihtiyaçlar kadar, açığa çıkması muhtemel olanları da kapsayacak şekilde, Değer Zinciri ve Varlık Yönetim modeli perspektifiyle yeniden gözden geçiriyoruz. Blok ve sütun mantıkı ile yeniden tasarlanan Savunma sanayii mimarisinin dikey sütunlarını kara, hava, deniz, uzay ve siber; yatay bloklarını ise insan kaynağı, finansman, teknoloji, yenilenme ve pazarlama oluşturmaktadır. Tamamen milli ve yerli strateji ile dikey sütunlar büyümeyi yatay bloklar ise gelişmemizi sağlayacaktır. Bu amaçla bir yandan harekat ve operasyon ortamının gereklilikleri, ihtiyaçlar gibi konularda MSB ve İİB Bakanlıklarımız ile bağlıları olan Genel Kurmay Başkanlığı, KKK, DzKK, HvKK, JGK, EGM, SGK gibi kurumlar ve MİT Başkalığımız ile doğrudan temas yanında; Bakanlıklarımız, TÜBİTAK ve Enstitüleri, Çeşitli Üniversiteler ve Araştırma kuruluşları, sanayi kümelenmeleri, meslek ve sanayii odaları, sivil toplum kuruluşları ile yakın ilişki ve koordinasyon içinde teknoloji ve insan kaynağı yetiştirme yönünde kapsamlı çalışma içinde olmak bu hedefe ulaşmanın olmazsa olmazıdır. Bu şuur içinde başlangıç tanıtım filminde bir kısmından bahsetme imkanı bulduğumuz projelerimiz hayata geçirilmektedir. Örnek olarak son bir hafta içinde, yapılan atışlarda Hisar hava savunma sistemimizin yeni aşama testleri başarı ile gerçekleştirilmiş; Bora füzemiz test atışında noktasal denilebilecek hassasiyetle hedefini vurmuş; ÇAFRAD, çok amaçlı faz dizinli yeni nesil radarımız başarı ile yönlendirme yaparak hava hedefinin isabetle etkisiz hale getirilmesini sağlamış; Hibrit yakıtlı roket motoru geliştirme faliyetlerimizde yeni motorumuz başarı ile test edilmiştir. Pakistan’a MİLGEM ve ATAK ihracatı yanında, uluslararası alanda işbirliği ve ihracat faaliyetlerimizin örneği olarak da, gelecek hafta Pazartesi günü bir Uzak Doğu ülkesine ATAK ihracatı ile ilgili son adımı atmak üzere bir ziyaret planlıyoruz. İlaveten, yeni nesil ATAK Projemize, MMU ve Hürjet Projelerimize şimdiden ortaklık taleplerinin olduğunu da belirtmek isterim. Bunların yanında Haberleşme, Yarı İletken Teknolojileri, Görüntüleme Algılama Sistemleri ve buna ilişkin Sensörler gibi vaktinizi almamak adına burada adını sayamadığım nice ileri teknoloji alanlarında 100’ü aşkın Ar-Ge projeleri hayata geçirilmektedir. Kuantum hesaplama, mikroelektromekanik sistemler, artırılmış gerçeklik, yapay zeka ve bütünleşik insansız sistemler ile akıllı karar destek teknolojileri, plazma ve ileri malzeme teknolojileri, gibi ihmal edilmeden geliştirilmesi gereken alanlarda ve geleceğe yönelik sürpriz teknolojilerin atlanmaması yönünde takip ve çalışmalarımız sürüyor. Özellikle Ar-Ge’nin ve teknoloji geliştirme çabalarının ürün ile buluşturulması faaliyetlerinin öneminin farkında olduğumuzu ve çalışmalarımızı bu eksende de yönlendirdiğimizi belirtmek isterim. Diğer yandan ülkemize katkısı olabilecek her yetenek, kabiliyet ve ilim sahibi kişi, kuruluş şirket kayıtlarının olduğu bir envanterin tutulmasını ilgili kuruluşlarla koordinasyon halinde organize ediyoruz.İnsan kaynakları ve gençliğe ulaşarak vizyon oluşturma yönünde yarışmalarımızdan ve STK’lara desteklerimizden bahsetmiştik. Bu zirve sırasında da gençliğe ve insan kaynaklarına yönelik Vizyoner Genç adıyla yeni bir lansmanı yarınki geçlerle buluşma programımızda yapacağımızı belirtmek isterim." dedi.

Açılış konuşmalarının ardından günün ilk oturumuna geçildi.